ÖNEMLİ NOT: Gönderilen yorumlarda bazen "inşaAllah" denmediği oluyor veya "inşaAllah" sözündeki "A" harfi küçük yazılıyor. Mutlaka, Resulullah (s.a.v) Efendimiz'den sözederken (s.a.v), Hz. İsa (a.s)'dan söz ederken (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)'dan sözederken (a.s) (a.r) (r.a) yazınız. Biz bu konuları tashih edip düzeltiyoruz. Sizin de bu hususlara ehemmiyet göstermenizi rica ediyoruz. Suç unsuru olan yazıları yayınlamıyoruz. Yorumları yayınlanmayan arkadaşlar bizi hoşgörsünler binlerce mesaj geldiği için hepsini yayınlayamıyoruz, fakat sırayla yayınlamaya çalışacağız. Mesaj gönderdiğiniz ilin ismini mutlaka yazmanızı ve yorumlarınızın kısa olmasını rica ediyoruz. Soru olan mesajlarınızı bu bölüme göndermeyiniz, www.harunyahya.org adresindeki "bize ulaşın" bölümüne yollayınız. Teşekkür ederiz.

YUNUS ATA / BURSA - 08.10.09 - 10.59

Peygamberimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerinde, Hz. Mehdi (a.s.)'ın henüz halk tarafından tanınmadığı ilk dönemlerinde faaliyetlerini gizli olarak gerçekleştireceği bildirilmiştir:

GECELERİ İBADETLE MEŞGUL OLUP, GÜNDÜZLERİ GİZLİ OLACAK... (Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")

Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur edeceği dönem ahlaki dejenerasyonun çok ciddi boyutlara ulaştığı, inkar edenlerin din ahlakına ve inananlara karşı çok şiddetli bir düşman oldukları, gizli ve açık yoğun bir faaliyet içinde oldukları, çok çetin bir dönem olacak. Böyle bir dönemde insanlardan gizli kalması ve tanınmaması, Hz. Mehdi (a.s.)'ın inkar edenlerin saldırılarından korunmasına vesile olacaktır. 

Bu dönem, Hz. Mehdi (a.s.)'ın inkarcı ve müşrik sistemlerle çok büyük bir fikri mücadele yürüttüğü, din ahlakının yayılması için dünya çapında faaliyet yaptığı bir dönem olacaktır. İnsanların çoğunluğu tarafından tanınmaması, faaliyetlerinin ilk yıllarında Hz. Mehdi (a.s.) için çok büyük bir kolaylık sağlayacak, İslam ahlakının insanlar tarafından kabulünü de hızlandıracaktır, İNŞAALLAH.

MEVHİBE ÇETİN / TRABZON - 07.10.09 - 16.09

Peygamber Efendimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)'ın tüm dünyayı manen fethedeceğini ve İslam Ahlakını tüm dünyaya yayıcağını Hadis-i Şeriflerinde bildirmiş.

Ebu Basir şöyle diyor: İmam Cafer Sadık (a.s)'a "Ey Resulullah'ın evladı! Siz Ehl-i Beyt'İn Kâimi kimdir?" diye sorduğumda şöyle cevap verdi: ... HZ. MEHDİ (a.s.) DÜNYAYI (manen) FETHEDECEK, İsa b. Meryem (a.s) nazil olarak onun arkasında namaz kılacaktır. O ZAMAN YERYÜZÜ ALLAH'IN NURUYLA AYDINLANACAK, ALLAH'TAN  BAŞKASINA İBADET EDİLEN HER YER, ALLAH'A İBADET EDİLEN YERLER HALİNE GELECEK; MÜŞRİKLER İSTEMESE DE, DİN O GÜN SADECE ALLAH'IN DİNİ OLACAKTIR." (Bihar-ul Envar, c. 51, s. 146)

Hz. Peygamber (sav) Hz. Ali'ye (a.s) şöyle buyurdu: "İlkleri sen ve SONLARI İSE ALLAH'IN TÜM DÜNYAYI (manen) FETHETMEYİ KENDİSİNE NASİP KILACAĞI HZ. MEHDİ (A.S.)'DİR." (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 378)

HZ. MEHDİ (A.S.) DÜNYANIN DOĞU VE BATISINI (manen) FETHEDİP İSLAM'I (İslam ahlakını) DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA EGEMEN KILACAKTIR... Allah Teala insanlara öyle bir güç verecek ki, herkes olduğu yerde onun sözlerini duyacak ve HZ. MEHDİ (A.S.) İSLAM'A HAYAT VERECEKTİR... (Bihar'ul-Envar, c. 52, s. 279 ve c. 53, s. 12 İkmal'ud- Din, c. 2, s. 367)

Acele edenler helâk olur, (zuhur) (Hz. Mehdi (a.s.)'nin ortaya çıkışı) yakındır diyenler kurtulur, kalenin hisarları gibi yerde sabittir, HÜZÜNDEN SONRA MÜTHİŞ BİR (manevi) FETİH GELECEKTİR. " (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 229)

ERHAN ALYILMAZ / MUĞLA - 07.10.09 - 10.34

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hadis-i Şeriflerinde Hz. Mehdi (a.s.)'ın Hicri 1400'de zuhur edeceğini çok açık bildirmiş. Değerli din büyüklerimiz de bu Hadis-i Şerifler ışığında bütün Müslüman alemini Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhuruyla müjdeliyorlar.

Nimetullah Hoca Efendi "BU YÜZYIL İSLAM'IN YÜZYILI OLACAK. ŞÜPHESİZ HZ. MEHDİ (A.S.) GELECEK." diyor.

Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri "BİZİM BULUNDUGUMUZ ASIR; HZ. MEHDİ ALEYHİSSELAMIN ASRIDIR" diyor.

Said Nursi Hazretleri Sözler kitabı Sayfa. 8'de "İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE (dünyanın geleceğinde) 1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ asırlarında karib (yakın) zannetmişler." diye bildiriyor.

