ÖNEMLİ NOT: Gönderilen yorumlarda bazen "inşaAllah" denmediği oluyor veya "inşaAllah" sözündeki "A" harfi küçük yazılıyor. Mutlaka, Resulullah (s.a.v) Efendimiz'den sözederken (s.a.v), Hz. İsa (a.s)'dan söz ederken (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)'dan sözederken (a.s) (a.r) (r.a) yazınız. Biz bu konuları tashih edip düzeltiyoruz. Sizin de bu hususlara ehemmiyet göstermenizi rica ediyoruz. Suç unsuru olan yazıları yayınlamıyoruz. Yorumları yayınlanmayan arkadaşlar bizi hoşgörsünler binlerce mesaj geldiği için hepsini yayınlayamıyoruz, fakat sırayla yayınlamaya çalışacağız. Mesaj gönderdiğiniz ilin ismini mutlaka yazmanızı ve yorumlarınızın kısa olmasını rica ediyoruz. Soru olan mesajlarınızı bu bölüme göndermeyiniz, www.harunyahya.org adresindeki "bize ulaşın" bölümüne yollayınız. Teşekkür ederiz.

MURAT GÜLTEKİN / İZMİR - 13.06.09 - 18.01

Muhyiddin Arabi Hazretleri ahirzamanda, Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde, Deccal'a uyan bir kısım cahil hocaların Hz. Mehdi (a.s.)'ye düşman olacaklarını belirtmiştir. ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALE TABİ OLACAKLAR. (İmam Ahmed bin Hanbel, Müsned, sf. 796)

Hz. Mehdi (a.s.)'nin düşmanları ehli içhitad alimlerinin mukaliddleri olacak... Çünkü onlar (Başı sarıklı, Deccal'e tabi olan bazı sahte alimler), Hz. Mehdi (a.s.)'nin imamlarının mezheplerinin tersine hükm ettiğini gördüklerinde bundan hoşlanmıyacaklar; fakat karşı da gelmiyecekler. İlim kılıncından çekindikleri için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler... Onun açık düşmanları fukahâ olacak (cahil bir kısım hocalar). Çünkü halk arasında bir imtiyazları kalmayacak, hattâ ahkâm hususunda ilimleri de azalacak. Bu imamın gelişiyle âlimlerin hükümlerindeki anlaşmazlıkları da giderilecek... Şayet elindeki ilim kılıncı olmasaydı, fakihler (bir kısım cahil hocalar) onun ölümüne fetva verirlerdi. Lakin Allah onu ilim kılıncı ve cömertliğiyle hakim kılacak.. Ondan hem korkacaklar, hem de birşeyler umacaklar. (Çıkarcı kişilikleriyle ondan maddi menfaat umacaklar.) Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler." (Kıyamet Alametleri, Genişletilmiş 10. Baskı, Sayfa 187)

Hayrettir, olaylar aynısıyla Hadis-i Şerifler'de belirtildiği gibi gelişiyor. Ahirzamanla ilgili yüzlerce Hadis-i şerif'in aynısıyla çıkması çok büyük bir mucize. En imansız insan bile böyle bir durumda Allah'ın dilemesiyle iman eder. SübhanAllah, MaşaAllah. Selamün Aleyküm. Harun Yahya Hocama ayrıca selam ederim.

SERHAT GÜMÜŞDERE / ÇANKIRI - 13.06.09 - 16.57

Hz. Mehdi (a.s.) Doğu tarafından çıkacak. Karşısına dağlar bile dikilse onları ezip geçecek, o dağlarda kendisine yol bulacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39) Olaylar aynı hadis-i şerifte belirtildiği gibi gelişiyor ve inşaAllah daha da gelişecek. Allah selamet versin. Selamlar.

BERRİN GENCE / ANKARA - 13.06.09 - 16.23

Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhuru Allah'ın yarattığı bir kader. Hiçbir güç, hiçbir insan, hiçbir ülke Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışını durduramaz. Zira o kaderde zaten çıktı, vazifesini yaptı. Hz. İsa (a.s.) çoktan indi. Kıyamet çoktan koptu. Resulullah (sav), Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Musa (a.s), Hz. İsa (a.s.) ve diğer bütün Peygamberler, ve Hz. Mehdi (a.s.), sıddıklar, şehitler şu an hepsi birlikte cenneteler. Bu güzelliklerin hepsi Allah'ın güzel kaderidir. Hocamıza selam ediyorum. Saygılar, sevgiler.

ALİ AYTUNÇ / SAKARYA - 13.06.09 - 16.12

HER ASIRDA HİDAYET EDİCİ, BİR NEVİ MEHDÎ VE MÜCEDDİD GELİYOR VE GELMİŞ. Fakat HER BİRİ ÜÇ VAZİFELERDEN BİRİSİNİ BİR CİHETTE (açıdan) YAPMASI İTİBARIYLA (nedeniyle) AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDÎ UNVANINI ALMAMIŞLAR. (Emirdağ Lahikası, s. 260)

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin geleceğini bildirdiği ahirzamanın acip şahsı, asıl büyük Hz. Mehdi (a.s.) üç vazifeyi de sağken, hayattayken aynı zaman diliminde yapacak. Bunu Said Nursi'nin bu açıklamalarından eğer dilimizi eğip bükmezsek, samimi olursak, anlamazlıktan gelmezsek açıkça ve sarih bir şekilde anlarız.

OSMAN FARUK ATAÇ / ALMAYA - SOLINGEN - 13.06.09 - 15.08

... HZ. MEHDİ-İ ÂL-İ RESUL'ün temsil ettiği kudsî cemaatinin şahsı manevîsinin üç vazifesi var. (Emirdağ Lâhikası-1 sf. 265)

Burada Bedüzzaman HZ. MEHDİ-İ ÂL-İ RESUL'den bahsetmiştir. Onun temsil ettiği kudsî cematten söz etmiştir. Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.) ve cemaatinden oluşan şahsı manevi olduğunu belirtmiştir. Bediüzzaman HZ. MEHDİ-İ ÂL-İ RESUL ve kudsî cemaatinin diyanet, siyaset ve saltanat aleminde gerçekleştirecekleri üç vazifenin ne olduğunu da bildirmiştir.

1. VAZİFE: FEN VE FELSEFENİN tasallutiyle (etkisiyle) ve MADDİYYUN VE TABİİYYUN TAUNU, (materyalizm, Darwinizm ve ateizm hastalığı) beşer içine intişar etmesiyle (insanlar arasında yayılmasıyla), herşeyden evvel FELSEFEYİ VE MADDİYYUN FİKRİNİ (materyalizm, Darwinizm ve ateizm gibi Allah'ı inkar eden dinsiz akımları) TAM SUSTURACAK TARZDA imanı kurtarmaktır. Ehl-i imanı dalâletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak)...(Emirdağ Lahikası, s. 259)

2. VAZİFE: KURAN AHLAKININ DÜNYAYA YAYILMASI: "İkinci Vazifesi: Hilafet-i Muhammediye (A.S.M) ünvan ile şeair-i İslamiyeyi ihya etmektir. Alem-i İslam'ın vahdetini nokta-i istinad edip beşeriyeti maddi ve manevi tehlikelerden ve gabad-i İlahiden kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinad ve hadimleri, milyonlarla efradı bulunan ordular lazımdır." (Emirdağ Lahikası, 259)

3. VAZİFE: DAĞINIK İSLAM ALEMİNİN TOPARLANMASI: "Üçüncü Vazifesi: İnkilabat- zamaniye (zamanın değişmesiyle) ile çok ahkam- Kur'aniyenin (Kuran hükümlerinin) zedelenmesiyle... O zat, bütün ehl-i imanın manevi yardımlarıyla ve ittihad- İslam(İslam Birliği'nin)'ın muavenetiyle Müslümanların dayanmasıyla ve bütün ulema ve evliyanın ve bilhassa Al-i Beytin neslinden her asırda kuvvetli ve kesretli bulunan milyonlar fedakar seyyidlerin iltihaklarıyla o vazife-i uzmayı yapmaya çalışır." (Emirdağ Lahikası, 260)

1. 2. VE 3. VAZİFELERİ AYRI AYRI KİŞİLERİN AYRI AYRI ZAMANLARDA YAPMAYACAĞINI, hepsini aynı zaman dilimi içerisinde (1) Hz. Mehdi, (2) onun cemaati (3) ve onun cemaatindeki şahsı manevinin Allah'ın dilemesiyle başaracağını Said Nursi'nin bu izahlarından anlıyoruz.

