ÖNEMLİ NOT: Gönderilen yorumlarda bazen "inşaAllah" denmediği oluyor veya "inşaAllah" sözündeki "A" harfi küçük yazılıyor. Mutlaka, Resulullah (s.a.v) Efendimiz'den sözederken (s.a.v), Hz. İsa (a.s)'dan söz ederken (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)'dan sözederken (a.s) (a.r) (r.a) yazınız. Biz bu konuları tashih edip düzeltiyoruz. Sizin de bu hususlara ehemmiyet göstermenizi rica ediyoruz. Suç unsuru olan yazıları yayınlamıyoruz. Yorumları yayınlanmayan arkadaşlar bizi hoşgörsünler binlerce mesaj geldiği için hepsini yayınlayamıyoruz, fakat sırayla yayınlamaya çalışacağız. Mesaj gönderdiğiniz ilin ismini mutlaka yazmanızı ve yorumlarınızın kısa olmasını rica ediyoruz. Soru olan mesajlarınızı bu bölüme göndermeyiniz, www.harunyahya.org adresindeki "bize ulaşın" bölümüne yollayınız. Teşekkür ederiz.

SEYYİD RAMAZAN GÜNEŞ / HAKKARİ - 24.07.09 - 17.41

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (Mehdi, mürşit, kumandan) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına mücadele etmiyorsunuz?

Doğu Türkistan'da milyonlarca Müslüman kardeşimiz şehit edildi. Bir çok bacımız, annemiz Çin'in meçhul bölgelerine kaçırılarak, çirkin ve gayri ahlaki ortamlarda alıkonuluyorlar. Milyonlarca Müslüman evladımız dehşet ve tedirginlikle akıbetlerinin ne olacağını bekliyorlar. Ahirzamanın büyük velisi, mürşidi, Es-Seyyid Muhammed Mehdi Muntazar muhteşem Türk-İslam Birliğini kurarak, Doğu Türkistan dahil esir olan bütün Türkleri kurtaracak, bütün Müslüman ümmetini güvenlik huzur ve adalete kavuşturacak, çok değerli veziri olan Hz. İsa (a.s.) ile birlikte ittifak ederek BU YÜZYILDA dünyadan bütün zulmü, adaletsizliği, acıları, çirkinlikleri ortadan kaldıracak. Allah'ın dilemesiyle İslam'ı bütün dünyaya hakim edecek.

SALİH MERTOĞLU / ISPARTA - 23.07.09 - 10.12

Peygamberimiz (s.a.v.) hadiste dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğunu söylüyor.
... Allah'ın Resulu dedi ki (S.A.V): DÜNYANIN ÖMRÜ AHİRET GÜNLERİNDEN YEDİ GÜNDÜR. Yüce Allah dedi ki: Gerçekten senin Rabbinin katında bir gün sizin saymakta olduğunuz bin yıl gibidir. (Suyuti, Elkesfu An mucavezeti Hazihilumme el Elf ve Elluma fi Ecvibeti el'-Esile, sf. 10)
Başka bir hadiste, Peygamberimiz (s.a.v.)'e kadar geçen zamanın 5600 yıl olduğunu bildirmiş.
... Dünyadan beş bin altı yüz yıl geçmiştir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir zaman, sf. 89)
Berzenci Hazretleri Hicri 1500'lü yıllar içinde kıyametin kopmasının beklendiğini; BU ÜMMETIN ÖMRÜ BİN SENEYİ GEÇECEK, FAKAT BİN BEŞ YÜZ SENEYİ AŞMAYACAKTIR... ifadesiyle açıklamış.
Bu hadisler toplu olarak değerlendirildiğinde, Dünya'nın ömrünün 7000 yıl olduğu Peygamberimiz (s.a.v.)'e kadar bu ömrün, 5600 yılının geçtiği ve ümmetin ömrünün 1500'ü geçmeyeceği açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Ümmetin ömrü 1500'ü geçmeyeceğine göre hicri 1400-1500 arasındaki 100 yıllık dönemde Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhur edip  İslam ahlakının dünya üzerinde hakim olmasına vesile olacağı son derece açıktır.

GALİP KURŞUNOĞLU / ADANA - 23.07.09 - 09.52

Peygamberimizin bir hadisinde; "İnsanlar 1400 senesinde Hz. Mehdi (a.s.)'nin yanında toplanacaklardır." (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108) buyruluyor.
Bu ve benzer birçok hadis ve ehl-i sünnet alimlerinin açıklamaları Hz. Mehdi (a.s.)'nin hicri 1400 de zuhur edeceğini gösteriyor.
Ehl-i sünnet alimlerinden Suyuti de Peygamberimiz (s.a.v.)in hadisleri doğrultusunda yaptığı açıklamada İslam ümmetinin ömrü için;
"BENİM ÜMMETİMIN ÖMRÜ 1500 SENEYİ PEK GEÇMEYECEK."
(Suyuti, el-Keşfu an Mücavezeti Hazihil Ümmeti el-Elfu, el-havi lil Fetavi, Suyuti. 2/248, tefsiri Ruhul Beyan. Bursevi. (Arapça) 4/262, Ahmed bin Hanbel, Kitâbu'l-İlel, sh. 89.) ifadesini kullanılıyor. Bediüzzaman Kastamonu Lahikası'nın 33. sayfasında kıyametin kopma tarihini hicri 1545 olarak veriyor. Bu açıklaması ümmetin ömrünün gerçekten 1500 seneyi aşmayacağını yani 1600'lere kalmayacağını gösteriyor. O zaman Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışı Cübbeli Ahmet'in iddia ettiği gibi yüzlerce yıl sonraya kalamaz. Ahir zaman alametlerinin de, Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhurunun da Hz. İsa (a.s.)'ın nüzulünün de içinde yaşadığımız bu hicri asırda gerçekleşeceği çok açık. Cübbeli'nin, hadislerle ve ehli sünnet ulemasının kanaatiyle tamamen çelişen izahlar yaptığı çok açık.

FUAT SUBAŞI / İSTANBUL - 22.07.09 - 17.47

İsa aleyhisselam ve Mehdi aleyhirridvan ise, birinci yoldan vasıl olmaktadırlar. Birinci yol ise, kurb-ü nübüvvetten ibarettir. Tavassut muamelesi orada yoktur.HER KİM BU YOLDAN VASIL OLUR İSE, ONUN İÇİN ARADA BİR HAİL VE BİR VASITA YOKTUR. HATTA O, FEYİZLERİ VE BEREKETLERİ HERHANGİ BİR KİMSENİN TAVASSUTU OLMADAN ALIR.Zira tavassut ve hail, ancak diğer yoldadır. Bu yerin muamelesi ise, diğerinden ayrıdır.  (Mektubat-i Rabbani, 534 Mektup, 2/763-764)*

Sual: Müceddid için böyle nasıl söylenebilir? Çünki, Hazret-i İsa gökten inecek ve müceddid olacaktır. Hazret-i Mehdi de, çıkacak ve müceddid olacaktır. BUNLARIN, VERECEKLERİ FEYZLERİ VE BEREKETLERİ HERHANGİ BİR KİMSENİN TAVASSUTU OLMADAN ALIR. Zira tavassut ve hail, ancak diğer yoldadır. Bu yerin muamelesi ise, diğerinden ayrıdır. 

Cevap: Feyz için vasıta olmak, yukarıda bildirdiğimiz iki yoldan yalnız ikincisindedir. Birinci yolda, yani (kurb'i nübüvvet) denilen yolda, feyz ve hidayet, vasıta ile gelmez. Bu yolda yükselen, arada vasıta ve perde olmadan vasil olur. Hiçbir kimse vasıta ve perde olmaksızın feyzlere ve bereketlere kavuşur. Vasıta olmak ve perde olmak  (Kurb-i vilayet) denilen yoldadır. Bu iki yolu birbirine karıştırmamalıdır. Hazret-i İsa (a.s.) ve Hazret-i Mehdi (a.r.) nübüvvet yolu ile vasıl olurlar. Seyhayn, yani hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ömer (r.a.) da, nübüvvet yolu ile kavuşmuşlardır. Resulullahın (s.a.v.) himayesi altındadırlar. Şanları çok yüksekdir. 
Saadet-i Ebediye H.Hilmi Isik, 836 (Mektubat-i Rabbani'den 123.Mektup) 

... O (HZ. MEHDİ (A.S.)), ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR...
(Kemal'üd-Din, c.1, s. 305)

Hz. Mehdi (a.s.) HERHANGİ BİR TARİKATA, HERHANGİ BİR MÜRŞİTE BAĞLI OLMAYACAKTIR, zira feyizleri ve bereketleri kurb-ü nübüvvet yolundan olacaktır. HER KİM BU YOLDAN VASIL OLUR İSE, ONUN İÇİN ARADA BİR HAİL VE BİR VASITA YOKTUR. HATTA O, FEYİZLERİ VE BEREKETLERİ HERHANGİ BİR KİMSENİN TAVASSUTU OLMADAN ALIR. Yani şeyhe, mürşide ihtiyacı olmadan doğrudan nübüvvet yolu ile vasıl olur.

DERYA GÜZELYURT / İSTANBUL - 22.07.09 - 17.41

Mehdi'nin omzunda Peygamber Efendimiz'deki nübüvvet mührü bulunacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasarr Fi Alamatil Mehdiyy- il Muntazar, s. 41)

Mehdi'nin omzunda Peygamber'in alameti vardır. (Kıyamet Alametleri, s. 165/Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23)

Mehdi'nin omzunda Peygamber'in nişanı vardır. (Kıyamet Alametleri, s. 163)

Hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere Hz. Mehdi (a.s.)'nin iki omuzu arasında Hz. Muhammed (sav)'de olduğu gibi açık bir alamet olan "nübüvvet mührü" olacaktır.

Cabir b. Semüre'den rivayet edilmiştir: "Resululah'ın mühürü güvercin yumurtası kadar bir yumru idi." (Sünen-i Tirmizi, 6/126)

Abdullah b. Sercis'ten rivayet edilmiştir: "(Resulullah'ın) iki küreği arasında sol küreği bölümü tarafında üstü siğilleri andıran beneklerle dolu peygamber mührüne baktım." (İbni Kesir, Şemail-i Resul, s. 53)

Ebu Saib b. Yezid'den rivayet edilmiştir: "Gözüm Peygamberimiz'in iki omuzu arasındaki mühüre ilişti." (Sünen-i Tirmizi, 6/126)

Hz. Mehdi (a.s.)'nin Resulullah (sav)'da olduğu gibi sırtında mühür olması çok hayret verici ve büyük bir mucize. İnşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)'yi görmek, onun talebesi, yardımcısı olmak nasip olur.