Mahmut Hoca Efendi, mürşidi Efendi Baba (Ali Haydar Efendi), Sami Efendi, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin değerli talabeleri olan ağabeylerimiz hepsi Hz. Mehdi (a.s.)'nin içinde bulunduğumuz yüzyılda çıkacağını ifade ediyorlar.

Cübbeli Ahmet de çıkmış, Peygamber Efendimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerinin aksine Hz. Mehdi (a.s.) bu yüzyılda gelmeyecek, sonraki yüzyıllarda gelecek diyor. Söyleyecek birşey bulamıyorum. Allah doğruyu görmesini nasip etsin. Selamlar.

AZMİ BİLKAN / ANKARA - 06.10.09 - 17.47

Hadis-i şeriflerde Hz. Mehdi (a.s.)'ın geliş alametleri haber verilmektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde, Peygamberimiz (sav)'in 1400 yıl önce haber verdiği alametlerin birbiri ardına gerçekleşmesi, ahir zamanın ilk döneminin yaşanmaya başlandığının açık delilidir. Bu alametlerin birbiri ardına gerçekleşmesi ile İslam alemi Hz. İsa (a.s.)'nın yeryüzüne ikinci kez gelişini ve Hz. Mehdi (a.s.) ile birlikte Deccal'in fitnesini ortadan kaldırıp İslam ahlakını tüm dünya üzerinde hakim kılmalarını beklemeye başlamışlardır.

Bu kutlu dönem, Peygamber Efendimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerinde de açıkça vurgulanarak ahir zamanda yaşayan tüm iman sahiplerine müjdelenmiştir:

"Mehdi benim Ehl-i Beyt'imden ve benim neslimdendir. O, yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Muhakkak ki o İsa Aleyhisselam ile birlikte yola çıkarak Filistin arazisindeki Bab-u Lut denilen mevkide Deccal'i yok etmesi için Hazreti İsa'ya yardım edecektir." (Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, İmam Şarani, Bedir Yayınevi, s. 438, (816) )

Ancak tüm Müslümanların şevk içinde bekledikleri bu müjdeli olayları bazı kimseler aynı heyecanla beklememektedirler. Doğruluğu konusunda büyük İslam alimlerinin tümünün hemfikir olduğu ahir zaman Hadis-i Şeriflerine karşı, kendilerince ilgisiz ve kayıtsız kalarak adeta Müslümanların bu konuyu unutmalarını istemektedirler. Şüphesiz ki, Peygamberimiz (sav)'in, ahlakını kendi ahlakına benzettiği, pek çok üstün özelliği ile övdüğü Hz. Mehdi (a.s.) gibi kutlu bir şahsı ve hayatı mucizelerle dolu bir peygamber olan Hz. İsa'yı bekliyor olmak ilgisiz kalınabilecek veya unutulabilecek bir durum değildir.

Ahir zamanda yaşıyor olmak ve tarihin en büyük fikri mücadelesine tanıklık etmek, bu yüzyılda yaşayan sınırlı sayıda insana nasip olacak önemli bir nimettir. Bunun bilincine varan her samimi Müslüman, Allah'ın seçip görevlendirdiği Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s.)'a uymak, onlara mücadelelerinde destekçi olmak isteyecektir. Samimi iman edenler için, İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olması, dünyadaki en büyük mutluluk kaynağı olacaktır.

BURHAN BOZ / TRABZON - 06.10.09 - 15.11

Hz. Mehdi (a.s.)'ın hamiyet duygularının çok güçlü olacağı Hadis-i Şeriflerde bildirilmiş. İslam aleyhinde yapılacak her türlü sözü tam olarak cevaplandıracak, her türlü hareketi fikren tamamen etkisiz hale getirecektir.

İSLAM'IN ALEYHİNE SÖYLENECEK BİR SÖZ BİLE ONA AĞIR GELİR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf.30)

TARIK BEYATLI / DENİZLİ - 06.10.09 - 13.32

Allah tarih boyunca pek çok elçi göndermiştir. Kuran ayetlerinde, elçilerin güzel ahlaklı oldukları haber verilmiştir. Kuran'ın "Şüphesiz sen üstün ve pek yüce bir ahlak üzerindesin." (Kalem Suresi, 4) ayetiyle, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in üstün bir ahlaka sahip olduğu bildirilmiştir. Hadis-i Şeriflerde haber verildiği üzere, Hz. Mehdi (a.s.)'ın ahlakı da Peygamberimiz (sav)'e benzeyecektir.

Mehdi Allah'a karşı son derece boyun eğicidir. Ahlak bakımından Peygamber'e benzer. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)

Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım çıkacak. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)

BİRSEN KUNTER / İSTANBUL - 05.10.09 - 15.28

Peygamberimiz (sav) Hadis-i Şeriflerinde Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhurunun alametlerinden birinin de, insanların "Hz. Mehdi (a.s.)'ın gelmeyeceği yönünde bir ümitsizliğe kapılmaları" olduğu bildirilmiştir. Hadislerdeki işaretlere göre, ahir zamanda savaşlarla, yoklukla, açlıkla, adaletsizliklerle, ahlaki çöküşle ve çeşitli salgın hastalıklarla iç içe yaşayan kimi insanlar, tüm bu olumsuzlukların ortadan kalkabileceğine dair inançlarını yitireceklerdir. Müslümanlar arasında da pek çok kişi, Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur edeceği, Altınçağ'ın başlayıp, Kuran ahlakının dünya üzerinde hakim olacağı yönündeki beklentilerini kaybedecek ve fitnelerin artarak devam edeceğine inanacaktır. Hadis-i Şeriflerde, insanların bu bakış açısıyla, Hz. Mehdi (a.s.)'ın gelmeyeceğini öne sürecekleri haber vermiş,

İnsanların ümitsiz olduğu ve "Hiç Mehdi falan yokmuş" dediği bir sırada Allah Mehdi'yi gönderir... (Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

... Mehdi, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar... (Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

Masum insanlar katloluncaya kadar Mehdi çıkmayacak ve katliamlara yerde ve göktekiler, artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)

VOLKAN AYDIN / İZMİR - 05.10.09 - 11.39

Muhammed b. Hanefi (r.a)'dan rivayet edildi ki: Sayıları Bedir Ashabı (313) kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler. Onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır. (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

Bedir savaşındaki askerler gibi 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacak. Çünkü bu 313 kişi gece abid (çok ibadet eden kimse) gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar. (Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")

Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, gece de abiddirler. Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez. (Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")

Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)'a çok az kişinin tabi olacağı bildirilmiş. Hz. Mehdi (a.s.)'ın cemaatinin sayısının 300 kişi civarında olması toplumun büyük bir bölümü tarafından tanınamadıklarını gösteriyor. İnsanları Allah'a iman etmeye davet eden, dine çok büyük hizmetler veren böyle değerli bir insana inananların sayısının bu kadar az olması çok şaşırtıcı.

Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu yalnız ihlas, sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir ((Hz. Mehdi (a.s.)'ın talebeleri)). Ne kadar az olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar. (Emirdağ Lahikası, sf. 259)

Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)'ın cemaatindeki kimselerin sayıları ne kadar az olsa da, her birinin manen çok güçlü olacaklarını belirtmiş.

BAHAR ÇELEBİ / İSTANBUL - 04.10.09 - 15.40

Peygamberimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerinde Hz. Mehdi(a.s.)'ın, Allah korkusu çok güçlü olan, çok üstün ahlaklı bir kimse olacağı bildirilmektedir:

AHLAKI BENİM AHLAKIM OLAN BİR EVLADIM ÇIKACAK. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 21)

MEHDİ ALLAH'A KARŞI SON DERECE BOYUN EĞİCİDİR. AHLAK BAKIMINDAN PEYGAMBERE BENZER. (Kıyamet Alametleri, sf. 163)

BEN MEHDİ'Yİ PEYGAMBERLERİN SUHUFUNDA (SAHİFELERİNDE) ŞÖYLE BULURUM: "MEHDİ'NİN AMELİNDE NE ZULÜM NE DE AYIP YOKTUR." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 21)

Hadis-i Şeriflerde verilen bu bilgilerden Hz. Mehdi (a.s.)'ın, çevresinde Allah'a olan bağlılığı, ihlası ve üstün ahlakıyla dikkat çeken bir kimse olacağı anlaşılmaktadır.

VAHİT UYGUN / İSTANBUL - 04.10.09 - 10.59

Hz. Mehdi (a.s.) malı HALKLAR ARASINDA EŞİT olarak dağıtacak ve tüm sınıf farklılıklarını ortadan kaldıracak. (Bihar-ül Envar, cilt: 51, sayfa: 78 ve 88)

Hz. Mehdi (a.s.) ülkeler arasındaki refah seviyesini dengeleyecektir. Mal, ortak olarak insanlara dağıtılacaktır. Zengin ve fakirler arasındaki ayırım, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında artık tamamen kalkacaktır. Hz. Mehdi (a.s.) İslam ahlakının dünyaya hakim olmasına vesile olacak ve tüm dünyaya eşitlik ve kardeşlik ruhunu getirecektir.

MÜSLÜM PEHLİVAN / SAKARYA - 03.10.09 - 15.11

FEN VE FELSEFENİN tasallutiyle (etkisiyle) ve MADDİYYUN VE TABİİYYUN TAUNU, (materyalizm, Darwinizm ve ateizm hastalığı) beşer içine intişar etmesiyle (insanlar arasında yayılmasıyla), herşeyden evvel FELSEFEYİ VE MADDİYYUN fikrini (materyalizm, Darwinizm ve ateizm gibi Allah'ı inkar eden dinsiz akımları) TAM SUSTURACAK TARZDA imanı kurtarmaktır. Ehl-i imanı dalâletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak)...(Emirdağ Lahikası, s. 259)

Bediüzzaman yukarıdaki sözünde, Hz. Mehdi (a.s.)'ın birinci ve en önemli görevini açıklamış. DARWINİZM VE MATERYALİZMİ YOK ETMEK. Neden Bediüzaman bu konuyu birinci vazife olarak söylemiş? Çünkü Deccaliyetin ana dini ve asıl putu Darwinizm'dir. Said Nursi "Deccal'in şahsını bir mikrop, bir nezle bile yok edebilir, ama Deccaliyetin fikir sistemi pek azametli ve pek şiddetlidir" diyor. Hz. Mehdi (a.s.) Deccal'in dini olan Darwinizm ve mateyalizmi yerle bir ederek Deccaliyeti yeryüzünden silecektir. Cübbeli Darwinizm'in "D"sinden, materyalizminde "M"sinden anlamaz. Asıl tehlikeden haberi yok.

SERHAN GÜRÇAY / YALOVA - 03.10.09 - 14.48

Ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhurundan önce insanlar arasında sevgisizliğin hakim olacağnıı Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in hadislerinde bildirilmiş. İnsanlar arasındaki bu sevgizilik Hz. Mehdi (a.s.) zuhurunun alametlerindendir.

Kalpler birbirine yabancı olmadan, sözler birbirinden ayrılmadan, ana baba bir, kardeşler farklı dinlerden olmadan kıyamet kopmaz. (Deylemi; Geleceğin Tarihi 1, s.32)

Kişinin yalnız tanıdıklarına selam vermesi kıyamet alametlerindendir. (Ramuz-El Ehadis, 121/4)

Selam halka değil de özel insanlara verilinceye. kadar kıyamet kopmaz. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 470)

Akraba ile bağları kesmek ve kötü komşuluk kıyamet alametlerindendir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 11/90, Hadis no: 6872)

NADİR İLKDOĞAN / BALIKESİR - 02.10.09 - 19.56

Hz. Mehdi (a.s.)'ın Kurani hükümranlığı (Kuran ahlakının hakimiyeti) ALEMİN DOĞU VE BATISINI KAPLAYACAKTIR... (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c: 1, s: 254- 255.)