NAZAN KARACA / İSTANBUL - 13.06.09 - 13.22

... Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar (fikir akımları) var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza (farz edelim) HAKİKİ BEKLENİLEN VE BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT (HZ. MEHDİ (A.S.)) dahi bu zamanda gelse... (Kastamonu Lahikası, 57)

Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.)'den "hakiki beklenilen ve bir asır sonra (yani Hicri 1400'de) gelecek o zat" ifadesiyle bahsetmektedir. "Beklenilen şahsı manevi" dememektedir. Buradaki "O ZAT" ifadesi, Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir kişi olduğunu, şahsı manevi olmadığını hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde netleştirmektedir.

FAİK CEBECİ / YALOVA - 13.06.09 - 13.01

Benim anladığım Cübbeli Ahmet'in beklentisi şu; Adnan Oktar televizyon ekranlarının karşısına çıkacak ve şöyle diyecek,

Dünyadaki bütün müslümanların evlerinin bahçelerinden, Fatih ve Süleymaniye camilerinde bulunan ve fil ayağı biçimindeki (bir tanesi yaklaşık 30 ton ağırlığında olan) sütunlara benzer şekilde, bloklar halinde milyarlarca sayıda saf altın sütunları fışkıracak. Beş-on metre çapında, toplamında milyonlarca ton ağırlığında olan bu altın bloklarının yükseklikleri 50-100 metre olacak. İnsanın bakmak için başını kaldırdığında takkesi düşecek.

Hz. Mehdi (a.s.)'nin Adriyatik Denizinin kenarına gelmesiyle birlikte, Adriyatik Denizi Akdeniz'e kadar kuruyacak, bu kurumanın sonucunda ise Akdeniz'in binlerce metre yükseklikteki suları donup kalacak, Akdeniz'den Adriyatik'e su hiçbir şekilde geçmeyecek.

Melekler gökten insanlara görünerek çok yüksek bir sesle hitap edecekler, Avrupa, Amerika, Rusya, Çin dahil dünyanın heryerinde bu konuşma sesinin şiddetinden dolayı oturan insanların hepsi ayağa kalkacak. Melekler tek tek herkese kendi lisanından, ayrı ayrı altı, yedi bin dil ve lehçede seslenecekler. Herkes bu melekleri görecek.

Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)'nin başının üzerinde bir melek bulunacak ve "Bu Mehdi'dir, Ona uyun" diyecek. Ancak bu duruma rağmen insanlar Mehdi'ye karşı savaşacak.

Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinden ölen, yaralanan, hastalanan hiç kimse olmayacak hatta başları bile ağırmayacak. Onlara kurşun, tank, top hiçbir şey etki etmeyecek. Ölümsüzlüğe kavuşacaklar.

İnsanlar Hz. Mehdi (a.s)'a "Madem sen Mehdi'sin, göster bir keramet" diyecekler, Hz. Mehdi (a.s.)'de hiç bir şey bitmeyen, hiç bir şey yetişmeyen kupkuru bir toprağa, kupkuru bir odunu ekecek ve eker ekmez o kuru odun yeşerip yaprak verecek.

Deccal kolunu uzattığında atmosfere kadar, yani 2000 - 6000 metre yüksekliğinde bulutlara kadar uzanabilecek ve bulutları sağ eliyle tutacak ve güneşin battığı yere yani yaklaşık 5 kilometre kadar kavrayacak. Aynı zamanda 150 milyon kilometre uzaklıktaki, dünyanın 1.300 milyon katı hacmindeki güneşi tutabilecek. Denizde yürüdüğü halde suya batmayacak su ancak topuğuna kadar gelecek. Öyle bir nara atacak ki, Avrupa'dan bağırsa Japonya'dan sesi duyulacak ve herkes sarsılacak. Deccalin hızı güneşin hızından fazla olacak. Güneşin hızı saatte 700 bin kilometre ise deccalin hızı 800 bin kilometre olacak. Güneşi hapsedecek, bir günü bir ay gibi, bir haftayı da bir sene gibi yapacak. Tek bir adımda, bir gecede, bir günde katedilecek mesafeyi katedecek. Bir adımı saatte 120 kilometre olacak. Boyu 30 metre olacak. Sokaklarca caddelerde bu şekilde dolaşacak.

Benim bildiğim Adnan Hoca bu hadis-i şeriflerin müteşabih olduğunu bilir ve bu şekilde konuşmaz. Kendisi çok akıllı bir insan. Zaten sitesinde de, Resulullah (sav)'ın, ahir zamandaki teknolojik gelişmelerin nasıl olacağını bildirdiği bu Hadis-i şerifleri tam karşılıklarıyla açıklamış ve her birinin ahirzaman teknolojisine bakan müthiş mucizeler olduğunu ispat etmiştir. Ama Cübbeli'nin bildirdiği tarzda değil.

FAİK CEBECİ / YALOVA - 13.06.09 - 11.52

Benim anladığım kadarıyla Cübbeli Ahmet'in bir gün duymak istediği şu: Sayın Adnan Oktar televizyona çıkacak ve şunları söyleyecek. "Ben Seyyid değilim. Alnım açık ve geniş değil. Alnımda bir ben yok. Alnımda hafif bir içbükeylik de yok. Çekik gözlü değilim. Yanağımda bir ben yok. Dişlerim parlak değil, kaşlarımda kavisli değil. İki kaşımın arasında bir tane kaş çatma çizgim yok. Yüzüm parlak değil. Saçlarım siyah değil. Sakalım da bol ve sık değil. Karnım, uyluklarım geniş değil. Omuzlarım geniş değil. Sağ bacağımda bir iz yok. Sırtımda bir ben yok, ayrıca sırtımda bir tane daha yaprak şeklinde bir ben de yok. Yürürken adımlarımı dışarı doğru atmıyorum. Beni İsrail görünümünde değilim. Bekar değilim, evliyim. Üzerime kayıtlı çok fazla malım mülküm var. Adım Adnan değil. 1956 doğumlu değilim. 1979'da İstanbul'a gelmedim ve İstanbul'a geldiğim gün gökgürültüsü gibi büyük bir patlama ve büyük bir duman sütunu oluşmadı (Independenta petrol tanerinin Kadıköy açıklarında patlaması olayı). Darwinizmi, materyalizmi dünya çapında yok etmedim, bu yönde hiçbir çalışmam da yok. Said Nursi Hz. Mehdi (a.s.)'nin şahsı manevi olacağını söylemiştir. Zaten Hz. Mehdi (a.s.) yüzlerce sene sonra gelecektir. İmam Rabbani Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.) için Peygamberimiz (sav)'den 1000 yıl sonra değil, kendi vefatından 1000 yıl sonra Hz. Mehdi (a.s.) gelecek demiştir. Büyük ve değerli alimlerden Muhterem Mahmut Efendi Hazretleri, onun hocası (Efendi Baba) Ali Haydar Efendi (K.S), Nimetullah Hoca Efendi, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri, Bediüzzaman Said Nursi, Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu), Abdullah Gürbüz (K.S.) Hazretleri hiçbir Hz. Mehdi (a.s.) Hicri 1400 de gelecek dememiştir. Ve daha bir çok konuda söylediklerim doğru değildir.