MÜNEVVER BAŞEĞMEZ / BOLU - 22.07.09 - 15.04

"BÜYÜK MEHDİ"NİN DÖRT EHEMMİYETLİ VAZİFESİNİN VE DAHA EVVEL GELİP GEÇEN KÜÇÜK MEHDİLER "BÜYÜK MEHDİ"NİN BİR KISIM VAZİFELERİNİ BİR CİHETTE (bir açıdan) İCRA ETTİKLERİNİ (yerine getirdiklerini) ve ŞERİAT-I MUHAMMEDİYE'Yİ (A.S.M.) (Peygamberimiz (sav)'in yolunu, Kuran ahlakını) VE HAKİKAT-İ FURKANİYEYİ (Kuran ahlakının esaslarını, hakikatlerini) VE SÜNNETİ AHMEDİYEYİ (A.S.M.) (Peygamberimiz (sav)'in sünnetini) İHYA İLE (yeniden canlandırma ile), İLAN VE İCRA İLE (herkese duyurarak ve uygulayarak), BAŞKUMANDANLARI OLAN "BÜYÜK MEHDİ"NİN KEMAL-İ ADALETİNİ (yüce adaletini) VE HAKKANİYETİNİ (haktan ve doğruluktan ayrılmayışını, doğruluğunu) DÜNYAYA GÖSTERMELERİ gayet makul olmakla beraber, gayet lazım ve zaruri ve hayat-i içtimaiye-i insaniyedeki düsturların (cemiyet hayatına ait kuralların) muktezasıdır (gereğidir). (Şualar, s. 456)

... İHYA İLE (yeniden canlandırma ile), İLAN VE İCRA İLE (herkese duyurarak ve uygulayarak), BAŞKUMANDANLARI OLAN "BÜYÜK MEHDİ"NİN KEMAL-İ ADALETİNİ (yüce adaletini) VE HAKKANİYETİNİ (haktan ve doğruluktan ayrılmayışını, doğruluğunu) DÜNYAYA GÖSTERMELERİ gayet makul olmakla beraber, gayet lazım ve zaruri ve hayat-i içtimaiye-i insaniyedeki düsturların (cemiyet hayatına ait kuralların) muktezasıdır (gereğidir).

Şahsı manevici kardeşlerime soruyorum; İLAN VE İCRA (herkese duyurma ve uygulama) yapan, BAŞKUMANDAN, BÜYÜK MEHDİ olarak yüce adaletini ve HAKKANİYETİNİ, DÜNYAYA GÖSTEREN kimdir?
KEMAL-İ ADALETİNİ (YÜCE ADALETİNİ) gösteren kimse hakim hükmündedir, mahkum hükmünde olmaz. Dünya çapında adaleti sağlayan, hakimlik görevi olan Hz. Mehdi (a.s.) zuhur etmek üzeredir.

NECDET KALEMLİ / ŞANLIURFA - 22.07.09 - 13.55

...Hz. Mehdi (a.s.), dini Peygamberin (s.a.v.) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) DÜŞMANLARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK. Çünkü onlar Hz. Mehdi (a.s.)'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA  GELMEYECEKLER... ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ) KILINCI KARDAŞLARIDIR. Kılıcından korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler. ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) AÇIK DÜŞMANLARI FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Bu imamın (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek... ŞAYET ELİNDE  KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ.Lâkin Cenâb-ı Hak, onu (Hz. Mehdi (a.s.)'ı)keremiyle ve kılınç (kardeşleriyle) ile tathir edecek (temizleyecek), ONLAR ONA (Hz. Mehdi (a.s.)'a) İTAAT EDECEKLERDİR. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA İMTİYAZLARI KALMAYACAK, HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Mehdi'nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan (Hz. Mehdi (a.s.)'den) hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN (HZ. MEHDİ (A.S.)'DEN) NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER. (Medineli Allâme Muhammed b. Resul el-Hüseynî el-Berzencî, Kıyamet Alametleri, s. 187, Pamuk Yayıncılık)

Resulullah (sav)'tan gelen bu Hadis-i şerif bir mucizeyi anlatıyor.

MURAT KUNDURACI / KASTAMONU - 22.07.09 - 13.39

Süleyman Efendi Hazretleri (K.S)'nin bağlısı olan kardeşlerimiz mürşitlerini Hz. Mehdi (a.s.) bilirler. Bir çok Nur talebesi de Said Nursi Hazretlerini Hz. Mehdi (a.s.) bilir. Muhammed Raşit Erol Hazretleri (K.S)'nin birçok talebesi, o mübarek insanı Hz. Mehdi (a.s.) bilirlerdi. El Hac Molla Muhammed Ali Doğan Hocaefendi'nin de talebeleri Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu düşünmektedirler. Sayın Necmettin Erbakan Hocamızıda Hz. Mehdi (a.s.) olarak düşünen bir çok kişi var. Aynı şekilde Fetullah Gülen Hocamızın da Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu düşünen çok sayıda talebesi var.

Dünyanın hemen her yanında, hemen her Müslüman cemaat, mürşitlerini Hz. Mehdi (a.s.) olarak biliyorlar veya Hz. Mehdi (a.s.) olabileceğini düşünüyorlar. Bu durumuda açık açık söylüyorlar. Bu bir sevgi gösterisidir, bir iltifattır, bir duadır. O kişinin Hz. Mehdi (a.s.) olmasını temenni eden bir dua.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri (K.S)'de bu konuyu şu şekilde açıklamıştır;

... Çünki ziyade hüsn-ü zan (insanların mürşitlerinin Hz. Mehdi (a.s.) olabileceklerini düşünmeleri), eskiden beri cereyan ediyor ve itiraz edilmez. Ben de o kardeşlerimin pek ziyade hüsn-ü zanlarını bir nevi dua ve bir temenni ve Nur talebelerinin kemal-i itikadlarının bir tereşşuhu (yansıması) gördüğümden onlara çok ilişmezdim. (Emirdağ Lahikası, s. 248)

Demekki İslam aleminin her yerinde birçok kişi mürşidini Hz. Mehdi (a.s.) biliyorlar. Dünya çapında olan bu durum Cübbeli'yi pek ilgilendirmemiş. Fakat her nasılsa Sayın Harun Yahya çıkıp "Hz. Mehdi (a.s.)'nin bir kısım alametleri bana uyuyor, fakat ben Mehdilik iddia etmiyorum" demesiyle Cübbeli'yi bazı aileler ziyaret etmeye başladı. Bazı ilginç insanlar, ilginç tavsiyelerde bulunup, ilginç destekler sağladılar. Cübbeli'yi muazzam bir telaş sardı, muazzam bir gayret geldi, hemen 5 CD'lik bir set hazırladı. Bu durum her zaman olduğu gibi çok hayırlı oldu. Bütün Türkiye ve bütün İslam alemi Hz. Mehdi (a.s.)'nin bu yüzyılda geleceğini, Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunun gerçek olduğunu anlamış oldu. Hz. Mehdi (a.s.) konusunda son yüzyılların en geniş çaplı ve en geniş bilinçlenmesi oluştu.

NALAN DÜRÜST / İSTANBUL - 21.07.09 - 15.

Cübbeli'nin çıkıp "Bu yüzyılda İslam dünyaya mutlaka hakim olmalı, İslam ahlakının dünyaya hakim olması için vargücümüzle gayret etmeliyiz. Bütün dünyayı zulüm kaplamış, deccaliyet kaplamış, Darwinizmi, materyalizmi, komünizmi, satanizmi, Marxizmi bütün sapkın ideolojileri, Kuran'ın hakikatleriyle, fikirle, düşünceyle, ilimle, fenle, sanatla, kültürle, güzel sözle, barışla, kardeşlikle, sevgiyle yok etmeliyiz. Bu yüzyıl İslam'ın yüzyılı." demesi gerekir. Eğer bu sözleri söyleyemiyorsa veya söylemek istemiyorsa, halinin düzelmesi için Allah'a yalvarması ve çok dua etmesi gerekir.

SAİT YEŞİLYURT / SAMSUN - 21.07.09 - 13.59

"Ümmetimden bir taife Allah'ın emri gelinceye kadar (kıyamete kadar) hak üzerinde olacaktır."

Hadis-i şerifin de,

"Ümmetimden bir taife.." fıkrasının (bölümünün) makam-ı cifrîsi (cifir hesâbına göre olan netice, sayı değeri) 1542 (2117) ederek nihayet-i devamına (varlığının sonuna) îma eder...

Bediüzzaman Hazretleri, 2117 yılında ümmetin icabet ömrünün biteceğini, bu durumdan 3 yıl sonrada kıyametin kopacağını söylüyor, yani 1545 yılında, Allahualem, inşaAllah.

Enes Malik 'den tahric etti. O dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: DÜNYANIN ÖMRÜ, AHİRET GÜNLERİNDE YEDİ GÜNDÜR. Allah-u Teala buyurdu ki: RABBİN KATINDA BİR GÜN SİZİN SAYDIKLARINIZDAN BİN YIL GİBİDİR. Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teala onun için gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişcesine ŞU DÜNYANIN YEDİ BİN YILLIK ÖMRÜ MÜDDETİNCE SEVAP YAZAR.
(Ali B. Hüsameddin el-Muttaki, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 88)

Ahmed İbni Hanbel İlel'inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed'den O da Vehb'den rivayet etti:
DÜNYADAN BEŞ BİN ALTI YÜZ YIL GEÇMİŞTİR.
(Ali B. Hüsameddin el-Muttaki, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir zaman, sf. 89)

HİCRETTEN 1400 SENE SONRAKİ AKİDLERDEN İKİ VEYA ÜÇ AKİD SAY (Bir akid on senedir). O VAKİT MEHDİ EMİN ÇIKAR. (Esme-l Mesalik Lieyyam-il Mehdîyy-il Meliki Li Küll-id Dünya Biemrillah-il Malik, Kelde bin Zeyd 216)

Hadis-i şeriflerden ve Bediüzzaman'ın açıklamalarından açıkça anlaşıldığı gibi ümmetin icabet ömrü 1500 seneyi geçmiyor, yani Allah'ın dilemesiyle Hicri 1600 yılına kalmadan kıyametin kopması gerekiyor. Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışı içinde bu yüzyıldan başka yüzyıl yok. Resulullah (sav)'ın doğru söylediğini, Bediüzzaman Hazretleri'nin doğru söylediğini Cübbeli yakın bir zamanda anlayacak, inşaAllah.