Hz. Mehdi (a.s.)'ın Kuran ahlakına dayalı manevi hakimiyeti Allah'ın izniyle bütün dünyayı kaplayacak bütün dünya onun nuruyla aydınlanacak inşaAllah.

RAVZA ALABORA / İSTANBUL - 02.10.09 - 14.23

Hz. Mehdi (a.s.) insanların kötülük, canilik ve zulümden bıktığı bir dönemde zuhur edecek ve yeryüzünü adalet, barış, huzurla dolduracak inşaAllah.

Seleme b. Züfer şöyle der: "Bir gün Hüzeyfe'nin yanında "Hz. Mehdi (a.s.) kıyam etmiştir" denildiğinde, Hüzeyfe: "Eğer Hz. Mehdi (a.s.) kıyam etmişse sizler Resulullah'ın zamanına yakın kimselersiniz ve ashab henüz aranızda yaşamaktadır. O halde gerçekten mutlu ve saadet ehli kimseler olursunuz. Ama hayır, bu doğru değildir, HZ. MEHDİ (A.S.) İNSANLARIN KÖTÜLÜK, CANİLİK VE ZULÜMDEN BIKTIĞI ve hiçbir gaib (gizli yaşayan) onun kadar aziz ve sevgili olmadığı BİR ZAMANDA KIYAM EDECEKTİR." dedi. (El-Havi, c.2, s.159)

SEDAT AKÇAY / İSTANBUL - 02.10.09 - 10.41

Hz. Ali (a.s) şöyle buyurur: "...ALLAH, HZ. MEHDİ'NİN YARDIMCILARINI KORUR, ONLARA NİŞANE VE ALAMETLERLE YARDIMCI OLUR ve ONLARI YERYÜZÜNÜN TÜM İNSANLARINA GALİP KILAR. Böylece insanlar ister istemez hak dine girerler.

O (HZ. MEHDİ (A.S.)), YERYÜZÜNÜ ADALET, NUR VE APAÇIK DELİLLERLE DOLDURACAKTIR. Bütün ülkeler tümüyle ona itaat edecek ve onun karşısında boyun eğecektir. Öyle ki tüm kafirler iman edecek ve tüm kötüler salih kullar (kötü insanlar düzelip hidayet bulup samimi Müslümanlar) olacaktır." (İsbat-ul Hudat, c. 7, s. 49)

Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri Allah'ın onlara lutfettiği güç ile çok etkili olacaklar ve Allah, onları yeryüzünün tüm insanlarına TAM ANLAMIYLA ÜSTÜN VE GALİP KILACAKTIR, inşaAllah.

Peygamberimiz (sav)'in Hadis-i Şerifinden ADALET anlayışının Hz. Mehdi'nin en önemli vasfı olacağı da anlıyoruz.  Allah'ın izniyle, Hz. Mehdi (a.s.)'ın ortaya çıkışıyla birlikte, tüm dünyada benzeri görülmemiş bir adalet hakim olacak.

Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (a.s.)'ın tüm yeryüzünü NUR ile dolduracağı haber vermiş. Hz. Mehdi (a.s.)'ın tabi olduğu Kuran-ı Kerim bir nurdur. Kuran'ı Kerim'in nurunun bütün dünyaya yayılacağına öncelikli bir işaret vardır. Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)'ın kendisi de nurludur, talebeleri de nurludur. Hz. Mehdi (a.s.) etrafına da nur saçacak, tüm dünyayı nurlandıracak; çevresindeki insanlara sevgi, şefkat ve muhabbet saçacak, İNŞAALLAH.

ERDOĞAN GÖKÇEN / İSTANBUL - 01.10.09 - 13.20

Adnan Hocam siz daha çok kısa bir süre önce "önümüzdeki günlerde çok büyük olaylar olacak" demiştiniz. Hemen ardından Pasifikte 8.3, Endonezyada 7.6, Peru'da 6.3 şiddetinde deprem oldu. Hocam bunlar çok büyük olaylar gerçekten. Hadislerde, ahirzamanda Hz. Mehdi (a.s.) devrinde depremlerin sıklaşacağı bildirilmiş. Şu dönemde de hiç bir devride görülmemiş şekilde depremler sıklaştı.

BARINACAK EVLER, SİZİ TAŞIYACAK HAYVANLAR BULAMAYACAĞINIZ GÜNLER YAKLAŞMIŞTIR. ÇÜNKÜ EVLERİNİZİ DEPREMLER YIKACAK.
(Kıyamet Alametleri, s. 146)

ŞU HADİSELER MEYDANA GELMEDİKÇE KIYAMET KOPMAYACAKTIR. DEPREMLER ÇOĞALACAK. (Ramuz-El Ehadis, 476/11)

ANLAŞMAZLIKLAR VE SIK SIK DEPREMLER VAKİ OLACAK..
(Kıyamet Alametleri, s.166)

Bu olaylar Hz. Mehdi (a.s.)'ın gelişinin alametleri inşaAllah.

ASLIHAN CANOBA / BURSA - 30.09.09 - 15.29

Muhammed Suresi 18. ayette Cenab-ı Allah şöyle bildiriyor:

Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İŞTE ONUN İŞARETLERİ GELMİŞTİR...

Peygamberimiz (sav) kıyametin başlangıcının, dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s.)'ın, Hz. İsa (a.s.)'ın zuhurunun işaretlerinin neler olduğunu Hadis-i şeriflerinde bildirmiş. Cenab-ı Allah'ın ayetinde de bildirdiği gibi bu alametlerin hemen hemen hepsi çıktı.

Örneğin, Hicri 1400 yılının ilk günü 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) yılında Kabe baskını gerçekleşti. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş başladı. 1979 yılı Hicri 1400'de Rusların Afganistan'ı işgal etti. 1981 yılında (Hicri 1401'de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutuldu. Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri 1402'de) Ramazan ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutuldu. 1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçti. Fırat Nehri'nin suyu Keban Barajı'yla kesildi. Irak, Azerbaycan işgal edildi, Şam ve Mısır Melikleri öldürüldü, boynuzu andıran iki uçlu kuyruklu bir yıldız görüldü, doğu tarafından bir ateş görüldü.