Tabii ki Sayın Adnan Oktar bu sözlerin hiçbirisini, hiçbir zaman söylemeyecektir, çünkü Kuranı Kerim'de yalan söylemek haram olduğu için Sayın Adnan Oktar yalan söyleyemez ve Allah'tan korktuğu için doğruları söyler. Cübbeli Ahmet, Sayın Adnan Oktar'ın yalan söylemesini bekliyorsa, boş yere beklemesin. O dürüst, doğru ve samimi bir insandır.

Yalanı, yalnızca Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur... (Nahl Suresi, 105)

REŞAT FAİKOĞLU / BOLU - 12.06.09 - 13.21

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bir sözünde Hz. Mehdi (a.s.)'den şu şekilde söz ediyor.

Ümmetin beklediği, ahir zamanda gelecek ZATIN üç vazifesinden en mühimmi (önemlisi) ve en büyüğü ve en kıymetdarı (kıymetlisi) olan îman-ı tahkikîyi neşr (gerçek imanı yayma) ve ehl-i îmanı dalâletten (iman edenleri sapmaktan) kurtarmaktır... (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 9)

Bediüzzaman bu sözünde Hz. Mehdi (a.s.)'den "AHİR ZAMANDA GELECEK ZAT" diye söz ederek Hz. Mehdi (a.s.)'nin şahsı manevi olmadığını net bir biçimde açıklamıştır.

Başka bir sözünde de Bediüzzaman kendisinin seyyid olmadığını Hz. Mehdi (a.s.) ise seyyid olacağını ifade ederken "... Ben seyyid değilim. MEHDİ SEYYİD olacak." demiştir. Şahsı manevinin seyyid olması söz konusu olamayacağına göre Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)'nin tek bir kişi olacağını yinelemiştir. (Şualar, sf. 368)

Ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.) gelmeyecek diyenler var. Cübbeli Ahmet gibi Hz. Mehdi (a.s.)'nin yüzlerce sene sonra geleceğini söyleyenler var. Ya da Hz. Mehdi (a.s.) geldi, geçti diyenler var. Hz. Mehdi (a.s.)'ın gelişiyle ilgili bu panik ve asılsız iddialar Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur ettiğinin alametidir.

CAVİDAN AKSANCAK / İZMİR - 12.06.09 - 12.40

Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık. (Enbiya Suresi, 70)

Bir çok kişi Hz. Mehdi (a.s.)'ye tuzak kurmak isteyecek, ama Allah tuzaklarını onların ayağına dolayacak inşaAllah.

SEÇİL NECİPOĞULLARI / KİLİS - 11.06.09 - 17.45

ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALE TABİ OLACAKLAR. (İmam Ahmed bin Hanbel, Müsned, sf. 796) Hadis-i Şerif'in işaret ettiği anlam şu; İslamiyet'e en büyük darbeyi, İslam'a hizmet görünümünde, aklı zayıf, cahil hocalar verecek. Bu kişiler yaptıkları akılsızca izahlarla halkı İslam'dan, Kuran'dan uzaklaştırarak, dinsizliğe hizmet edecekler. Akıllı, tutarlı bir islam anlayışı yerine yalan, yanlış ve hurafelerle dolu uydurma bir inanç sistemi geliştirecekler. Bu kişilerin başlarında sarık da olacak. Hz. Mehdi (a.s.)'ye karşı küfürle işbirliği yaparak saldırganlaşacaklar hatta, şehirde bir sahte alimin Hz. Mehdi (a.s.)'ye karşı mücadele edeceği ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin onu etkisiz hale getireceği rivayeterde var. İmam Rabbani Hazretlerinin, Mektubat-i Rabbani isimli eserinin 1. cilt, 535. sayfasında da bu konu açıklanıyor.

EROL YABA / ELAZIĞ - 11.06.09 - 17.03

Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın... (Al-i İmran Suresi, 103) Ayet-i kerime'de geçen "Allah'ın ipi" ifadesi bildiğimiz "ip" anlamında değil, Kuran'ın hükümleri anlamındadır. Cenab-ı Allah ayetinde Kuran'ın hükümlerine sımsıkı sarılın diye bildiriyor. Bu şekilde Müteşabih ayetler olduğu gibi, müteşabih Hadis-i şeriflerde vardır. Hadis-i şeriflerde, ahirzaman ile ilgili geçen olaylar tahakkuk ettikten sonra ilimde derinliği olan kişiler "Allahualem" diyerek bu hadislerin anlamını açıklarlar.

VEHBİ AYIK / BARTIN - 11.06.09 - 16.47

... BİR KISIM ZAHİRÎ ÜLEMALAR (hadislerin dış anlamlarına bakarak hüküm veren alimler), O RİVAYET VE HADÎSLERİN ZAHİRİNE (dış anlamlarına) BAKIP ŞÜPHEYE DÜŞMÜŞLER. VEYA SIHHATİNİ (doğruluğunu) (hurafe gibi, masallarda anlatılan gerçek dışı bir şey gibi yanlış) İNKÂR EDİP VEYA HURAFEVARİBİR MANA VERİP ÂDETA MUHAL BİR SURETİ (adeta imkansız, aklın vicdani kanaatle karar verme özelliğini ortadan kaldıracak özelliklerde bir şahsı) BEKLER BİR TARZDA (anlattıkları için), AVAM-I MÜSLİMÎNE (böyle metafizik açıklamalara inanmada zorlanacakları veya bu sebeple hiç inanmayacakları için, halktan bilgisi olmayan Müslümanlara imani yönden) ZARAR VERİRLER. (Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Kastamonu Lahikası S. 80)

NACİ KADİROĞLU / BİNGÖL - 11.06.09 - 16.20

Malum Hoca, Sayın Adnan Oktar'ın Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu söylediğini iddia ediyor. Ben Adnan Oktar'ın hem Kadir Çelik'in ile olan tüm röportajlarını hem de diğer bütün röportajlarını izledim. Bu röportajlarda Sayın Adnan Oktar'ın "Ben Hz. Mehdi (a.s.)'yim" dediğine hiç rastlamadım. Hatta hep tam aksi yönde konuşmalarını duydum. www.cubbeliahmethocayacevap.com sitesinin ana sayfasında da yeni videolar gördüm. Adnan Oktar orada da Hz. Mehdi (a.s.) olmadığını çok açık söylüyor.