GÜLTEN MERİÇ / İZMİR - 21.07.09 - 13.57

Doğu Türkistan'da bu yüzyılda 35 milyon Doğu Türkistan'lı Müslüman kardeşimiz şehit edildi. Irak'da, Afganistan'da, Çad'da, Cezayir'de, Filistin'de dünyanın her yerinde Müslümünlar kitleler halinde katlediliyor. Cübbeli bütün alametler çıkmasına rağmen "Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda gelemeyecek, çok ileri yüzyıllarda gelecek" diyor. Bu yüzyılın müceddidi kim, ondan da bahsetmiyor. Hiç olmazsa İslam'ın dünya hakimiyetinin bu yüzyılda olabileceğini söylemesi lazım. Herhalde yine konu Mehdiliğe çıkar diye onu da söyleyemiyor. Cübbeli'yi bir Hz. Mehdi (a.s.) paniği sarmış benim gördüğüm. Herşeyin doğrusunu Allah bilir. Selamün aleyküm.

ZAFER TEMİZYÜREK / İSTANBUL - 21.07.09 - 11.21

Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir. (Al-i İmran Suresi, 101)

Yani kim Allah'ın yoluna, Kuran'a, İslam'a Allah sevgisiyle, imanla sıkı sıkı ya bağlanırsa o dosdoğru olan bir yola iletilmiştir.

Bir insanın Allah'a tutunması, elle herhangi bir cisme tutunması gibi değildir. Ayet-i Kerime müteşabihtir. Cübbeli bu konuları artık anlamalı, müteşabih Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i şerifler olduğunu kabul etmeli.

VEDAT ATILGAN / ELAZIĞ - 20.07.09 - 17.09

Hz. Mehdi (a.s.)'nin dış görünümü ile ilgili Hadis-i Şeriflerde şu bilgilere yer verilmiştir.

Hz. Mehdi (a.s.) seyyid olacaktır. Çok güzel yüzlü ve nurludur. Burnu güzel, alnı açık ve geniştir. Alnında bir ben, bir yara izi vardır. Alnında hafif bir içbükeylik vardır. Çekik gözlüdür, yanağında ben vardır. Yanağındaki ben Hz. Musa'nın yanağındaki ben gibidir. Dişleri parlak, kaşları kavisli, cildi parlak, saçları siyahtır. Saçları güzelliğiyle dikkat çekecektir. İki kaşı arasında küçük bir kaş çukuru vardır. Sakalı bol ve sıktır. Rengi Arap rengidir, endamı beni İsrail gibidir. Orta boylu ve geniş vücutludur. Omuzları, karnı, uylukları geniştir. Sağ bacağında bir iz vardır. Omuzunda nübevvet mührü vardır. Sırtında bir ben, ayrıca yaprak şeklide bir ben daha vardır. Adımlarını dışarı basarak yürüyecektir. İnsanlara güzel simalı biri olarak gelecektir. Görünümüyle İsrailoğlullarına benzeyecektir. Çıktığında 30'lu yaşlarında olacaktır. İleri yaşlarında da genç görünümlü ve genç yüzlü olacaktır. Bedeni ve sesi çok güçlü olacak; aynı zamanda da sözleri ve konuşmalarıyla dünya çapında çok büyük etki uyandıracaktır. Samimi insanlar Hz. Mehdi (a.s.)'yi alametlerinden tanıyacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), güçlü imanı, heybeti, vakarı, soylu tavırları ve Peygamberimiz (sav)'in onun hakkında yaptığı tariflerle tanınacaktır. İstanbul'u manen fethedecektir. Elbiseleri parlak olacaktır. Evlenmeyecektir. Malı mülkü olmayacaktır. Allah onu bir gecede ıslah edecektir. Boynunda hiçbir biat olmayacaktır. İsmi, Peygamberimiz (sav)'in ismine uygun olacaktır. Babasının ismide, Peygamberimiz (sav)'in babasının ismine uygun olacaktır.

HİCRETTEN 1400 SENE SONRAKİ AKİDLERDEN İKİ VEYA ÜÇ AKİD SAY (Bir akid on senedir). O VAKİT MEHDİ EMİN ÇIKAR. (Esme-l Mesalik Lieyyam-il Mehdîyy-il Meliki Li Küll-id Dünya Biemrillah-il Malik, Kelde bin Zeyd 216)

Bu alametlerin bir çoğu Cübbeli'ye uyuyor. İstanbul'da olması, İsminin Ahmed olması, orta boylu olması, saçlarının siyah olması, sakalının olması gibi birçok alamet uyuyor. Niye bu kadar tedirgin oluyor ki?

GÜNSU YENİÇERİ / BURDUR - 20.07.09 - 13.29

Ben Burdur da yaşıyorum. Eğer Cübbeli olmasaydı Mehdilik konusunu herhalde bu kadar kapsamlı anlayamazdım. Sitenize girince baştan sona, bütün mesajları okudum. Cübbeli'nin telaşlı üslubundan Hz. Mehdi (a.s.) çıktığını anladım. Özel CD hazırlaması çok manidar. Hazırladığı CD'yi alıp, inceledim. Üslubundaki telaş çok dikkatimi çekti. Anlattıklarından Resulullah (sav)'ın Hadis-i şeriflerindeki derinliği, hikmeti ve müteşabih yönleri anlayamadığını gördüm. Bu yüzyılda İslam'ın hakim olmayacağını ilan etmesi ve bu durumdan emin bir üslupla konuşması yaşadığı paniği gösteriyor.

HÜSNÜ TÜRKOĞLU / ADIYAMAN - 19.07.09 - 20.47

YAĞMUR BOMBASI: "Deccal göğe emredip YAĞMUR YAĞDIRACAK..." (Kıyamet alametleri  baskı 10 sf. 219)

Cübbeli'ye göre Deccal göğe yağmur yağdır diye seslenince, bulutlar toplanacak ve yağmur yağacak.

Ama benim anladığım Hadis-i şerifte yağmur bombasına işaret ediliyor. Yağmur bombası, çok soğuk bulutlara, buz kristalleri saçarak yağmur ve kar şeklinde yağışın sağlanmasıdır. Bir uçak kullanılarak, bulutların içine katı karbondioksit (kuru buz) tanecikleri saçılır. Bu son dönemde bulunan bir teknolojidir. Resulullah (sav) mucize olarak, 1400 sene öncesinden ahirzamanda gelişen bu teknolojiyi bildirmiştir.

ASLI GÜRATA / İZMİR - 19.07.09 - 17.20

Cübbeli "Hz. Mehdi (a.s), tekbir getirecek bütün kaleler, surlar, binalar, evler heryer yıkılacak" diyor. Peygamberimiz (sav) "Hz. Mehdi (a.s) kan akıtmayacak" diye bildiriyor.

Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)'in yolunda gidecek, UYUYAN KİŞİYİ UYANDIRMAYACAK, KAN DA AKITILMAYACAKTIR. (Kıyamet Alametleri, sayfa 163)

Eğer Hz. Mehdi (a.s.)'nin tek bir sözüyle kaleler, surlar, binalar, evler, heryer yıkılacak olsa, o zaman yıkılan yerlerin içindeki bütün insanların ölmesi lazım. Cübbeli bu konuda hata yapıyor. Müteşabih Hadis-i şerifleri anlamıyor, o yüzden anlattığı birçok konu Hadis-i şeriflerle çelişiyor.

Benim Hadis-i şeriften anladığım şu; Hz. Mehdi (a.s.) Allah'ı anarak, imanla, kültürle, bilgiyle, akılla küfrün kalelerini manen yıkacak, fethedecek. Burada ki insanların İslam'a, Kuran'a karşı sevgilerini arttıracak ve küfrü manen fethederek böylece küfrün bütün kalelerini yıkmış olacak.

NECDET SOYLU / TOKAT - 19.07.09 - 15.02

Cübbeli'ye sormak istiyorum;

Bu yüzyılda İslam dünyaya hakim olacak mı? Eğer hakim olmayacak diyorsa, nasıl bu kadar emin olabiliyor? Bu Allah'ın rahmetinden ümit kesmek olmaz mı? Küfür ahlakı dünyaya hakim olabiliyor da, islam ahlakı neden hakim olamıyor?

Hadis-i şeriflere göre her yüzyılda bir müceddid gelecek, inşaAllah. O zaman bu yüzyılın müceddidi kim? Eğer bu yüzyılda gelmeyecek diyorsa, bunun hikmeti ne olabilir? Cübbeli "tek kaldım" diyor, acaba kendisinin mi bu yüzyılın müceddidi olduğunu düşünüyor. Eğer öyle ise açık açık, samimi olarak söylemesi gerekmez mi? Kendisinin olduğunu düşünmüyorsa, o zaman bu yüzyılın müceddinin kim olduğunu düşünüyor? Bu saklanacak bir konu değil. 1400 yıldan beri her yüzyılın müceddidi biliniyor, bir tek bu yüzyılın müceddidi mi bilinmiyor? Cübbeli, alim olduğunu söylüyor, çok şey bildiğini iddia ediyor, gelin bana sorun diyor. Ben de ona soruyorum. Büyük alim olduğuna göre bu konuyu da biliyor olması lazım.

MAHMUT PALA / YOZGAT - 18.07.09 - 18.35

Bu yüzyılda küfür hakim olabilir ama İslam hakim olamaz demek çok akılsızca bir sözdür. Avrupa Birliği olabilir ama İslam Birliği olamaz, Şangay İşbirliği olur ama İslam Birliği olmaz, Akdeniz Ülkeleri Birliği olur ama İslam Birliği olmaz, Amerika Birleşik Devletleri olur ama İslam Birliği olmaz, Rusya Federasyonu olur ama İslam Birliği olmaz, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği olur ama İslam Birliği olmaz... Bu yanlış mantıklar baştan sona şeytanidir. İslam Birliği, Türk-İslam Birliği şeklinde mükemmel bir oluşumla bu yüzyılda kurulacaktır, İNŞAALLAH.

MUSTAFA CAFER TOPÇU / İSKENDERUN - 18.07.09 - 17.19

İSA ALEYHİSSELAM'I NUR-U İMAN İLE (imanın ışığıyla) TANIYAN ve TABİ OLAN CEMAAT-İ RUHANİYE-İ MÜCAHİDİNİN (mücadele eden ruhani cemaatinin) KEMMİYETİ (sayısı), Deccal'in mektepçe ve askerce ilmi ve maddi ordularına nispeten çok AZ VE KÜÇÜK olmasına işaret ve kinayedir (maksadındadır). (Şualar, s. 495)

Şahsı manevici kardeşlerime soruyorum: İSA ALEYHİSSELAM'I NUR-U İMAN İLE (imanın ışığıyla) TANIYAN cümlesinden ne anlıyorsunuz?