Peygamberimiz (sav)'in bu alametleri 1400 sene evvelinden bildirmiş olması ve bulunduğumuz Hicri 1400 yılı içerisinde hepsinin arka arkaya çıkmış olması çok büyük mucize, MaşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.) ile aynı dönemde yaşamak çok heyacan verici. Allah inşaAllah kendisini görmeyi ve tanımayı nasip eder.

NEVZAT NARLI / YALOVA - 29.09.09 - 19.27

İbni Ebu Şeybe, Asım b. Ömer Beceli'den tahric etti.
Bir adam (Hz. Mehdi (a.s.)) semadan ismiyle mutlaka çağırılacak ve delil onu inkar etmeyecek, zelil ona mani olmayacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 52)

Asım b. Beceli'den rivayet edilmiştir:
Gökten bir ses gelecek, onu ne delil inkar edecek ve ne de delil olmaktan o alıkonacak. (Kıyamet Alametleri, s. 200)

Onun ismiyle semadan nida olunacak ve hiç kimse onun Mehdiliğini inkar etmeyecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

Peygamberimiz (sav) Hadis-i Şeriflerin de, ahirzamanda radyoya, televizyona, telefona, telsize, internete açıkça dikkat çekmiş. Bu cihazlar ve teknolojik gelişmeler Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.)'nın dünya hakimiyetleri için Cenab-ı Allah tarafından özel yaratılmıştır. Resulullah (sav)'ın 1400 yıl öncesinden, 2000'li yıllarda olacak teknolojiyi ve teknoloji olaylarını detaylarıyla Hadis-i şeriflerde bildirmesi çok büyük bir mucizedir. Bu Hadis-i şeriflerin asıl önemli mucize yönünü oluşturmaktadır.

GÜLDEREN TUNA / İZMİR - 29.09.09 - 17.40

Hz. İsa (a.s.) geldiği vakit, herkesin onun İsa olduğunu bilmesi gerekmez. O'nun yakınları ve ileri gelen kişiler, imanın nuru ile onu tanırlar. Yoksa açıkça herkes onu tanımayacaktır. (Mektubat, s.54)

Doğrusunu Allah bilir, Cübbeli Hz. Mehdi (a.s.)'yi tanıyamayacağı gibi Hz. İsa (a.s.)'yı da tanıyamayacak zannederim. Çünkü Cübbeli Hz. İsa (a.s.)'nın iki meleğin kanatlarının arasında bütün insanların bu durumu göreceği şekilde dünyaya ineceğine inanıyor. Böyle bir olay aklın ihtiyarını kaldırır. Hz. İsa (a.s.) ellerini iki meleğin kanatları üzerine koyarak inecektir, fakat bu olay melekler aleminde görülecektir, insanlar tarafından görülmeyecektir. Hz. İsa (a.s.)'yı bırakıldığı yerde bulan inananlar onun Hz. İsa (a.s.) olduğunu sonradan anlayacaklardır.

GÜLDEREN TUNA / İZMİR - 29.09.09 - 12.25

Cübbeli 1986 yılında yaptığı bir konuşmada şöyle diyor:

"Şimdi ben korkuyorum bizim halimiz de ona dönmese. Hz. Mehdi (a.s.)'ı beklersin, beklersin, beklersin tam gelir şeriat-ı sünneti ortaya koyar, sen de alışmışsın  tabi bidatlara, ondan sonra dersin ki "bu O değil" Vallahi bu o tehlikedir."

Cübbeli'nin şahsı adına çekindiği bu olay Allahualem ya başına geldi ya da gelmek üzere.

SİNAN KOCAMAN / ANKARA - 28.09.09 - 17.43

Cübbeli Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili bir konuşma kasetlerinin birisinde şunları söylüyor;

"Mübarek başında bir bulut peydahlanacak. Bulutun üzerinde bir münadi seslenecek, dellal bağıracak. Bu sesi herkes işitecek." Yani Siz Müslümanlar, hepimiz sağ olsak, o vakitte bulunsak o buluttan gelen o sesi duyacağız inşaAllah. Tabi ki mesele inanmaktır...

... Buluttan bir münadi, bir dellal bağırıyor tabi bu bir Melektir. İşte bu zat, bulut altındaki zata işaretle, buluttan da bir el çıkıyor. El, el. Bizim bildiğimiz el varya. Biat ettiği zaman bir el bir ele n'apıyor? El ele tutunarak musava eder şekliyle biat ediliyor. İşte bulutan bir el çıkıyor. O el Hz. Mehdi'ye biat edilmesini gösteriyor. Bir yandan sesleniyor bir yandan gösteriyor. Allah-u Teala ne kadar açık alametler koymuş ki, bunda da şaşıran, tabi şaşıran olacak.

İşte yukarıdakiler Cübbeli'nin ifadeleri.

Düşünsenize bir Melek Hz. Mehdi (a.s.)'ın başının üzerinde durup onun Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu söyleyecek ama o Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu kabul etmeyecek.

"SEN HZ. MEHDİ'SİN" DEDİKLERİNDE O KABUL ETMEYECEK...
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Beklenen Hz. Mehdi'nin Alametleri, s. 40)

Böyle bir durum mümkün değil. Halktan Müslümanlar bu Meleğin sözünü duyacaklar ve o kişinin Hz. Mehdi (a.s.) olduğuna kanaat getirecekler fakat Hz. Mehdi (a.s.) Meleğin yalan söylediği anlamında Meleğin sözünü reddedecek. Hz. Mehdi (a.s.) madem o dönemin en takva insanı, o dönemdeki en büyük veli olacak o halde Meleğin sözüne en çok itibar edecek kişi de o olmalı değil mi? Tabii ki böyle bir şey olsa en takva insan olduğu için Hz. Mehdi (a.s.), Meleğin sözünü kabul eder.