ABDÜLSAMED COŞAR / URFA - 11.06.09 - 15.57

"Ta 1371 senesinden sonraki alem-i İslam'ın mukadderatına nazar eden Hutbe-i Şamiye'deki hakikatler... Evet şimdi olmasa da 30-40 sene sonra fen ve hakiki marifet ve medeniyetin mehasini o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi o dokuz düşman taifesinin cephesine göndermiş, inşallah yarım asır sonra onları darmadağın edecek." (Bediüzzaman Said Nursi, Hutbe-i Şamiye, 25)

Bediüzzaman Hazretleri, Şam'da yaptığı bu konuşmada, hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Hz. Mehdi (a.s.)'nin göreve başlamasının bu tarihten 30-40 yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarih ise hicri 1401-1411, miladi olarak da 1980-1990 yılları arasıdır.

SAMİ GÜVEN / ADIYAMAN - 11.06.09 - 15.41

Peygamberimiz (s.a.v.)'den rivayet edilen bir hadiste "İNSANLAR 1400 SENESİNDE HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN YANINDA TOPLANACAKLARDIR." ifadesiyle Hz. Mehdi (a.s.)'nin  Hicri 1400'de zuhur edeceği haber verilmiştir. (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108)

TUNCER CANOBA / GÜMÜŞHANE - 11.06.09 - 13.20

(Hz. Mehdi (a.s.)) Peygamberimiz (sav)'in adımlarını izleyecek. KENDİSİNE GÖRÜNMEDEN ONA YARDIMCI OLAN BİR MELEK OLACAK... (Şeyh Muhiddin Arabi, Fütuhatül Makiyye, Bölüm 366)

Peygamberimiz (sav)'in sünnetine tam uygun hareket edecek olan Hz. Mehdi (a.s.)'ye de Mikail, Cebrail ve diğer melekler yardımcı olacak. Ancak Resulullah Efendimiz'in de bildirdiği gibi Hz. Mehdi (a.s.)'nin kendisine yardımcı olacak meleklerden haberdar olmayak ve kimse bu melekleri göremeyecek. Bu melekten yalnızca melekler alemi haberdar olacaktır.

CEBRAİL, ONUN ÖNÜNDE OLACAK, MİKAİL SAĞINDA VE İSRAFİL İSE SOLUNDAN GELECEKTİR. Ve korku bir aylık yoldan onun önünden, arkasından, sağından ve solundan ilerleyecek. (Allaha) yakın melekler de onun hizasında olacaklar... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 274)

TUNCER CANOBA / GÜMÜŞHANE - 11.06.09 - 12.03

Sen mü'minlere: "Rabbinizin size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun. (3/124)

Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır. (3/125)

Siz Rabbinizden yardım taleb ediyordunuz, O da: "Şüphesiz ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediciyim" diye cevap vermişti. (8/9)

Resulullah (sav) döneminden Allah Peygamberimize (sav) ve sahabelerine melekler ile yardım etmiştir ancak ne sahabeler ne de küfür o sırada binlerce melekten oluşan orduları görmemişlerdir. Hiçbir zaman aklın ihtiyarı kaldıracak bir durum olmamıştır. Şu anda da heryerde melekler var, örneğin her insanın iki yanında hafeze melekleri var, müminlere yardım eden melekler var ama insanlar onları göremiyorlar. Ancak kıyamet vaktinde bütün melekler görünür hale gelecektir. Çünkü insanların imtihanı bitmiş olacak.

NAİL ÇALIŞKAN / GÜMÜŞHANE - 10.06.09 - 16.59

Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Nahl Suresi, 33)

"Bu durumda (eğer doğruysa), üzerine altından bilezikler atılmalı ya da yakınında yer almış vaziyette onunla birlikte melekler gelmeli değil miydi?" (Zuhruf suresi, 53)

Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir. (Hud Suresi, 12)

NAİL ÇALIŞKAN / GÜMÜŞHANE - 10.06.09 - 16.47

Cübbeli Ahmet milyarlarca meleğin, milyarlarca insana gökten sesleneceğini, onlara bilgi vereceğini ve bununda herkesin kendi lisanında olacağını söylüyor. Cübbeli'ye göre insanlar da gökten gelen bu vahye uyacakmış. Benim kesin bildiğim Kuran'dan başka kitap gelmeyecek. İnsanlar gökten gelen vahye farz olarak uyunca, yeni bir kitap gelmiş, yeni bir hüküm oluşmuş olur. Bu da mümkün değil. Cübbeli acaba ne dediğinin farkında mı?

NİHAL MUDANYALI / MERSİN - 10.06.09 - 16.34

İmam Rabbani "Benden 1000 yıl sonra Hz. Mehdi (a.s.) gelecek" demiyor. Resullulah (sav)'ın irtihalinden yani vefatından 1000 yıl sonra Hz. Mehdi (a.s.) gelecek diyor. Yani 1000 yılı ile 2000 yılı arası. Bazı şahıslar ısrarla İmam Rabbaniden sonra 1000 yıl diye hesap ederek Müslümanlara yanlış bilgi veriyorlar, halbuki Rabbani Hazretleri çok açık ve sarih olarak Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhur tarihi için Peygamberimizin irtihalinden (vefatından) sonra diyor. Resullulah (sav)'ın irtihalinden itibaren 1420 sene geçmiştir. Suyuti'nin naklettiği çok fazla Hadis-i şerif'te ümmetin ömrünün 1500 seneyi geçmeyeceği belirtiliyor. Bu açık, net delillerden ve diğer Hadis-i şerif'lerden Hz. Mehdi (a.s.)'nin geldiği anlaşılıyor. Cübbeli boşa çırpınıyor.

KENAN BOZKURT / YOZGAT - 10.06.09 - 16.20

"Ve derler ki: "Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" Eğer bir melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı."  (Enam Suresi, 8)

Cübbeli Ahmet bu ayeti çok iyi düşünsün. Ayet, hem onun ne kadar yanlış yolda olduğunu gösteriyor, hem de Cübbeli'nin iddialarına çok açık cevap veriyor.

AYHAN TUĞRUL / ERZURUM - 09.06.09 - 18.55

Büyük hadis alimlerinden, Ebu Davud Hazretleri, "Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah HER YÜZ SENENİN BAŞINDA şu ümmetin dinini ayıracak, yenileyecek (ilim sahibi) bir zatı gönderir." (Sünen-i Ebu Davud, 5/100) Bu hadis sahihtir.
Resulullah Efendimiz (sav) kesin bir ifadeyle her yüzyıl başında bir müceddid gelecek diyor. Cübbeli Ahmet'de kesin bir ifadeyle bu yüzyılda artık gelmez 30 yıl geçti diyor. Biz Cübbeli'ye değil, Resulullah (sav)'a inanırız. Cübbeli Ahmet'in ya da başkasının görememesi önemli değil. Resulullah (sav) gelecek diyorsa mutlaka gelecektir. Bana göre de gelmiştir. 1300 yıldan beri Resulullah'ın belirttiği bütün müceddidler gelmiş 1400. yılda mı gelmeyecek?