1.NUR-U İMAN İLE bu kişiler kimi tanıyor? İSA ALEYHİSSELAM'I tanıyorlar. Şahsı maneviyi, tanımıyorlar Hz. İsa (a.s.)'nın bizzat kendisini tanıyorlar.
2. İSA ALEYHİSSELAM'I tanıyan kim? İnananlardan oluşan ruhani cemaat.
3. İnananlardan oluşan ruhani cemaat nasıl Hz. İsa (a.s.)'yı tanıyor? İmanın nuru, feraset ve basiretle Hz.İsa (a.s.)'daki üstün ahlak özelliklerini, yüksek iman alametlerini görerek Hz. İsa (a.s)'yı tanıyorlar.
4. Hz. İsa (a.s.)'nın cemaati kalabalık mı? Hayır değil. Hz. Mehdi (a.s.)'nin cemaati gibi az sayıda Müminden oluşan küçük bir cemaat.
5. Bu küçük cemaatin lideri ve yöneticisi kim? Hz. İsa (a.s.).

Şahsı manevici kardeşlerimizin bir kısmı belki iman zaafiyetiyle Hz. İsa (a.s.)'nın şahıs olarak geleceğine inanamıyor olabilirler. Allah'a dua etsinler, sebebe sarılsınlar, imanlarını güçlendirsinler, iman hakikatleri okusunlar. Hz. İsa (a.s.) şahıs olarak gelecek. Hıristiyan aleminin başına bir Müslüman lider olarak geçecek. Bütün Hıristiyan aleminin Müslüman olmasına vesile olacak. Hz. Mehdi (a.s.)'ye tabii olacak, veziri olacak. Birlikte İslam'ı bütün dünyaya hakim edecekler.

SÜLEYMAN İZMİRLİ / BARTIN - 17.07.09 - 13.24

Şahsı manevicilerin izahları makul değil. Cübbeli'nin izahları da makul değil. Modernistlerin iddiaları hiç değil. Harun Yahya'nın izahları çok makul.

Çünkü şahsı maneviciler Bediüzzaman'ın "şahıs" ve "zat" ifadelerini anlamazlıktan geliyorlar, açık, sarih izahlarını alenen reddediyorlar. Hz. Mehdi (a.s.) zamanında İslam hakim olacak, Hz. Mehdi (a.s.) hem komutan, hem hakim konumunda olacak. Bütün Müslümanlar onu destekleyecek ve ona yardımcı olacak. Hz. İsa (a.s.) nuzül edecek. Hz. Mehdi (a.s.)'yi imamlığa geçirtip, onunla birlikte namaz kılacak. Bütün Hıristiyanlık alemi ve bütün ehl-i kitap Müslüman olacak. İslamiyetten başka din kalmayacak. Bediüzzaman'ın Hadis-i Şeriflerden anlattığı bütün bu olaylar malum Bediüzzaman'ın devrinde olmadı. Şahsı Maneviciler bu anlatılanların doğru olduğunu kendileri de biliyorlar ama anlamazlıktan geliyorlar.

Cübbeli'de şöyle diyor: "Müslümanların bahçelerinden 50 metrelik, 100 metrelik, 3-5 metre çapında, silindir biçiminde saf altından sütunlar fışkıracak. Gökyüzü Meleklerle dolacak ve dünyadaki her insana kendi lisanından Hz. Mehdi (a.s) hakkında bilgi verecekler. Akdeniz cam gibi donacak, Adriyatik Denizi tamamen çekilip yok olacak, Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri Adriyatik Denizi'nin zemininde kuru yerde kamp kuracaklar. Hz. Mehdi (a.s.)'ye tank, top, atom bombası etkili olmayacak. Hz. Mehdi (a.s.) sadece tekbir getirerek binaları, kaleleri yerle bir edecek, yıkacak." Bu anlatıklarına Cübbeli'nin kendisininde inandığını zannetmiyorum.

Fakat Harun Yahya'nın anlattıklarının hepsi tahakkuk etti. İnsanların gözleriyle görecekleri, kulaklarıyla duyacakları şekilde yüzlerce alametin oluştuğunu bütün insanlar gördü. Meydana gelen paniğin sebebi bu. Bütün açıklığıya Mehdiyetin zuhur ettiğini farkındalar. Son ikiyüz, üçyüz yıldan beri Mehdiyet hiç bir zaman bu kadar gündemde olmamıştı. Bu durum bile Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhur ettiğinin bir alametidir.

SUAT TUNALI / KÜTAHYA - 16.07.09 - 14.52

ONUN İSMİYLE (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN İSMİYLE) SEMADAN NİDA OLUNACAK ve hiç kimse onun Mehdiliğini inkar edemeyecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

SEMADAN BİR SES ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ) İSMİYLE ÇAĞIRACAK ve doğuda, batıda hatta uykuda olan bile bu sesi duyacak ve uyanacaktır. (El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 56)

Hiçbir peygamber zamanında böyle bir durum olmamıştır. Bu sadece Hz. Mehdi (a.s.) zamanında olacaktır. Resulullah (sav)'ın, 1400 yıl öncesinden ahirzaman araçlarından tren, televizyon, radyo, uçak, telefon ve diğer teknik aletleri bildirmesi ve dikkat çekmesi çok olağanüstü bir durumdur, Resulullah (sav)'ın yüzlerce mucizesinden bir kısmıdır.

KAAN YILMAZ / BOLU - 16.07.09 - 12.34

Fetullah Gülen Hocaefendi'nin Çağ ve Nesil Serisi'nde Hz. Mehdi (a.s.) için yazdığı yazıyı göndermek istiyorum.

Sen buhranlı dönemlerin celadetli ve yanı zamanda şefkatli zimamdarı! Sen ölü ruhların ab-ı hayatını dudağında taşıyan hakikat eri!(Hz. Mehdi (a.s.)) Sen onulmaz dertlerimizin Mesihi ve Lokmanı! Renklerimizin sarardığı, nabızlarımızın durgunlaştığı ve soluklarımızın hırıltıya dönüştüğü; cenaze alayları ve kafuri kokularıyla bir hal olduğumuz şu günlerde, senin şimşekler gibi çakan bakışlarına, yıldırımlar gibi gürleyen beyanına ve sağnak sağnak millerin bağrına dökülüp onunla kaynaşan, ona yeni istihale yollarını açan uyarıcı gücüne, değiştirici iradene, Kerbela mağdurları gibi muhtaç ve susamış durumdayız...
Gel! Yıllaryılı hep eski destanlarla avunup duran ve yeni dünyanın binbir hokkabazlıkları karşısında şaşırıp kalmış şu kendi nesline, yeni türküler söyle; seni ve beni anlatan yeni türküler... Gel! Ve yıllardan beri ortalığı alıp götüren şu binbir hezeyan karşısında, fersiz yüreklere, mecalsiz ruhlara birşeyler yapabilmek azmini ve ümidini getir... (Çağ ve Nesil, Nisan 1981, sf.128-129)

ÖMER SOYARSLAN / BOLU - 16.07.09 - 11.29

H.8 --- İbni Abd-il Hamid, Tefsir'inde diyor ki; Muhammed b. Fadl, Hammad b. Zeyd'den, O da Yahya b. Atik'den, O da Muhammed b. Sirin'den, O da Müslüman olmuş kitap ehli birisinden rivayet ettiler ki: Allah, gökleri ve yerleri altı günde yaratmıştır. Rabbimin yanında bir gün, sizin dünya hayatında saydığınız bin yıl gibidir. Ve dünyanın eceli altı gündür, yedinci günde kıyamet kopacaktır. ALTI GÜN GİTMİŞTİR VE SİZ YEDİNCİ GÜNDESİNİZ.

H.28 --- Ahmed İbni Hanbel İlel'inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed'den O da Vehb'den rivayet etti: DÜNYADAN BEŞ BİN ALTI YÜZ YIL GEÇMİŞTİR.
Müellifin görüşü: Bu hadis-i şerife gösteriyor ki, Ümmet-i Muhammed'in ömrü en az 1400 yıl olacaktır.(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 89)

Cübbeli'nin sahih olan bu iki Hadis-i Şerifi çok dikkatli incelemesi gerekir. Ümmetin icabet ömrünün 1500 yılı aşmayacağı Hadis-i Şeriflerde çok açıkça görülüyor. Bu durum Hz.Mehdi (a.s)'nin bu yüzyılda geldiğinin çok açık ve net delilidir. Bu Hadis-i Şerifleri Suyuti naklediyor. Cübbeli ümmetin ömrünün 1500 yılı aşmayacağıyla ilgili Hadis-i şerif yok diye yemin ediyor. Hadis-i Şeriflerin varolduğu açıkça belli olduğuna göre, tevbe, istiğfar edip, sarih olarak ispatı olan bu gerçeği söylemesi gerekir.

METİN YILMAZ / KASTAMONU - 16.07.09 - 11.01

Yıllaryılı bizi kurtaracak insanın hasretini çekip durduk... yaramızı saracak, derdimize derman olacak insanın hasretini... Hele havanın iyiden iyiye karardığı ve yolların karmaşıklaşdığı günümüzde. O, bizim için hava oldu; ziya oldu; ab-ı hayat oldu. Vaslına erme üminidi yitirecek hale gelsek bile yine O "mahbub-u muntazar"ı (Mehdi Muntazar'ı) herkese soracak ve her yerde O'nun türküsünü söyleyeceğiz... Bizi bağrına basacak, acılarımızı dindirecek ve kötü tutkulardan kurtaracak "başyüce" insana (Hz. Mehdi (a.s.)'ye). (Fethullah Gülen, Hasretini Çektiğimiz İnsan, Sızıntı Dergisi, Şubat 1980, Cilt 2, Sayı 13 )

YUSUF YAYLA / ANKARA - 15.07.09 - 16.37

Ashabın büyüklerinden Ka'b hazretlerinin (ra) Resulullah Efendimiz (sav) hakkında nazmettiği "Banet Sü'ad" adlı kasideye, ondukuzuncu asır Osmanlı ricalinden Eyüb Sabri Paşa "Azizü'l-Asar" adıyla bir şerh yazmış ve bu 1291 yılında İstanbul'da 283 sahife olarak basılmıştır. Bu kitabın 176'ncı sayfasından özetle şöyle yazılmaktadır:

"Bazı keşif sahipleri Hazret-i İmam Mehdi radiyallahu anh'ın 1400 hicri yılında zuhur edeceğini tahmin etmişlerdir... Bazıları ise 1422 yılını göstermiştir."