Buradan da anlıyoruz ki gökten gelen ses ahirzamanda radyo, televizyon, internet gibi sesli ve görüntülü teknik aletlerdir. Resulullah (sav)'ın ahirzaman teknolojisini detaylı şekilde bildirmesi bir mucizedir. Zaten rivayetlerde gökten gelen bir sesten bahsedilmekte, Melekten bahsedilmemektedir.

CANDAN HALAZAOĞLU / İSTANBUL - 28.09.09 - 14.32

Hz. Mehdi (a.s.) döneminde kan akıtılmayacağı, uyuyan kişinin dahi uyandırılmayacak inşaAllah.

İnsanlar, bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)'ın çevresinde toplanırlar. Daha önce zulümle dolu olan dünyayı, adaletle doldurur. Adaleti o denli olur ki, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. Dünya, adeta ask-ı saadet devrine geri döner. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 29 ve 48)

Hz. Mehdi (as), Peygamber'in yolunda gidecek, UYUYAN KİŞİYİ UYANDIRMAYACAK, KAN DA AKITILMAYACAKTIR.(Kıyamet Alametleri, sf. 163)

ZAMANINDA NE BİR KİMSE UYKUSUNDAN UYANDIRILACAK, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 44)

Ona (Hz. Mehdi (as)'a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükün ve makam arasında bîat ederler.UYUYANI UYANDIRMAZ, ASLA KAN DÖKMEZLER. (El-Heytemî, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)

Hz. Mehdi (a.s.) döneminde savaşlar da sona erecek, ordular silahlarını ve malzemelerini bırakacaklar, inşaAllah.

SAVAŞ (ERBABI) DA AĞIRLIKLARINI (SİLAH VE MALZEMELERİNİ) BIRACAK. (Sünen-i Ibn-i Mace, 10/334)

HARP (ERBABI) AĞIRLIKLARINI (YANİ SİLAH VE SAİREYİ) BIRAKIR. (İmam Şa'rani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 496)

Düşmanlık ve kini de kaldıracaktır... KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. Din birliği de olacak, artık Allah'tan başkasına tapılmayacaktır. SAVAŞ DA AĞIRLIKLARINI BIRAKACAK. (Sünen-i Ibn-i Mace, 10/334)

SEYFULLAH EROĞLU / KAYSERİ - 27.09.09 - 19.49

... Avrupa kâfirleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmeğe niyet ederek on sene sonra Rusları tahrik edip Rus'un doksanüç (1293) muharebe-i meş'umesiyle âlem-i İslâmın parlak nuruna muvakkat bir bulut perde ettiler. Fakat bunda Resail-in Nur şakirdleri yerinde Mevlâna Hâlid'in (K.S.) şakirdleri o bulut zulümatını dağıttıklarından bu âyet bu cihette onların başlarına remzen parmak basıyor. ŞİMDİ HATIRA GELDİ Kİ, EĞER ŞEDDELİ "LAMLAR" VE "MİMLER" İKİŞER SAYILSA BUNDAN (1936'DAN) BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ (A.S.)'NİN ŞAKİRTLERİ OLABİLİR." (Şualar, 1. Şua, s. 605) (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 90)

Bediüzzaman 1. Şua'yı 1936 yıllarında yazdı. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri "... BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK ZATLAR İSE, HAZRET-İ MEHDİ (A.S.)'NİN ŞAKİRTLERİ OLABİLİR" diyerek 2036 tarihine işaret etmiş. bu yıllarda inşaAllah Hz. İsa (a.s.) nuzül etmiş ve İslam dünyaya tamamen hakim olmuş olacak İNŞAALLAH.

FERİT BENGİSER / İSTANBUL - 27.09.09 - 15.37

İmam Rabbani Hazretleri Mektubat'ında Hz. Mehdi (a.s.)'ın kendi döneminde zuhur etmediğini bildirmiş ve bu durumun delili olarak da Hz. Mehdi (a.s.)'ın yüzyıl başında zuhur edecek olmasını ve bu zuhurun Peygamberimiz (s.a.v.)'in bildirdiği alametlerin ardarda gelişiyle birlikte olacağını bildirmiştir.  

Halbuki bu doğuş, MEHDİ'NİN ZUHURU ZAMANINDA OLACAK ZUHUR DEĞİLDİR. Zira, ONUN ZUHURU, YÜZ BAŞLARINDA OLACAKTIR. ŞU ANDA DAHİ, YÜZ BAŞINI, ON SEKİZ SENE GEÇMİŞ VAZİYETTEDİR. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184)

İmam Rabbani bu sözünde Hz. Mehdi (a.s.)'ın Hicri yüzyılın başında çıkacağını bildiriyor.

Ancak İmam Rabbani'nin döneminde; Hicri yüzyıl başından itibaren 18 yıl geçmiş olmasına rağmen, Peygamberim (sav)'in Hadis-i şeriflerinde bildirdiği Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur alametlerinin hiçbiri gerçekleşmemiştir.

Bu da İmam Rabbani döneminde Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkmayacağının en net delillerindendir. Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde Hicri yüzyıl başından itibaren Peygamberimiz (s.a.v.)'in bildirdiği ahir zaman alametlerinin arka arkaya meydana gelmeye başlaması gerekir.

Oysa bu alametler İmam Rabbani'nin içinde yaşadığı Hicri yüzyıl başından itibaren 18 yıl boyunca ve sonrasında Hicri 1400'e kadar arka arkaya gerçekleşmemiştir. Ancak Hicri 1400'ün başlamasıyla birlikte bu alametler birer, birer gerçekleşmeye başlamıştır.

Bu durumda Hz. Mehdi (a.s.)'ın Hicri 1400 yılında zuhur edeceğinin ispatıdır.

ALİ OSMAN CAFERZADE / İZMİR - 27.09.09 - 11.48

Peygamberimiz (sav) Hadis-i şerifinde, Alah'ın, Hz. Mehdi (a.s.)'a olan sevgisinden depremleri durduracağını bildiriyor.