YUNUS KOZA / TEKİRDAĞ - 09.06.09 - 18.06

Cübbeli Ahmet bu aşağıdaki linkledeki videoları iyice izlesin. Adnan Hoca hiçbir yerde hiçbir şekilde ben Hz. Mehdi (a.s.)'yim demiyor, talebesiyim diyor. Ama fiziksel olarak benzer özellikleri olduğunu da söylüyor. Türkiye'nin gözünün içine baka baka, sadece Cübbeli'nin gönlü hoş olsun diye yalan söyleyecek değil ya. Hepimiz görüyoruz, Adnan Hoca'nın iki kaşı arasında bir tane kaş çatma çizgisi var, alnı açık ve geniş, yanağında açık renkli bir ben var, kaşları kavisli, çekik gözlü, küçük burunlu, karnı geniş, uylukları geniş, omuzları geniş, heybetli, orta boylu, siyah saçlı, nurlu ve güzel yüzlü bir insan. Ben görmedim ama kendi söylediğine göre sırtında bir ben, bir de et beni varmış. Bu açıklamaların hepsi hadislerde var, şimdi ben benziyorum deyince yalan mı söylemiş oluyor. Ama -videolarda da kendi ağzından duyacaksınız- ben Hz. Mehdi (a.s.)'yim demiyor. Mühim olan da bu.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/146
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/14630

NURAN HÜNER / ÇANAKKALE - 09.06.09 - 17.45

İbnil Münadi Ali (K.V.)den rivayet edilmiştir:
"(Deccal) Bulutları sağ eliyle tutacak, güneşi battığı yere kadar kavrayacak, denizde yürüyecek, fakat su topuğuna kadar gelecek... Önünde duman, arkasında yeşil dağ bulunacak... Öyle bir nara atacak ki yer ile gök arasındakilerin hepsi duyacak..." (Kıyamet Alametleri, 10. baskı, s. 219)

İbnil-Münadi Ali (K.V) den rivayet edilmiştir:
"(Deccal) Göğe emredip yağmur yağdıracak... Yere emredip ekin bitirecek... Hayvanları da bollatacak... Memelerini sütle dolduracak..." (Kıyamet alametleri  baskı 10 sf. 219)

(Deccal) Yıkılmaya yüz tutmuş bir harabenin yanından geçerken "Haydi altında saklı olan defineni çıkar!" diye emir verecek, anında define meydana çıkacak..." (Müslim, Nuvvas'dan nakl edilmiştir) (Kıyamet alametleri, sf 219)

Deccal, "Ben Alemlerin Rabbi'yim... İşte bu güneş benim iznimle seyr eder, isterseniz onu haps edeyim! diyecek. Pekala haps et bakalım diye mükabele edecekler. Bunun üzerine güneşi haps edecek, bir günü bir ay gibi, bir haftayı da bir sene gibi yapacak... Sonra istermisiniz onu yürüteyim?" diyecek. "Evet" diyecekler... Bunu üzerine on yürütüp, (hızlandırıp) bir günü bir saat gibi kılacak..." (Nuaym b. Hammad ve Hakim İbni Mes'uttan (R.A.) rivayet edilmiştir) (Kıyamet Alametleri, 10. baskı, s. 219, 220)

Cübbeli Ahmet bu Hadis-i Şerifleri bir açıklamaya kalksa, neler olabileceğini düşünemiyorum bile. Hadis-i Şeriflerde anlatılan bu olayların hepsi ahirzamanda oldu, fakat müteşabih oldukları için şerh edilip açıklanması gerekiyordu. Harun Yahya ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de çok büyük mucizelere işaret eden bu Hadis-i Şeriflerin her birisini ayrı bir mucize olacak şekilde mükemmel açıklamışlardır.

RIZA ATİK / ISPARTA - 09.06.09 - 16.59

İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)'yi tanıyamamalarının bir hikmeti de Allah'ın Hz. Mehdi (a.s.) üzerindeki korumasındandır. Resulullah bir hadis-i şerifinde "...  ALLAH HALKIN NEFİSLERİNE KARŞI ZULMÜ, CEFASI VE İSRAFI YÜZÜNDEN, ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ) HALKTAN GİZLEYECEKTİR." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162) diye bildiriyor. Cübbeli'nin Hz. Mehdi (a.s.)'ı tanıyıp tanımamaması, bu yüzyılda gelmedi, gelmeyecek de demesi hiç önemli değil. Allah Hz. Mehdi'yi bu yüzyılda inşaAllah zuhur ettirdi, Resullullah vesilesi ile de müslümanlara müjdeledi. Müslümanlar Hz. Mehdi (a.s)'ı çok büyük bir çoşkuyla bekliyorlar. Allah inşaAllah bize de kendisini görmeyi ve yakınlarından olmayı nasib eder. Adnan Hocam'da televizyonda röportajında "İnşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebesi olurum" demişti.

SÜLEYMAN BİGALI / ALMANYA - DORTMUND- 09.06.09 - 16.50

Peygamberimiz (sav) Hadis-i şeriflerinde Hz. Mehdi (a.s.)'ın fiziksel özelliklerinden çok detaylı olarak söz etmektedir. Örneğin Hz. Mehdi (a.s.)'nin burnu güzeldir, alnı açık ve geniştir, alnında bir ben vardır, çekik gözlüdür, yanağında bir ben vardır, dişleri parlaktır, kaşı kavislidir, iki kaşı arasında küçük bir çukur vardır, cildi parlaktır, saçı siyahtır, orta boyludur, omuzları, uylukları, karnı geniştir.
Resulullah "Ve onun (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) İŞARETLERİNDEN BİRİ DE GÜNLERİN VE GECELERİN GEÇMESİ İLE YAŞLANMAMASIDIR. (Muntekab-ül Esar, Lütfullah Gülpaygani, S:285)" hadisiyle de Hz. Mehdi (a.s.)'nin genç görünümlü olacağını bildirmiştir.
Hz. Mehdi (a.s.)'nin şahsı manevi olduğunu ileri sürenler Resulullah'ın bu hadisi şeriflerini çok dikkati okumalıdırlar. Resulullah Efendimiz (sav) Hz. Mehdi'den hep tek bir kişi olarak söz etmektedir. Şahsı manevinin, burnu, alnı, dişleri, yanağı, yüzü olamayacağına göre Hz. Mehdi (a.s.) tek bir kişidir.
Bediüzaman Hazretleri de "... her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat her biri üç vazifelerden birisini bir cihette (açıdan) yapması itibariyle, AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDİ'Sİ ünvanını almamışlar." (Emirdağ Lahikası, sf. 260) sözünde AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDİ'Sİ diyerek Hz. Mehdi (a.s.)'ın tek bir kişi olacağını bildirmiştir.

CELAL YILMAZER / AYDIN - 09.06.09 - 16.26

Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu), başka bir sözünde de Hz. Mehdi (a.s.)'yi şöyle anlatıyor;

"Hz. Mehdi (a.s.), İttihâd-ı İslamcıdır (İslam Birliği), Müslümanların bütününü ihata (içine alır, kuşatır) eder. Bir şahsın Müslümanlığına bir alâmet bulunsa, mü'min olduğuna hükmeder. Herkese iman cihetinden bakar. Zaten Mü'min, imanlı demektir. Âyeti kerime mealine göre 'Mü'minler kardeştir'. Hz. Mehdi (a.s.), bu ayete istinad eder, mü'minleri kardeş  bilir, İttihad-ı İslâm'a  (İslam Birliği'ne) gider."
...

Dolayısı ile Hz. Mehdi (a.s.), dinsizlik cereyanı karşısında, semavi dinlerin mensuplarına dahi sahip çıkar. Bir tarafta bir milyar Müslümanın, bir millet olarak ayağa kalkmasını ister, öte yanda Hıristiyanlarla anlaşmalar yaparak, dinsizlik cereyanının yayılmasını önlemeye ve dinsizlikten Müslümanları hatta Hıristiyanları  korumaya çalışır.
Bu durumda deccalın yeri dinsizlik, Hz. Mehdi (a.s.)'nin yeri ise Din'dir.