Şu anda hicri 1419 yılındayız. Mehdi'nin zuhuruna az kalmıştır...

... Haberlerde Mehdi hazretleri zuhur edince bir kısım ulemanın onu tanımayacağı, karşı geleceği bildiriliyor. BUNLAR ULEMA-İ SU'DUR.

MÜSLÜMANLARI OYALAYAN, AFYONLAYAN, ALDATAN, UYUTAN KİŞİLER... (Mehmet Şevket Eygi, Milli Gazete, 15/06/1998)

ULEMA-İ SU:
1. Gerçeği gizleyen alimler anlamında bir tabirdir. Bu kişiler suyun önünü tıkayan taş gibidir. Ne kendileri su içer, ne de başkalarının istifade etmesine fırsat verir. Hz. Mehdi (a.s)'nin ve Hz. İsa (a.s.)'nın bu yüzyılda gelecekleri Hadis-i şeriflerden açık açık anlaşıldığı halde bu gerçeği gizleyen sözde alimlere "ULEMA-İ SU" şeklinde işaret edilmiştir.
2. Müslümanları oyalayan "Hz. Mehdi (a.s.) eski zamanlarda geldi geçti veya daha ileriki yüzyıllarda gelecek veyahut hiç öyle bir şey yok" diyerek yanlış bilgiyle Müslümanları oyalayanlar.
3. Müslümanlara açık, net ve sahih olan Hadis-i şerifleri bildirmeyip hurafelerle aldatan, uyutan, Müslümanların canlılığını, şevkini, heyecanını kıran, onları alakasız hedeflere yönelten, durumu muhafazaya çalışan, Müslümanları nötr, durgun, hedefsiz, gayesiz bırakanlar.

Ehl-i sünnet itikatına titizliğiyle bilinen, pek muhterem Mehmet Şevket Eygi Hocamız bu konuyu çok özlü ve mükemmel şekilde açıklamış. Ben de muhterem Hocamızın anlattıklarından, ne anladığımı yazmak istedim. Hürmetler, saygılar, Selamünaleyküm.

MURAT YİĞİT / AFYON - 15.07.09 - 16.19

Anlatılan mana üzerine, Allah-u Teala şöyle buyurdu.
"Zikri Biz indirdik, şüphesiz onun koruyucuları Biziz." (15/9)
"Bilesin ki: Resulullah (sav) Efendimizin ümmeti arasından çıkanlar pek kamildirler. Yani ; Resulullah (sav) Efendimizin irtihali üzerinden bin sene geçtikten sonra... isterse az olsunlar. Onların pek kemalli olmamaları şunun içindir ki: Şeriatın takviyesi, pek tamam şekliyle hasıl ola.
ARADAN BİN SENE GEÇTİKTEN SONRA, MEHDİ'NİN GELİŞİ DE BUNUN İÇİNDİR. ONUN MÜBAREK KUDUMÜNÜ (GELİŞİNİ) HATEMÜ'R-RUSÜL RESULULLAH (SAV) EFENDİMİZ MÜJDELEMİŞTİR. İsa (as) dahi aradan bin sene geçtikten sonra nuzül edecektir. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 1. cilt, 209. Mektup, s. 455-456)

Resulullah (sav)'ın vefatından sonra 1419 sene geçmiştir. İmam Rabbani Hazretleri'nin bildirdiği vakte çoktan girilmiştir.

HİCRETTEN 1400 SENE SONRAKİ AKİDLERDEN İKİ VEYA ÜÇ AKİD SAY (Bir akid on senedir). O VAKİT MEHDİ EMİN ÇIKAR. (Esme-l Mesalik Lieyyam-il Mehdîyy-il Meliki Li Küll-id Dünya Biemrillah-il Malik, Kelde bin Zeyd 216)

Kelde bin Zeyd'in, Resulullah (sav)'dan aktardığı bu Hadis-i şerifde Hz. Mehdi (a.s.)'nin Hicri 1430'larda belli olmaya başlayacağını anlıyoruz. Hem İmam Rabbani Hazretleri'nin, hem diğer ehl-i sünnet ulemesının aktardığı bilgilerde hep aynı netice çıkıyor. Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda çıkacak.

NAHİT ARSLAN / ERZURUM - 15.07.09 - 16.17

"Mesîh ve Mehdî ile alakalı hadis-i şerifler ve ümmetin kabulü esas alınınca nüzûl-ü Îsâ'ya (Hz. İsa'nın tekrar yeryüzünü gelişine) ve zuhur-u Mehdî'ye (Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışına) inanmak Efendimiz (sav)'e îtimadın ve güvenin ifadesidir." (Fetullah Gülen, Mesih Nerede? Mehdi Kim? 11.10.2004)

Fetullah Gülen Hocamızın yazıları dikkatli okunursa Hz. Mehdi (a.s.)'nin bu yüzyılda geleceğini, Hz. Mehdi (a.s)'nin bir şahıs olduğunu, bir cemaati olacağını, Hz. Mehdi (a.s.) ve cemaatinden oluşan bir şahsı manevi olacağını, bu yüzyılda İslam'ın Dünyaya hakim olacağını, Hz. İsa (a.s.)'nın şahıs olarak ineceğini, bütün ehl-i kitabı Allah'ın dilemesiyle Müslüman yapacağını, Hz. İsa (a.s.)'nın da bir cemaati olacağını, Hz. İsa (a.s.) ve cemaatinden oluşan bir şahsı manevinin olacağını anlarız. Yüzeysel bakanlar bu gerçekleri göremeyebilirler. Selamlar, saygılar.

VAHİT ARSLAN / ERZURUM - 15.07.09 - 15.32

"... evet, her vakit melekleri semâvattan yere gönderen, bazı vakitte Hazret-i Cibril'in Dıhye suretine girmesi gibi onları insan suretine vaz' eden, ruhanîleri âlem-i ervahtan gönderip beşer suretinde temessül ettiren, hattâ ölmüş velilerin ruhlarını cesed-i misaliyle dünyaya gönderen bir Hakîm-i Zülcelâl, DEĞİL SEMÂ-İ DÜNYADA CESEDİYLE BULUNAN VE HAYATTA OLAN HZ. İSÂ'YI, BELKİ ÂLEM-İ ÂHİRETİN EN UZAK KÖŞESİNE GİTSEYDİ VE HAKİKATEN ÖLSEYDİ, YİNE ŞÖYLE BİR NETİCE-İ AZÎME İÇİN ONA YENİDEN CESET GİYDİRİP DÜNYAYA GÖNDERİRDİ." demektedir. Üstad, temelde meseleye böyle yaklaşırken, nüzûl keyfiyetiyle alâkalı hadislerde zikredilen Şam'da Ak Minare'ye inmesi, bir atın üzerine binmesi.. vb. hususlarda da kat'iyen tafsilata girmemiştir." (Fetullah Gülen, Mesih Nerede? Mehdi Kim? 11.10.2004)

Muhterem Fetullah Gülen Hocaefendi, Bediüzzaman'a ve Risale-i Nur Külliyatı'na sıkı sıkıya bağlı olan, Risale-i Nur Külliyatı'nı kendisine ehemniyetli bir ölçü ihdas edinen bir kişidir. Bu açıklamada dikkat çeken hususlar şunladır;

1. Melekler semavattan yere geldiklerinde şahsı manevi olarak gelmiyorlar, şahıs olarak geliyorlar.
2. Hz. Cibril (a.s.) yeryüzüne Dıhye suretinde geldiğinde sahsı manevi olarak gelmiyor, şahıs olarak geliyor.
3. Ruhaniler âlem-i ervahtan insan suresinde geldiklerinde şahsı manevi olarak değil, şahıs olarak geliyorlar.
4. Ölmüş velilerin ruhları cesed-i misaliyle dünyaya geldiklerinde şahsı manevi olarak değil, şahıs olarak geliyorlar.
5. Meleklerin semavattan gelmesi, Hz. Cibril (a.s.)'in Dıhye suretinde dünyaya gelmesi, ruhanilerin alem-i ervahtan gelmesi, velilerin ruhlarının cesed-i misaliyle dünyaya gelmeleri nasıl kolaylıkla mümkün oluyorsa, nasıl imkansız değilse Hz. İsa (a.s.)'nın şahsının, dünyadaki bedeniyle yeryüzüne inmesi de o kadar kolay ve makuldür, ve nuzül edecektir.
6. Hatta gerçekten ölmüş olsaydı dahi Allah yine ona bir beden vererek yeryüzüne indirirdi.
7. Bütün bu delillerden de açıkça anlaşıldığı gibi Hz. İsa (a.s.) şahsı manevi olarak değil, şahıs olarak gelecektir.
8. Şam'da Akminareye inmesi, bir atın üzerine binmesi hususları yanlıştır.
9. Şam'da değil, İstanbul'da zuhur edecektir. Araba, vapur, uçak gibi bu asra ait araçları kullanacaktır.

İBRAHİM KAHVECİ / İSTANBUL - 15.07.09 - 12.27

İmam-ı Rabbani Hazretleri, Mektubat-ı Rabbani isimli eserinin, 2. cildinin, 381. Mektubunda, sayfa 1186
şöyle diyor;

Bilesin ki,
Bir hadis-i şerifte, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"KÜFÜR HER YANI İSTİLA EDİP HÜKMÜ CEMİYET İÇİNDE AŞİKARE İŞLENMEDİKÇE, MEHDİ ZUHUR ETMEZ.
Bu vakitte, vaki olan ise, KÜFRÜN İSTİLASIDIR. Onun kuvvetidir. İSLAM'IN VE MÜSLÜMANLARIN DAHİ ZAAFIDIR.
Bu vakit, Resulullah (sav) Efendimizin, ehl-i İslam'ın garib düşüneceklerini anlattığı devirdir. ONLARA NE MUTLU. Ayrıca, RESULULLAH (SAV) EFENDİMİZ ONLARI MÜJDELEMİŞTİR.
Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurdu:
"Fitne zamanında ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir."

İmam Rabbani Hazretleri Resulullah (sav)'ın vefatından 1000 yıl sonra Hz. Mehdi (a.s.)'nin geleceğini söylemiştir. Şu an Resulullah (sav)'ın vefatından itibaren 1419 yıl geçmiştir. Hadis-i şeriflerde Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunun alametleri olarak bildirilen bütün alametler çıkmıştır. KÜFÜR HER YANI İSTİLA ETMİŞTİR, HÜKMÜ CEMİYET İÇİNDE AŞİKARE İŞLENMEKTEDİR. Sahibi zaman Hz . Mehdi Muntazar (a.s.)'ın çıkması an meselesidir.