O'NUN (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) HATRINA DEPREMLERİ DURDURURUM. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 70)

Büyük İslam alimi Bediüzaman Said Nursi de bir sözünde, "Allah'ın İnsanları Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle Allah'ın azabından koruyacağını" bildirmiştir.

Hz. Mehdi (a.s.)'ın ikinci vazifesi:

Hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) ünvanı ile (Peygamberimiz (sav)'in halifesi, yani Müslümanların manevi lideri ünvanı ile) şeair-i İslamiyeyi (İslam ahlakının esaslarını) ihya etmektir (yeniden canlandırmaktır). Alem-i İslam'ın vahdetini (İslam aleminin birliğini) nokta-i istinad edip (dayanak noktası yapıp) BEŞERİYETİ (insanlığı) MADDİ VE MÂNEVİ TEHLİKELERDEN VE GADAB-I İLÂHİ'DEN (Allah'ın azabından) KURTARMAKTIR... (Emirdağ Lahikası, s. 259)

PETEK ÇAKMAKLI / ANKARA - 26.09.09 - 16.35

İşler ehline [Hz. Mehdi (a.s.)' a] emanet edildiğinde Yüce Allah onun için dünyanın en alçak bölümünü yükseltecek, en yüksek yerleri de alçaltacak. ÖYLE Kİ, TÜM DÜNYAYI AVUCUNUN İÇİNİ GÖRDÜĞÜ GİBİ GÖRECEK. İçinizden hanginizin avucunun içinde bir saç teli olsa onu göremez? (Bihar-ül Envar, 5.cilt, s. 328)

HZ. MEHDİ (A.S.) İÇİN KAİNAT AVUCUNUN İÇİ KADAR AÇIK OLACAK. (Bihar-ül Envar, cilt 52, s. 328)

İmam Caferi Sadık aleyhisselam'ın oğlu Muhammed'in nakline göre İmam aleyhisselam şöyle buyurdu: "HZ. MEHDİ (A.S.) KIYAM ETTİĞİNDE her memlekete bir sefir gönderecek ve her bir sefire şöyle buyuracak. "SENİN AHDİN ELİNDEDİR. Anlamadığın bir durumla karşılaşır ve hüküm vermekte zorlanırsan ELİNE BAK VE ELİNDE YAZANI UYGULA."... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 381)

Hadis-i Şeriflerden Hz. Mehdi (a.s.) döneminde uydu görüntüleme, televizyon ve internet sistemleri Hz. Mehdi (a.s.)'a ve talebelerine hizmet edeceği, onların bu teknolojilerden faydalanacağı anlaşılıyor. Günümüzde internet üzerinden uydu görüntüleri ile tüm dünya şehirleri detaylı olarak görüntülenebilmekte.

Hz. Mehdi (a.s.) döneminde yönetici konumunda olan kişiler haberleşmeyi ve bilmedikleri konuları araştırıp öğrenmeyi ellerindeki avuç içi bilgisayarlar ve bilgisayarlı cep telefonlarıyla internet üzerinden gerçekleştirecekler, inşaAllah.

AYDIN KARALI / SİNOP - 26.09.09 - 14.22

Hz. Mehdi (a.s.) döneminde İslam ahlakı bütün dünyaya hakim olacak inşaAllah. İnsanlar din ahlakına yöneldikleri için, hidayet bulacaklar. Allah'tan korktukları için suç işlemeyecekler, birbirlerine kötü söz bile söylemeyecek yüksek bir ahlak içinde olacaklar.

Hz. Mehdi (a.s.)'ın şefkatli, merhametli sevgi dolu, adaletli tavrı insanlara mükemmel bir örnek teşkil edecek. Kendilerine sevgiyle yaklaşılan insanlar başkalarına da bu şekilde ılımlı ve hoşgörülü yaklaşacaklar. Dolayısıyla suç oranlarında çok ciddi şekilde bir düşüş olacak.

Bütün adliyeler,  hapishaneler boşalacak. Savcılarımız hakimlerimiz sabahtan akşama kadar tozlu, havasız, dar odalarda insanların suç işleyip işlemediklerini dinlemek durumunda kalmayacaklar, İNŞAALLAH.

CANER KIŞLALI / İSTANBUL - 25.09.09 - 15.34

…HAZRETİ ALLAH ÜÇ BİN MELEĞİ MEHDİ'YE YARDIM İÇİN GÖNDERECEK VE MELEKLER O'NA MUHALEFET EDENLERİN YÜZÜNE VE ARKASINA VURACAKTIR… (İmam-ı Suyûti)

Resulullah (sav)'ın Hadis-i Şerif'inden anladığım Hz. Mehdi (a.s.)'a karşı olan, ona karşı mücadele veren kimselerin Allah yaptıklarını yanlarına bırakmayacak ve hepsinni başlarına bir bela gelecek inşaAllah.

Hz. Mehdi (a.s.) Allah'ın koruduğu ve kolladığı bir kişidir. Nasıl Peygamber Efendimiz (sav)'e karşı mücadele edenlerin, Hz. Musa (a.s.) ile mücadele edenlerin başlarına türlü belalar geldiyse, Hz. Mehdi (a.s.) ile mücadele edenlerinde başlarına belalar gelecek, dünyada da ahirette de yaptıklarının pişmanlığını çekecekler inşaAllah.

GİZEM BULUTLU / İZMİR - 25.09.09 - 14.20

HZ. MEHDİ (A.S.) ZUHUR ETTİĞİNDE Allah iman edenlerin üzerinde öyle görme ve işitme güçleri tecelli ettirir ki, ARADA BİR POSTACI OLMADAN HZ. MEHDİ (A.S.) BULUNDUĞU YERDEN TÜM DÜNYAYA SESLENİR, ONLAR DA ONU DUYAR HATTA GÖRÜRLER. (Muntakab el Ezhar, s. 483)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)'nin ortaya çıktığı dönemde iletişimin kolaylaşmasıyla, anında görüntü ile sesin iletildiği televizyonlara ve internete dikkat çekilmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)'nin dünya çapında tebliğ yapacağı; konuşmalarının ve görüntülerinin herkese kolayca ulaşabileceği anlatılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamayı Harun Yahya Hocamızın sitesinden aldım.