CELAL YILMAZER / AYDIN - 09.06.09 - 15.40

Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu), bir sözünde de Hz. Mehdi (a.s.) için şöyle diyor;

Deccal diplomaya, mevkiye, makama, siyasî güce istinat (dayanır-güvenir) eder. Elinde bol servet vardır. Hz. Mehdi (a.s.) Allah'tan başka hiçbir şeye istinat edemez. Yani O'nun zahiri gücü olmaz. Belki diploması, parası, makamı, siyasi ve askeri gücü de olmaz. Hz. Mehdi (a.s.) imkânsızlıklar içinde birçok şeyler yapar ki, onun taraftarları da (Deccal'ın bütün imkânlarına karşı) Allah'a sığınarak İslâmiyeti öğrensin, anlasın ve yaşasınlar.

MEHMET BİLGE / VAN - 09.06.09 - 14.33

Şöyle bir Hadis-i Şerif var.

HÜCCET (HZ. MEHDİ (A.S)) HALKI TANIR, HALK İSE ONU TANIYAMAZ. TIPKI YUSUF GİBİ. Yusuf halkı tanıdığı halde onlar Yusuf'u inkar ederlerdi. Sonra Hz. Ali şu ayeti okudu: "Kullara yazıklar olsun, Resül onlara geldikçe onunla alay ediyorlardı."

Demek ki Hz. Mehdi (a.s.) geldiğinde herkes onu tanıyamacak. Bediüzzaman Hazretleri'nin şu sözünde dediği gibi.

"Halbuki demiştik: Bu dünya tecrübe meydanıdır. Akla kapı açılır, fakat ihtiyarı (insanların iradeleri) elinden alınmaz. ÖYLE İSE O EŞHAS (yani ahir zamanın mühim şahısları - HZ. MEHDİ (A.S.) ve HZ. İSA (A.S.)), hattâ o müthiş Deccal dahi ÇIKTIĞI ZAMAN ÇOKLARI, hattâ kendisi de BİDAYETEN (BAŞLANGIÇTA) Deccal olduğunu BİLMEZ. BELKİ NUR-U ÎMÂNIN DİKKATİYLE, O EŞHAS-I ÂHİR ZAMAN (yani ahir zamanın mühim şahısları HZ. MEHDİ (A.S.) ve HZ. İSA (A.S. )) TANINABİLİR. (Hz. Mehdi (a.s.), Hz İsa (a.s.) sadece derin iman sahibi bazı müminlerin dikkatleriyle tanınabilecektir.)" (Sözler, ss. 343-344)

Hadis-i şerif'te de Resulullah (sav) bu hususa dikkat çekmiş. İnsanlar Hz. Mehdi (a.s.)'yi ancak imanın nuruyla tanıyacaklar. Cübbeli'nin Hz. Mehdi (a.s.)'yi farkedememesi önemli değil.

CELAL YILMAZER / AYDIN - 09.06.09 - 14.12

Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu), Müslüman ve Para adlı kitabında yine Hz. Mehdi (a.s.)'den şöyle söz etmektedir;

Müslümanların manen hasta olduğu bir zamanda Hz. Mehdi (a.s.) çıkar, hangi âyetin, hangi derde derman olacağını bildirir ve Müslümanlar sırât-ı müstakime (doğru yola) girmeye başlar, şifa bulur. Hz. Mehdi (a.s.), bütün dikkatleri Kur'ân-ı Kerime, Hadis-i şeriflere ve şeriat-ı fıtri (yaratılışa uygun olan) olan kitab-ı kainata çeker. O, Sünnet-i seniyyeye öyle ittibâ (uyar) eder ki, Peygamberimiz (sav)'in tevazulu yaşayışını, bulunduğu asra getirir, her haliyle Müslümanlara örnek olmaya çalışır. Buna rağmen ona iftira ederler 'kendini Peygamber zannediyor' derler...

CELAL YILMAZER / AYDIN - 09.06.09 - 13.59

Ünlü Nur talebelerinden Hekimoğlu İsmail (Ömer Okçu), Müslüman ve Para adlı kitabında ahir zamanın büyük velisi, kutb-u azamı, en büyük müceddidi olan Hz. Mehdi (a.s.)' den şöyle bahsetmiştir:

1980 yıllarında ise, kitleleri peşinden sürükleyen liderlerin kalmadığını, âdeta güneşlerin batıp yıldızların kaldığını gördük. Çünkü 1980'de hicri 15. asra girilmişti. Asrın başında idik. BU ASRIN MÜHİM ŞÂHISLARI ÇOCUK VEYA GENÇLİK ÇAĞINDA... Öyle ise iki bin yılı önemlidir. İşin garip tarafı sağ da, sol da iki bin yılına büyük önem vermektedir. Her iki taraf da, olacak hadiseleri  şimdiden hissetmiş durumda."

NECİP ÜMRAN / ALMANYA- MÜNİH - 09.06.09 - 13.21

Şimdi isim vermek istemiyorum ama daha önce Mehdilik iddiasında bulunan, açık açık ben Hz. Mehdi (a.s.)'yim, ben Hz. İsa (a.s.)'yım diyen çok sayıda kişi oldu. Hatta bu kişilerin binlerce bağlısı da var. Ama Cübbeli bu iddialarda bulunan hiç kimse için bir anda panik olup 6 cd'lik konuşma hazırlayıp, kitap çalışmalarına başlamadı. Ne zaman ki, Sayın Adnan Oktar sadece "Ben Hz. Mehdi (a.s.)'ye fizik olarak bazı yönlerden benziyorum" dedi, Cübbeli bir anda çok fazla panik oldu. Acaba tam kanaati mi geldi, nedir? Hem Adnan Oktar "Ben Hz. Mehdi (a.s)'yim" de demedi. Zaten benzemiyorum dese de inanmayız çünkü Resulullah (sav)'ın hadis-i şeriflerinde tarif ettiği Hz. Mehdi (a.s.)'ye ait fiziksel özelliklerin neredeyse tamamı Sayın Adnan Oktar'ın üzerinde var.

VASFİ DEĞER / AMASYA - 09.06.09 - 11.45

Cübbeli Ahmet gökten meleklerin "Bu Hz. Mehdi (a.s.)'dir. O'na uyun" diyeceğini ve herkese kendi dilinde sesleneceklerini söylüyor. Melekler gökten seslendiğinde o söz vahiy hükmünde olur. Kuran'dan başka kitap da olmadığına göre, o zamanda o kişinin Mehdiliğine inanılması ve uyulması farz olur. Eğer inanmayacaklarsa o zaman başının üzerindeki meleğin bir anlamı kalmıyor. Mesela bazı kişiler "Cübbeli'nin başının üstünde bir melek gördük ve böyle dedi" derse, Cübbeli'ye uymamız farz mı olacak? Cübbeli Ahmet'in bu konuyu açıklığa kavuşturması gerekir. Bana göre Hz. Mehdi (a.s.)'nin tam teşhis edilmesi farz değildir. İnsanlar Hz. Mehdi (a.s.)'ye zannı galiple Allahu alem diyerek uyacaklar, çünkü Kuran'dan başka kitap gelmeyecek.