DAMLA ÇINAR / ANTALYA - 15.07.09 - 12.10

Hz. Peygamber (sav) en başta İslam'ı nasıl ayakta tuttuysa, MEHDİ de en sonunda aynı şekilde İSLAM'I AYAKTA TUTACAKTIR. (El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)

... O DİNİ (İSLAM'I) BÜTÜN DİNLERE ÜSTÜN KILMAK İÇİN elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur."(Tevbe Suresi, 33) 

Mehdi, DİNİ, PEYGAMBERİN (SAV) ZAMANINDA OLDUĞU GİBİ AYNEN TATBİK EDECEK. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak... (Kıyamet Alametleri, 186-187)

(Hz. Mehdi (a.s.) zamanında) Din birliği de olacak, artık ALLAH'TAN BAŞKASINA TAPILMAYACAKTIR. (Sünen-i İbni Mace, cilt 10, Haydar Hatipoğlu, Bab 33, s. 3-335) 

Hadis-i şerifler bu yüzyıldaki, İslam'ın Dünya hakimiyetini, hakimiyetin etkisini, detaylarını, çapını çok etkileyici bir şekilde vurguluyor. Ayet-i Kerime'de bu güzelliğe işari manada bakıyor.

CEMAL KALECİKLİ / KIRŞEHİR - 15.07.09 - 11.36

... Biattan önce, insanlar GRUP GRUP ona (Hz. Mehdi (a.s.)'ye) akın edecekler... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 25)

İnsanların Allah'ın dinine DALGA DALGA girdiklerini gördüğünde. (Nasr Suresi, 2)

Üçüncü vazifesi:
... O ZAT (HZ. MEHDİ (A.S.)) BÜTÜN EHL-İ İMANIN (iman edenlerin) MANEVİ YARDIMLARIYLA ve İTTİHAD-I İSLAM'IN MUAVENETİYLE (İslam birliğinin yardımlaşmasıyla) ve BÜTÜN ULEMA VE EVLİYANIN (alimlerin ve velilerin) ve bilhassa AL-İ BEYT'İN NESLİNDEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) HER ASIRDA KUVVETLİ VE KESRETLİ (çok sayıda) BULUNAN MİLYONLAR FEDAKAR SEYYİDLERİN İLTİHAKLARIYLA (Peygamber soyundan gelen fedakar kimselerin katılımlarıyla) O VAZİFE-İ UZMAYI (büyük görevi) YAPMAYA ÇALIŞIR. (Emirdağ Lahikası, s. 260)

Hadis-i şeriflerin bildirdiği, Üstad Bediüzzaman'ın söylediği vakit gelmiştir. Önümüzdeki yirmi yıl içerisinde bu hayırlı işlerin hepsi olup bitecektir, inşaAllah.

ZAFER ÜSTÜNKAYA / HAKKARİ - 15.07.09 - 11.11

Allah bizimle insanları nasıl şirk adavetinden (düşmanlığından) kurtararak, onların kalplerine ülfet ve muhabbet yerleştirmiş ve din kardeşi yapmışsa, MEHDİ İLE fitne adavetinden kurtaracak ve KARDEŞ YAPACAKTIR. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Ali b. Hüsameddin el-Muttaki, s. 20)

... (ALLAH) KALPLERİNİZİN ARASINI UZLAŞTIRIP-ISINDIRDI... (Al-i İmran Suresi, 103) 

Irk ayrılıklarından dolayı çıkan kavgalar, din, inanç, mezhep, cemaat, tarikat ayrılıklarından çıkan mücadeleler, adavetler hepsi Hz. Mehdi (a.s.) devrinde ortadan kalkacaktır. Bu yüzyıl barış, kardeşlik, neşe ve sevinç yüzyılı olacak. Hz. Mehdi (a.s.) şahsı manevi olarak gelmeyecek yani görünmez bir ruh olmayacak, şahıs olarak gelecektir ve insanlar Hz. Mehdi (a.s.)'yi gözleriyle göreceklerdir. Onunla musafaha edip, görüşüp konuşacaklar, sohbetlerine katılacaklardır. Şahsı manevi iddiasında olanlarda bu durumu gördüklerinde utanacaklar.

HÜSEYİN POLATLI / ELAZIĞ - 15.07.09 - 11.03

MEHDİ tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi DÜNYAYA HÜKMEDECEKTİR. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)

O SİZİ YERYÜZÜNÜN HALİFELERİ KILDI... (Enam Suresi, 165)

BİZ İSE, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, ONLARI ÖNDERLER YAPMAK ve mirasçılar kılmak İSTİYORUZ. (Kasas Suresi, 5)

Bu Ayet-i Kerime ve Hadis-i şerifler, Türk-İslam Birliği'ne açık açık işaret ediyorlar. Türk-İslam Birliği oluştuğunda Doğu Türkistan'daki, Filistin'deki, Kırım'daki zulüm ortadan kalkacak. Kazakistan, Özbekistan, Suriye, Mısır, Pakistan, İran, Irak, Doğu Türkistan, Türkistan, Türkmenistan, Fas, Tunus, Cezayir hepsi bolluk bereket, adalet ve huzur içerisinde olacaklar. 10-20 yıl içerisinde çok büyük gelişmeler bekliyoruz, inşaAllah.

SEMİH SAMİOĞLU / MUĞLA - 15.07.09 - 10.56

Zulüm ve fıskla (fısk: doğru yoldan sapmak, günah işlemek) dolu olan DÜNYA, o (Hz. Mehdi (a.s.)) geldikten sonra ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

Zulüm ve fısk dünyada hemen her yanı sarmıştır. Çok az insan bu belanın içine girmemiştir. Dünyanın hiç bir döneminde bu derece şiddetli, organize, kalabalık, güya bilim ve teknoloji ile desteklenen küfür ve delalet saldırısı olmamıştır. Dünya tarihinin küfür ve delalet açısından en şiddetli devrindeyiz. Allah hiç bir şeyi karşılıksız yaratmaz. Küfür ve delaletin çok güçlü karşılığını Allah yaratmıştır. Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) birlikte Allah'ın dilemesiyle bu küfür ve delalet ateşini bu yüzyılda söndüreceklerdir. Cübbeli'nin aksini düşünmesi önemli değil.

HALİM BOZDEMİR / BAYBURT - 14.07.09 - 19.33

Mehdi çıkmadan önce ... insanlar arasında FİTNELER ÇOĞALACAKTIR... (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. 39-40)

Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına HIZ KATTIKLARINI GÖRÜRSÜN... (Maide Suresi, 62)

Fitnelerin bu kadar çoğalmasının Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunun bir alameti olduğunu Resulullah (sav) Hadis-i şerifinde bildiriyor.

ALİ MÜFİT SUNGUR / İSTANBUL - 14.07.09 - 19.17

"Ümmetimden bir taife.." fıkrasının (bölümünün) makam-ı cifrîsi (cifir hesâbına göre olan netice, sayı değeri) 1542 (2117) ederek nihayet-i devamına (varlığının sonuna) îma eder. "Hak üzerinde olacaktır." (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi 1506 (2082), bu tarihe kadar zâhir ve aşikârane (açık ve ortada), belki galibane; sonra tâ 1542 (2117) ye kadar, gizli ve mağlubiyet içinde vazife-i tenviriyesine (aydınlatma görevine) devam edeceğine remze (işarete) yakın îma eder. "Allah'ın emri gelinceye kadar" (şedde sayılır) fıkrası dahi; makam-ı cifrîsi 1545 (2120), kâfirin başında KIYAMET KOPMASINA îma eder. (Kastamonu Lahikası, s. 33)

Bir kısım sosyete kokonaları kıyametin 1545 yılında kopacağını belirten Bediüzzaman Said Nursi'nin bu sözünden ve sahih Hadis-i şeriflerden paniğe kapılıp kapı kapı gezerek bunun böyle olmadığını, daha dünyanın 10 binlerce, 100 binlerce, milyonlarca yıl ömrü olduğunu söyleyecek din alimleri arıyorlar. Arayınca da buluyorlar. Onlar da güya bu kişilerin yüreklerine su serpiyorlar. Hatta Nur talebesi olduğunu söyleyen bir profesör bile çıkıp Üstad'ın bu sözlerini -çok fazla sahih hadis-i şerife rağmen- kendi kafasınca çürütmeye çalışıyor. "Bir kısım sözler" diyor, halbuki bunlar Suyuti'nin naklettiği Hadis-i şeriflerdir. Bunları reddetmesinin hiçbir ilmi, dini, İslami geçerliliği yoktur. Mühim olan Hadis-i şeriflerin, Ehli Sünnet alimlerinin,  Bediüzzaman'ın söylediği sözlerdir. Bu sosyete kokonaları, Cübbeli Ahmet Hoca'nın mekanına da gitmişlerdir. O da istedikleri tarzda onların yüreğine su serpmiştir. "Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda çıkmayacak, kıyamet o kadar yakın değil, daha yüzlerce binlerce yıl var rahat olun" mantığında konuşmuştur.

Bediüzzamanın geleceğe yönelik haber verdiği bütün sözleri şu ana kadar çıkmıştır. Verdiği bütün tarihlerin tek birinde aksama olmamıştır. 1545 tarihi geldiğinde -eğer o devri gören olursa- doğrumuymuş, yanlışmıymış anlayacaklar.

AYHAN KARACA / TOKAT - 14.07.09 - 18.34

Fetullah Gülen Hocaefendi'den bir alıntı yazmak istiyorum.

Mehdî ile alakalı hadis-i şeriflere de iki örnek vermek yerinde olsa gerektir:

"Mehdî bizden, Ehl-i beyttendir. Allah onu bir gecede zafere erdirecektir. Mehdî, Fatıma evlâdındandır" (İbn Mâce, Fiten, 34; Dârimî, Mehdî, 1).

"Dünya hayatının sona ermesine bir gün bile kalsa, Allah zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak Ehl-i beytten birini gönderecektir" (Ahmed b. Hanbel, II, 117-118).

Cenâb-ı Hak, rahmetinin eseri olarak her bir fesad-ı ümmet zamanında (müslüman toplulukların bozulmaya uğradığı dönemlerde) bir muslih, (ıslah edici) bir müceddid, (dini yenileyep aslına döndüren) bir halife-i zîşan, (İslam topluluğuna lider bir kişi) bir kutb-u âzam, (zamanının en büyük dini lideri) bir mürşid-i ekmel (üstün bir yol gösterici) ya da bir nevi mehdî hükmünde mübarek zatları göndermiş, fesadı izale edip (bozulmayı önleyen) milleti ıslah etmiş, din-i Ahmedîyi (İslam'ı) muhafaza buyurmuştur.