MAHMUT NADİM / ANKARA - 09.06.09 - 11.12

Dünyanın dört bir yanında; Suudi Arabistan'da, İran'da Pakistan'da Arapça'yı çok iyi bilen, Fatiha Suresi'ni kusursuz okuyabilen milyonlarca insan var. Ama Komünizm, Marksizm, Faşizm, Nazizm, Stalinizm gibi ateist felsefelere karşı etkili bir ilmi mücadele yapan tek bir kişi var. O da Sayın Harun Yahya'dır. Cübbeli Ahmet Hoca çok iyi Arapça bilmenin yeterli olduğunu sanıyor. Öyle olsaydı, bir kısım Arap dünyasının durumu bugün böyle olmazdı. Nitekim Libya, Fas, Tunus, Cezayir'de insanların ana dili Arapça. Ama cahillik, akılsızlık birçok yerde yaygın ve durum da ortada. Demek ki Arapça bilmekle olmuyor bu olay. Akılcı ilmi mücadele yapmak gerekir. Bunu yapmayıp ben iyi Arapça biliyorum demenin yeterli olmadığı çok açık anlaşılıyor.

NESRİN GÖKÇE / İSTANBUL - 08.06.09 - 21.10

Cübbeli Ahmet'in Hocası Muhterem Mahmut Efendi Hazretleri ve onun hocası (Efendi Baba) Ali Haydar Efendi (K.S), Hz. Mehdi (a.s.)'nin bu yüzyılda geleceğini söylüyorlar. Şeyh Nazım Kıbrısi yine aynı şekilde. Ve Said Nursi Hazretleri başka olmak üzere yüzlerde mürşid ve büyük alim Hz. Mehdi (a.s.)'nin bu yüzyılda çıkacağını açıkça belirtiyorlar. Cübbeli Ahmet "Ben hepsinden daha iyi biliyorum, bu yüzyılda Hz. Mehdi (a.s.) çıkmayacak, çünkü daha yerin altından som altından minare büyüklüğüne sutunlar fışkırmadı" diyor ve buna benzer izahlar yapıyor. Adı geçen alimlerin yanında Cübbeli Ahmet çok cahil kalır. O nedenle onun bu tür sözlerine değil, bu tarz büyük alimlerin sözlerine itibar etmek gerekir.

MERAL UZUN / AVUSTURYA - VİYANA - 08.06.09 - 20.41

Cübbeli'nin gökyüzünün insanların göreceği şekilde milyonlarca melek ile dolacağını söylemesi. Melekler yüksek sesle, herkese ayrı ayrı kendi dilinde bağıracaklar demesi. Adriyatik Denizi'nin kuruyup, Akdeniz'in cam gibi donacağını anlatması. Müslümanların evlerinin bahçelerinden 30-40 metre uzunluğunda, 5 metre çapında son altınlar fışkıracağını söylemesi, biraz garibime gitti. Gerçekten inanarak mı söylüyor yoksa başka türlü bir şey mi var ben tam anlayamadım. Bu hadislerin müteşabih oldukları çok açık. "Aslan gibi insan" dendiğinde postu olan klasik aslan görünümde bir insan değil gösterişli heybetli bir kişi akla gelir.

AHMET GÜRSEL / HATAY - 08.06.09 - 16.22

İbnil Münadi Ali (K.V.)den rivayet edilmiştir:
"(Deccal) Bulutları sağ eliyle tutacak, güneşi battığı yere kadar kavrayacak, denizde yürüyecek, fakat su topuğuna kadar gelecek... Önünde duman, arkasında yeşil dağ bulunacak... Öyle bir nara atacak ki yer ile gök arasındakilerin hepsi duyacak..." (Kıyamet Alametleri, 10. baskı, s. 219)

Cübbeli Ahmet'ten bu Hadis-i Şerifi bir açıklamasını isteyin. Kim bilir neler söyleyecek? Allahu alem herzamanki gibi olduğu şekliyle alır. Oysa bu Hadis-i Şerifler muhkem olmadıkları, müteşabih oldukları için tevil edilmeleri gerekir. Bir çok hikmeti ve derinliği olan bu Hadis-i Şerifler ahirzamandaki çok önemli teknik buluşlara ve gelişmelere işaret ediyor. Harun Yahya sitesinde http://www.harunyahya.org/Makaleler/yagmur_bombasi.html adresine girenler görebilirler.

TACEDDİN GÜNER / ORDU - 08.06.09 - 15.12

Dünyada bir gece bile kalsa Allah o geceyi uzatır ve Ehl-i Beytimden birisi gelerek dünyaya hakim olurdu. ONUN ADI ADIMA BABASININ ADI BABAMIN ADINA UYAR... (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman sf. 11)

Resulullah (sav) hadis-i şerifinde Hz. Mehdi (a.s.) için, adı Muhammed olacak, babasının adı Abdullah olacaktır demiyor, uygun düşer diyor. Uygun düşen isimlerin ne olduğunu Hz. Mehdi çıktığında anlayacağız inşaAllah. Tam karşılığı olacak, tam uygun düşecek ancak Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhurunda göreceğiz, inşaAllah

BERK KARASU / İSTANBUL - 08.06.09 - 14.29

BU ÜMMETİN AHİRLİĞİ, İKİNCİ BİNİN BAŞLAMASI İLE BAŞLAR. YANİ RESULULLAH EFENDİMİZİN İRTİHALİNDEN İTİBAREN. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 1. cilt, 261. Mektup, s. 627-628)

Peygamberimiz (sav)'in ahirete irtihali Hicri 10. yılda olmuştur. Üzerinden şu an 1420 sene geçmiştir. Yani ikinci bin yılından 420 yıl geçmiştir. Ümmetin ahirliği çoktan başlamıştır ve bitmek üzeredir.

NACİ DEMİRÖZ / SİVAS - 08.06.09 - 11.25

... "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 247)

Mehdilik gayret etmekle, rekabetle, iddia etmekle oluşmaz. Bir kişinin Mehdi olabilmesi için kişinin kaderinde olması gerekir. Kaderinde olduktan sonra da Mehdi'yi durdurmak mümkün değildir. Bazı cahil hocaların "Mehdi yoktur", "Mehdi çıkmayacaktır" diyerek Mehdiliği engellemeye çalışmalarıyla Hz. Mehdi (a.s.)'yi durduramazlar. Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda çıkacak, inşaAllah. Allah'ın bu konuda vaadi var ve inşaAllah Cenab-ı Allah vaadinden dönmez. "Bu, Allah'ın va'didir; Allah, vadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler." (Rum Suresi, 30)

Hz. Mehdi (a.s.) olacağını zannedenler ve vaad edenler, Hz. Mehdi (a.s.) olamayacaklarını anlayınca Hz. Mehdi'nin çıkışını kendi kafalarınca 300-400 yıl ileri doğru ertelediler. Ancak Mehdilik onların ertelemesiyle değil Cenab-ı Allah'ın yarattığı kader ile olur. Cenab-ı Allah'ın yarattığı kaderde de inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda zuhur edecek. Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış alametlerini incelerlerse bu açık gerçeği görürler.

CEVDET MELİH ŞENOCAK / TEKİRDAĞ - 07.06.09 - 17.02

... "MEHDİ BİZDENDİR. ALLAH BİZİMLE BAŞLATTIĞI GİBİ BİZİMLE DE SONA ERDİRECEK. El-Burhan Fî Alâmat-i Mehdiyy-i Ahır'iz-Zaman; el-Melâhim ve'l-Fiten, 191. bab.

Bediüzzaman'ın has talebelerinden Ahmet Feyzi Kul, Resulullah'ın bu Hadis-i şerif'inin de ebcedinin 2005 yılını verdiğini bildirmektedir.

Ahirzaman'a bakan bu Ayet-i Kerimelerin ve Hadis-i şeriflerin Hz. Mehdi (a.s.)'nin zamanını net ve açık tarihlerle vermesi çok manidar ve hayret vericidir.