Bu hususu (konuyu) nazara veren (ilgilere sunan) ve siyaset sahasında Mehdî-i Abbâsî, (başarılı kişiler için bir benzetme olarak kullanılır) diyanet âleminde Gavs-ı Âzam, (zamanının en büyük alimi, Abdulkadir Geylani) Şâh-ı Nakşibend, (Nakşibendiliğin kurucusu, Muhammed Bahauddin) aktâb-ı erbaa (dört ünlü ehli sünnet alimi olarak bilinen kişiler) ve oniki imam (Hz. Ali'nin soyundan gelen oniki halife) gibi zatları misal gösteren Bediüzzaman der ki, "Madem O'nun âdeti öyle cereyan ediyor, (işliyor) âhir zamanın en büyük fesadı zamanında, elbette en büyük bir müçtehid, (gerektiğinde ayet ve hadislerden hüküm çıkaran bir alim) hem en büyük bir müceddid, (dini yenileyici) hem hâkim, hem mehdî, hem mürşid, (insanlara doğru yolu gösteren)hem kutb-u âzam (zamanının en büyük dini lideri) olarak bir zât-ı nuranîyi (nurlu bir şahsı) gönderecek ve o zat da ehl-i beyt-i Nebevîden (Hz. Peygamber (sav)'in soyundan) olacaktır. (http://tr.fgulen.com/a.page/eserleri/akademi.yazilari/2000.akademileri/a2290.html)

Fetullah Gülen Hocaefendi'nin Bediüzzaman Hazretleri'nden aktardığı bu yazıların devamında Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)'nin gelişi için tarih de vermiştir. Şu an Bediüzzaman'ın verdiği o zaman dilimini içindeyiz.

SEDAT KARAKAYA / SİNOP - 14.07.09 - 18.01

"Hazret-i Mehdi Aleyhisselâmın zuhuru, Peygamber Efendimiz (sav)'in âhir zamanla ilgili verdiği gaybi haberlerden birisidir. 1400 yıldan beri ümmet bu haberi gündeminde baş tacı olarak saklamış; Deccal'den ne derece Allah'a sığınmışsa, Mehdi (as)'ı da o derece Cenab-ı Hakk'ın rahmetinden beklemiştir. Her asır bir nevi Mehdi (as)'a ihtiyaç göstermiş ve müceddid mânâsında bir nevi Mehdi (as)'ı görmüş de olmasına rağmen; bu son asırdaki Mehdi-yi Azam ayrı bir hususiyet, sıfat, unvan ve makamla beklenmiş ve âdetâ tüm ıslah ümitleri ona bağlanmıştır." (Süleyman Kösmene, Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi s. 135-136 )

İstikbal-i dünyeviyede 1400 sene sonra gelecek bir hakikati (Hz. Mehdi (a.s.)'nin gelişini) asırlarında karib (yakın) zannetmişler. (Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, s. 8)

Hemen herkes, bütün ehl-i sünnet alimleri, yazarlar, araştırmacılar Hz. Mehdi (a.s.)'nin Hicri 1400 yılında gelişi konusunda hemfikirler.

LATİF TURGUT / ALMANYA - KÖLN - 14.07.09 - 16.34

Ey insanlar, muhakkak Allahü Teala size ZALİMLERİ, MÜNAFIKLARI VE ONLARA UYANLARI menetmiş ve size ümmeti Muhammedin en hayırlısı olan... HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ REİS KILMIŞTIR, ona katılınız. (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. )

Naim b. Hammad Hz. Ali'den (r.a.) rivayet etmiştir.
... MEHDİ, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar. İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: "Ey insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun ehl-i beyti çok belalar gördü ve BİZLER KAHR VE HAKSIZLIĞA MARUZ KALDIK." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

Rivayetlerden Hz. Mehdi (a.s.) zamanında münafıkların can havliyle Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerine saldıracağı, Mehdiyet inancına karşı tavır alacakları, kendi akıllarınca, Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunu engellemek için var güçleriyle gayret edecekleri Hadis-i şeriflerden anlaşılıyor. Bu dönemde Hz. Mehdi (a.s.)'ye zemin hazırlayanlara bu kadar saldırılırsa, kim bilir Hz. Mehdi (a.s.) döneminde Hz. Mehdi (a.s.)'ye nasıl bir saldırı olacak?

SELAMETTİN MUTLU / ISPARTA - 14.07.09 - 16.12

... Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevilik ve İslamiyet; ittihad (birleşmeleri) neticesinde, dinsizlik cereyanına (akımına) galebe edip (galip gelip) dağıtacak istidadında (kabiliyette) iken ALEM-İ SEMAVATTA (gökler aleminde) CİSM-İ BEŞERİSİYLE (insani cismiyle, bedeniyle) BULUNAN ŞAHS-I İSA ALEYHİSSELAM O DİN-İ HAK CEREYANININ (hak dinin) BAŞINA GEÇECEĞİNİ bir Muhbir-i Sadık (doğru haber aktaran -Peygamberimiz (sav)'in sıfatlarından biri-), bir Kadir-i Külli Şey'in (herşeye muktedir olan Yüce Allah'ın) vaadine istinad ederek (dayanarak) haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem KADİR-İ KÜLLİ ŞEY (herşeye muktedir olan Yüce Allah) VA'DETMİŞ ELBETTE YAPACAKTIR... (Mektubat, s. 53-54)

"... CİSM-İ BEŞERİSİYLE (insani cismiyle, bedeniyle) BULUNAN ŞAHS-I İSA ALEYHİSSELAM..." bu cümle ne demektir?

1. CİSM-İ BEŞERİSİYLE (insani cismiyle, bedeniyle) - Şahsı manevi olarak değil. Bu dünyadaki bedeniyle
2. ŞAHS-I İSA ALEYHİSSELAM - Hz. İsa (a.s.)'ın şahsı yani bizzat kendisi (şahsı manevisi değil).
3. O DİN-İ HAK CEREYANININ (hak dinin) BAŞINA GEÇECEĞİNİ - Hıristiyan aleminin başına Müslüman bir lider olarak geçeceğini Bediüzzaman bir çocuğun dahi anlayacağı kadar açık, sarih ve net olarak açıklamıştır.

"Hz. İsa (a.s.) dünyevi bedeniyle inmeyecek, şahsı manevi olarak gelecek, Said Nursi Hazretleri de bu şekilde söylüyor" demek çok büyük ayıp, yalan, bühtan ve iftiradır. Bediüzzaman'ın tespitlerine göre Hz. İsa (a.s.)'nın nuzülüne en fazla 10-20 yıl kalmıştır. Risale-i Nur Külliyatı'nı okuyanlar bu açık gerçeği görebilirler.

BASRİ GÜRATA / KASTAMONU - 14.07.09 - 15.24

Üçüncü vazifesi:
... O ZAT (HZ. MEHDİ (A.S.)) BÜTÜN EHL-İ İMANIN (iman edenlerin) MANEVİ YARDIMLARIYLA ve İTTİHAD-I İSLAM'IN MUAVENETİYLE (İslam birliğinin yardımlaşmasıyla) ve BÜTÜN ULEMA VE EVLİYANIN (alimlerin ve velilerin) ve bilhassa AL-İ BEYT'İN NESLİNDEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) HER ASIRDA KUVVETLİ VE KESRETLİ (çok sayıda) BULUNAN MİLYONLAR FEDAKAR SEYYİDLERİN İLTİHAKLARIYLA (Peygamber soyundan gelen fedakar kimselerin katılımlarıyla) O VAZİFE-İ UZMAYI (büyük görevi) YAPMAYA ÇALIŞIR. (Emirdağ Lahikası, s. 260)

Bediüzzaman'ın belirttiği vakit, içinde bulunduğumuz vakittir. Kendisi de bu hususu Risale-i Nur Külliyatı'nda bir çok yerde tekrarlayarak belirtmiştir. Vakit gelmiştir. Türk-İslam Birliği önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde tam anlamıyla gerçekleşecektir, inşaAllah.

ALİ SABRİ UZUN / İSTANBUL - 14.07.09 - 15.20

MAHMUD ES'AD COŞAN (K.S): "...Ben bazı arkadaşlara dedim ki: "Bakın Mehdi (as) kıyamet alametlerinden birisidir, çıkacak. Onun zamanında yaşayan insanlar, (velev habven ales selci) buz üzerinde emekleyerek dahi olsa, ona ulaşıp, onun askeri olmaları lâzım!...""

"...Mehdi (as) sevgisi hepimizin içinde vardır. Mehdi (as)'a bağlanmak arzusu hepimizin arzusudur..." (Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN (K.S), "Güncel Meseleler")

Rahmetli Şeyh Mahmut Esat Coşan Hocaefendi (K.S)'de Hz. Mehdi (a.s.)'nin bu yüzyıldaki gelişini aşkla ve şevkle bekleyen bir insandı. Onun Şeyhi MEHMET ZAHİD KOTKU HAZRETLERİ (K.S) de aynı şekilde Hicri 1400'de Hz. Mehdi (a.s.)'nin vazifeye (inşaAllah) başlayacağını ifade eden mübarek bir şahsiyetti.

ALİ SABRİ UZUN / İSTANBUL - 14.07.09 - 14.45

"Dünya Mehdi-i Azam dönemine girmiştir!"

"Hiç çekinmeden ve korkmadan ve tereddüt dahi etmeden diyorum ki, dünyaya Mehdi-i Azam dönemi geliyor. Dikkat edin. Türkiye'ye demiyorum. Dünya, Mehdi-i Azam dönemine girmiştir. Artık işaretleri de gözle görülür hale gelmiştir. Sadece Türkiye'dekiler değil dünyadaki bütün din düşmanları bu dönemi engellemek için uğraşıyorlar amma başarılı olmaları mümkün değil. Çünkü böyle bir dönemi bize Allah (cc) vaad etmiş, Peygamberimiz (sav) haber verip müjdelemiştir. Allah (cc) birşeyi vaad eder de o iş olmaz mı? Veya acaba olacak mı? Veya nasıl olacak gibi bir tereddüt olur mu? Peygamberimiz (sav) neyi haber vermiş de olmamış? Evet, bir şeyi Allah (cc) vaad etmişse o iş mutlaka olur ve bir şeyi Peygamberimiz (sav) haber vermişse o iş mutlaka meydana gelir. Bir müjde veren daha var! Asrımızın imamı Bediüzzaman Hazretleri. Bediüzzaman Hazretleri kendisinden sonra gelecek zatın ahir zamanda beklenen Büyük Mehdi veya Mehdi-i Azam olacağını açık olarak eserlerinde yazmıştır. Yapacağı işleri de yazmıştır... (Selahaddin Altıntaş, http://www.habereditor.com/author_article_print.php?id=1049)

Yazar Selahaddin Altıntaş Hoca'nın bir yazısını gönderiyorum. Yayınlamanız ricasıyla. Selamlar.