CEVDET MELİH ŞENOCAK / TEKİRDAĞ - 07.06.09 - 15.50

MÜŞRİKLER İSTEMESE DE O DİNİ (İSLAM'I) BÜTÜN DİNLERE ÜSTÜN KILMAK İÇİN ELÇİSİNİ HİDAYETLE VE HAK DİNLE GÖNDEREN O'DUR. (Tevbe Suresi, 33)

... ELÇİSİNİ HİDAYETLE ... GÖNDEREN O'DUR. (Tevbe Suresi, 33)

Bediüzzaman'ın talebelerinden Ahmet Feyzi Kul, Kuran-ı Kerim'de Hz. Mehdi (a.s.)'ye bakan Tevbe Suresi'nin 33. ayetinin ebcedinin Miladi 2006 yılını verdiğini söylüyor.

MUAMMER ARİF DOĞAN / NEVŞEHİR - 06.06.09 - 12.14

Üstadımız Abdullah Gürbüz (ks) Hazretleri 2004 yılında, Muharrem ayının onuncu (Aşure) günü, yani 1 Mart sabahı saat 6.30'da Efendi Hazretleri bu fakiri yanına çağırdı...

... Efendi Hazretlerine: Efendim, kardeşlerimizin sormak istedikleri sorular var. Müsaade buyurursanız, bunları sormak isterim, dedim. Tabii evladım sor, dedi... "Efendim! İsa (as) ve Mehdi Resule ulaşıp, O'na asker olacak mıyız?" dedim. Efendi Hazretleri: "İnşaAllah, İsa (as) ve Mehdi Resule ulaşacaksınız, buyurdular..."

Hemen hemen bütün Mürşid-i Kamil'ler bu yüzyılda Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhur edeceğini söylüyorlar. Aksini söyleyen bir tane Mürşid-i Kamil görmedim ben.

CEVDET MELİH ŞENOCAK / TEKİRDAĞ - 05.06.09 - 21.11

Bediüzzaman'ın has talebelerinden Ahmet Feyzi Kul "Korkma! dedik, üstün gelecek olan KESİNLİKLE SENSİN. (Taha suresi, 68) ayetinin "KESİNLİKLE SENSİN" kelimelerinin ebcedinin 1956'yı verdiğini söylüyor.

... SONRA SİZE BERABERİNİZDEKİNİ DOĞRULAYAN BİR ELÇİ GELDİĞİNDE ... (Al-i İmran Surei, 81) ayetinin ebcedi de 1956'yı veriyor.

1956 tarihi çok önemli bir tarihtir. Risale-i Nur'ların serbest bırakıldığı yıldır. Ayrıca yine 1956'da birer İslam devleti olan Fas, Tunus, Sudan bağımsızlıklarını ilan etti. Pakistan ilk İslam cumhuriyeti oldu. Çin'de 830 bin kişinin öldüğü dünya tarihinin en büyük depremi meydana geldi, bunların dışında da dünyada çok büyük olaylar yaşandı.

Risale-i Nur külliyatının müellifi Üstad Hazretleri diyor ki; "O ileride gelecek acib bir şahsın (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı (önceden gelen takipçisi) ve o büyük kumandanın pişdar bir neferi (öncü bir askeri) olduğumu zannediyorum." (Barla Lahikası, sf. 162)

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri kendisinin, Hz. Mehdi (a.s.)'nin hizmetkarı olduğunu ve ona yer hazır ettiğini, kendisinin Hz. Mehdi (a.s.)'nin önden gelen takipçisi ve öncü bir askeri olduğunu bildiriyor. 1956 yılında Hz. Mehdi (a.s)'nin hazır bir program olarak istifade edeceği Risale-i Nur'ların serbest bırakılması, Mehdiyet'in zemini açısından çok manidardır.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s)'nin Hicri 1400 yılında çıkacağını da şu sözünde net tarih vererek bildiriyor. "İstikbal-i dünyeviyede 1400 sene sonra gelecek bir hakikati (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) asırlarında karib (yakın) zannetmişler." (Sözler, 8)

SAİT RIZA BULUT / ISPARTA - 05.06.09 - 20.

Bediüzzaman Hazretleri şöyle diyor; Eskiden Hıristiyan devletleri bu ittihad-ı İslam'a (İslam Birliğine) taraftar değildirler. Fakat şimdi komünistlik ve anarşistlik çıktığı için, hem Amerika, hem Avrupa devletleri Kuran'a ve ittihad-ı İslama (İslam Birliğine) taraftar olmaya mecburdurlar. (Emirdağ Lahikası-2, sayfa 54)

Bediüzzaman Hazretleri bu sözüyle bu yüzyılda İslamiyet'in hakim olacağını, bunun Amerikalılar ve Avrupalılar içinde bir mecburiyet ve ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

GALİP GÜLER / GİRESUN - 05.06.09 - 20.15

Andolsun, gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: "Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır." (Saffat Suresi, 171-173)

Bu Ayet-i Kerime aynı zamanda Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerine bakıyor ve işaret ediyor. Hiç şüphesiz Hz. Mehdi (a.s.) ve cemaati üstün gelecek olanlar onlardır. Allah'ın izniyle bu yüzyılda nusret ve yardım bulacaklardır (inşaAllah).

MEHMET MUSTAFA AYHAN / SAMSUN - 05.06.09 - 20.12

Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında gökyüzünün meleklerle dolacağını ve meleklerin insanlara görünerek, her kişiye kendi lisanında hitap edeceklerini, yerdende şeytanın homurtu şeklinde bağıracağını, bütün dünyanın da bunu duyacağını söylüyor. Bu kişi, bu hadislerin müteşabih olduğunu nasıl farkedemiyor ben buna çok şaşırıyorum.

ALİ NAİM GÜR / MERSİN - 05.06.09 - 19.03

Cübbeli Ahmet Hoca, 35 milyon metre küp suyu bulunan Adriyatik denizinin bir anda yok olacağını söylüyor. Akdeniz tarafındaki binlerce metre yükseklikteki suyunda duvar gibi donup kalacağını, Avrupalılar'ında bu olayın başlangıçta farkına varamayacaklarını, çok geç farkedeceklerini söylüyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bu bana pek inandırıcı gelmedi. Böyle bir olayı bunca teknik imkanı olan Avrupalıların farketmemeleri biraz güç değil mi? En azından bir kişinin görmesi gerekmez mi?

MEHMET MUSTAFA AYHAN / SAMSUN - 05.06.09 - 18.43

Cübbeli Ahmet Müslümanların evinin önündeki bahçelerden aniden 30-40 metre boyunda (ki ölçü olarak sütunların, başını yukarı diken kişinin başından takkesinin düşeceği kadar uzun olduklarını söylüyor) 4-5 metre çapında som altından blok sütunlar fışkıracağını söylüyor. Hiç bir Peygamber döneminde aklın ihtiyarını kaldırabilecek böyle bir olay olmamıştır. Bir buçuk milyarlık İslam aleminde böyle bir olayın olması durumunda, suçu günahı olmayan milyonlarca insan hayatını kaybedebilir. Ayrıca altın eflasyonu oluşur ve değeri düşen milyarlarca ton som altın hiç bir işe yaramaz. Cübbeli Ahmet'in müteşabih olan bir Hadis-i şerifi anlayamaması ve böyle akıl almaz bir şekilde yorumlaması çok yanlıştır.

1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10- 11 - 12
13
- 14 - 15 - 16

ANA SAYFA