AKİF SÖNMEZ / İSTANBUL - 14.07.09 - 14.32

Ashabın büyüklerinden Ka'b hazretlerinin (ra) Resulullah Efendimiz (sav) hakkında nazmettiği "Banet Sü'ad" adlı kasideye, ondukuzuncu asır Osmanlı ricalinden Eyüb Sabri Paşa "Azizü'l-Asar" adıyla bir şerh yazmış ve bu 1291 yılında İstanbul'da 283 sahife olarak basılmıştır. Bu kitabın 176'ncı sayfasından özetle şöyle yazılmaktadır:

"BAZI KEŞİF SAHİPLERİ HAZRET-İ İMAM MEHDİ RADİYALLAHU ANH'IN 1400 HİCRİ YILINDA ZUHUR EDECEĞİNİ TAHMİN ETMİŞLERDİR... BAZILARI İSE 1422 YILINI GÖSTERMİŞTİR."

Şu anda hicri 1419 yılındayız. Mehdi'nin zuhuruna az kalmıştır...

... Haberlerde Mehdi hazretleri zuhur edince bir kısım ulemanın onu tanımayacağı, karşı geleceği bildiriliyor. Bunlar ulema-i su'dur. Müslümanları oyalayan, afyonlayan, aldatan, uyutan kişiler... (Mehmet Şevket Eygi, Milli Gazete, 15/06/1998)

Ehli sünnet itikadının mühim kalelerinden Muhterem Mehmet Şevket Eygi Hocamız Hz. Mehdi (a.s.)'nin bu yüzyılda geleceğini ifade ediyor, inşaAllah.

MUSTAFA AKÇAYÜREK / DİYARBAKIR - 14.07.09 - 14.26

Fetullah Gülen 03.04.2000 tarihli "Hz. İsa'nın Yeryüzüne" İnişi makalesinde şöyle bildiriyor:

Hz. İsa'nın yeryüzüne inişi Hz. Mesih'in ahirzamanda tekrar dünyaya döneceğini ve bu nüzul keyfiyetini bildiren yaklaşık yüz kadar hadis-i şerif var. Bu hadislerden en az kırk kadarı, hadis kriterleri açısından sahih sayılır.

Biz, bu hadislerden şimdi sadece bir-iki örnek verelim: Mesela; Buhari, Tirmizi ve Müsned'de rivayet edilen bir hadiste Allah Rasulü (sav): 'Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, adaletli bir hükümdar olarak Meryem oğlu İsa'nın aranıza inmesi yakındır. Haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak ve bolca mal dağıtacak. Mal o kadar çoğalacak ki, artık kimse onu kabul etmeyecek' buyurmaktadır. Yine Müslim, Ebu Davud ve Müsned'de rivayet edilen bir başka hadiste de: 'Ümmetimden hak üzere cihat eden bir taife kıyamete kadar devam edecektir. İsa b. Meryem nazil olunca Müslümanların emiri : 'Buyurun bize namaz kıldırın' diyecek, Hz. İsa da: 'Hayır, siz birbirinizin emirisiniz. Bu, Allah'ın İslam ümmetine bir ikramıdır' diyecektir' buyurur.

MUSA FATİH ÖGEL / İSTANBUL - 14.07.09 - 10.01

Vaktin sahibi inşaAllah yakındır. Vaktin sahibi yakındır, dünya değişecek. Bunun kerri yok, kıyamete yaklaşıyoruz. Efendimiz ahir zaman Peygamberidir. Efendimizin evresinden 1500 sene geçti. Benim ümmetin buyurdu doğru ilerlerse Cenab-ı Hak bir gün ömür verdi onlara. Eğrilirlerse yarım gün diyor. Bir gün dedi Peygamber aleyhüsselatı vesselam, Cenab-ı Hakk'ın emri üzerine Cenab-ı Hakk'ın huzurunda 1 gün Bin yıldır. Yani benim ümmetlerimin ömrü bir buçuk gün yani 1500 yıldır. Biz şimdi 1400'ün içinde gidiyoruz. Yetmiş sene var kıyamete kadar. Çok yaklaştık, çok alametler var. Allah'a sığındık, o alametlerin içerisinden efendim selamet geçer. (Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri, http://www.hakkanipost.com/player.asp?play=30haziran%202009_NEW.flv)

Cübbeli'nin elini öptüğü, veli olduğunu söylediği Ehl-i sünnetin kalelerinden, büyük İslam alimi Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri ümmetin ömrünün 1500 sene olduğunu söylüyor. Bediüzzaman Hazretleri'de Hicri 1545 yılında Allahualem kıyamet kopacak diyor. Cübbeli "Ben hepsinden daha iyi biliyorum, benim hesabım kuvvetli" diyor. Bu büyük alimler ümmetin ömrü ile ilgili olan bu bilgiyi Hadis-i şeriflerden alıyorlar. Suyuti gibi güvenilir ehl-i sünnet Hadis imamlarından kaynak alıyorlar. Cübbeli neye göre böyle konuşuyor belli değil.

OSMAN KARAYAĞIZ / KAYSERİ - 13.07.09 - 19.44

Naim b. Hammad Hz. Ali'den (r.a.) rivayet etmiştir.
... MEHDİ, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar. İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: "Ey insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun ehl-i beyti çok belalar gördü ve BİZLER KAHR VE HAKSIZLIĞA MARUZ KALDIK." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

1. Hz. Mehdi (a.s.) Resulullah (sav)'ın bayrağı ile çıkacak
2. Hz. Mehdi (a.s.) insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı bir zamanda çıkacak (şu an bunu yaşıyoruz)
3. Hz. Mehdi. (a.s.) çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkacak (Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışından bazı kişilerce ümit kesilmiştir. Bu kişiler Hz. Mehdi (a.s.) geldi geçti, Hz. Mehdi (a.s.) şahsı manevidir ya da Hz. Mehdi (a.s) yüzyıllar sonra gelecek, bu yüzyılda gelmeyecektir diyorlar.)
4. Hz. Mehdi (a.s.) BİZLER KAHR VE HAKSIZLIĞA MARUZ KALDIK diyor. Bu yüzyılda çıkacak, kahr ve haksızlığa uğrayacak, hapsedilecek, alaya alınacak, iftiraya uğrayacak, tehdit ve bunlara benzer bir çok zorlukla karşılaşacak. Hadis-i şeriflerden benim anladığım bu şekilde.

Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır... (Hucurat Suresi, 12)

... alay eden her kişinin vay haline; (Hümeze Suresi, 1)

SABRİ PINAR / HATAY - 13.07.09 - 17.36

Dünyanın hemen her yanında, hemen her Müslüman cemaat, mürşitlerini Hz. Mehdi (a.s.) olarak biliyorlar veya Hz. Mehdi (a.s.) olabileceğini düşünüyorlar. Bu durumuda açık açık söylüyorlar. Bu bir sevgi gösterisidir, bir iltifattır, bir duadır. O kişinin Hz. Mehdi (a.s.) olmasını temenni eden bir dua.

... Çünki ziyade hüsn-ü zan (insanların mürşitlerinin Hz. Mehdi (a.s.) olabileceklerini düşünmeleri), eskiden beri cereyan ediyor ve itiraz edilmez. Ben de o kardeşlerimin pek ziyade hüsn-ü zanlarını bir nevi dua ve bir temenni ve Nur talebelerinin kemal-i itikadlarının bir tereşşuhu (yansıması) gördüğümden onlara çok ilişmezdim. (Emirdağ Lahikası, s. 248)

GALİP GÜMÜŞ / İZMİR - 13.07.09 - 17.02

İnkar edenlere dünya hayatı çekici kılındı (süslendi). Onlar, İMAN EDENLERDEN KİMİLERİYLE ALAY EDERLER. Oysa korkup sakınanlar, kıyamet günü onların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.(Bakara Suresi, 212)

ANDOLSUN, SENDEN ÖNCEKİ ELÇİLER DE ALAYA ALINDI DA ALAYA ALDIKLARI ŞEY, ONLARDAN MASKARALIK YAPANLARI ÇEPEÇEVRE KUŞATIVERDİ. (Enam Suresi, 10)

Müslüman alayla, hakaretle, iftirayla değil, ilimle, bilimle, emr-i bil ma'ruf ve nehyi anil münker ile hareket eder. Bir kardeşinin bir hatası varsa gider yüzüne söyler, ikaz eder. Harun Yahya'yı bu yönden tebrik ediyorum. Alayla, iftirayla değil, Kuran-ı Kerim'le, Hadis-i şeriflerle, emr-i bil ma'ruf ve nehyi anil münker ile, ehl-i sünnet alimlerinin izahlarıyla insanların hatasını düzeltmeye gayret ediyor.

ÇAĞLA YILDIRIM / İZMİR - 13.07.09 - 16.56

Harun Yahya "Ben Hz. Mehdi (a.s.) değilim" diyor. "Hayır sen Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu söylüyorsun" diyorlar. O zaman Hz. Mehdi (a.s.) olmadığını nasıl anlatabilir, bir yol göstermeleri gerekir. Benim bildiğim bir insan "Ben Hz. Mehdi (a.s.) değilim" diyorsa konu biter. Herhalde onlar açısından çözüm şöyle: Harun Yahya, Hz. Mehdi (a.s.)'nin dış görünümüne ait hiç bir Hadis-i şerifi yayınlamayacak, varolanları da yayından kaldıracak. Hz. Mehdi (a.s.) 'nin çıkış alametlerinden bahsetmeyecek. "Hz. Mehdi (a.s.) gelip geçmiştir diyecek" veya "şahsı manevidir" diyecek. Veyahut Cübbeli gibi Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunu yüzyıllar sonrasına erteleyecek. Harun Yahya dürüstçe Hz. Mehdi (a.s.)'nin dış alametlerini de, çıkış alametlerini de, bu yüzyılda geleceğini de açıklıyor. Hepsini de Hadis-i şeriflere dayandırıyor. Kuran-ı Kerim'in işari manalarından deliller veriyor. Ehl-i Sünnet alimlerinden alıntılar yapıyor. Bence de çok doğru yapıyor. Çünkü Hadis-i şerifte, Resulullah (sav) "Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin" diye bildiriyor.

1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10- 11 - 12
13
- 14 - 15 - 16

ANA SAYFA