Bir de bu Hadis-i şerifi size Cübbeli'nin mantığıya anlatayım. Hz. Mehdi (a.s.)'nin sesi o kadar güçlüdür ki, medineden bir bağırır taa Avrupa'dan Asya'dan sesi duyulur. Görüntüsü de gökyüzünü tamamen kaplar. Herkes dışarıda gezerken onun görüntüsünü gökte görür. Ama bu durumun televizyon, radyo ya da internetle alakası yoktur.

Hangi yorum Kuran'a, sünnete, Adetullaha daha uygun takdiri size bırakıyorum.

KERİMHAN PAŞALI / SAMSUN - 25.09.09 - 14.02

"... HZ. MEHDİ (A.S.) VE TALEBELERİ ... (ROMA'YI) TESBİH VE TEKBİRLE FETH EDECEKLERDİR... O ŞEHRİN (VATİKAN'IN) SURLARI BİR BİR YIKILACAKTIR..." (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, sf. 204)

Peygamberimiz (sav) hadiste Hz. Mehdi (a.s.)'nin Roma'yı manen fethedeceği bildirilmiştir. Hz. Mehdi (a.s.), hem Roma'da hem de tüm yeryüzünde İslam ahlakını hakim kılarken hiçbir şekilde şiddet kullanmayacak, bu sonucu yalnızca Allah'ın ismini ve şanını yücelterek, ilmi ve kültürel faaliyetleriyle gerçekleştirecektir. Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri materyalist, ateist ve Darwinist ideolojilere karşı güçlü bir ilmi faaliyet yaparak bu kanlı ideolojileri Allah'ın izniyle ortadan kaldıracaklardır.

MUHSİN KERİMOĞLU / SAMSUN - 24.09.09 - 12.21

Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır. (İsra Suresi, 44)

Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin Rabbine hamdolsun" denilmiştir. (Fatır Suresi, 75)

Göklerde ve yerde olan, Allah'ın yarattığı herşey sabah ve akşam onu övgüyle tesbih etmektedir. Ama biz onların tesbihlerini duymuyoruz. Melekler de Allah'ın ayetinde bildirdiği gibi arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ediyorlar. Fakat insanlar bu Melekleri ne görebiliyorlar ne de tesbihleriduyuyorlar. Melekler, melekler aleminde birbirlerini görüp, duyuyorlar. İnsanlar ise onları kıyamet vaktinde görebilecekler.

Cübbeli Hz. Mehdi (a.s.)'ın zamanında meleklerin insanlara alenen görüneceğini söylüyor. Bu doğru değil. Doğrusu yukarıda anlatıldığı gibi. Allah Harun Yahya Hocamızdan ve tüm arkadaşlarından razı olsun. Selamlar.

NEVZAT TATAR / BURSA - 23.09.09 - 17.39

Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhuru ahir zamanın en önemli olayıdır. Peygamber Efendimiz (sav) de Hadis-i Şeriflerinde Hz. Mehdi (a.s.)'ın geliş tarihi olarak açıkça Hicri 1400 yılını (Miladi olarak 1979-1980 yılları) vermiş ve bu kutlu şahsın önderliğini müjdelemiştir.

"İNSANLAR 1400 SENESİNDE MEHDİ'NİN YANINDA TOPLANACAKLARDIR." (Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108)

Bu haber iman edenlerin şevk ve heyecanını arttıran çok büyük bir müjdedir. Hicri 1400 yılının başından beri ortaya çıkan alametler de, Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkışının oldukça yaklaştığını göstermektedir.

Hicri 1400 yılının ilk günü 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) yılında Kabe baskını gerçekleşti. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş başladı. 1979 yılı Hicri 1400'de Rusların Afganistan'ı işgal etti. 1981 yılında (Hicri 1401'de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutuldu. Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri 1402'de) Ramazan ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutuldu. 1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçti. Fırat Nehri'nin suyu Keban Barajı'yla kesildi. Irak, Azerbaycan işgal edildi, Şam ve Mısır Melikleri öldürüldü, boynuzu andıran iki uçlu kuyruklu bir yıldız görüldü (Lulin kuyruklı yıldızı 2009), doğu tarafından bir ateş görüldü. (Independenta gemisinin patlaması - 1979).

Bu durum büyük bir çoşkuyla Hz. Mehdi (a.s)'ı bekleyen Müslümanlar için çok heyecen verici. Elhamdülillah.

ALİ KOŞAR / İSTANBUL - 23.09.09 - 15.41

"... ONLARDA CENAB-I HAKKI GERÇEK MANADA BİLEN İNSANLAR VARDIR Kİ ONLAR AHİR ZAMANDA MEHDİ'NİN YARDIMCISIDIR." (Ebu Naim el-Kufi, Kitabü'l Fiten'de zikretmiştir.)

Hz. Mehdi (a.s.)'ın cemaati Allah inançları, Allah korkuları çok güçlü olan ve yaptıkları herşeyi hiçbir menfaat ve beklenti gözetmeksizin, sadece Allah'ın rızası, rahmet ve cenneti için yapan ihlaslı kişilerden oluşacak inşaAllah.

Onlar Allah'a sımsıkı sarılan, Allah'tan başka bir İlah olmadığını bilen, hayatlarını yalnızca O'nu razı etmeye adayan ve her ne olursa olsun Allah'a olan sadakatlerinden vazgeçmeyen insanlardır.

FEVZİ ŞAHİNOĞLU / ANKARA - 22.09.09 - 19.34

"...Dünyanın ömründen sadece bir gün kalsa bile, Allah benim Ehl-i Beytim'den bir adam gönderecektir. O dünyayı (daha önce) zulümle olduğu gibi adaletle dolduracaktır." (Sünen Ebu Davud, Cilt 14 s. 402)

Peygamber Efendimiz (sav)'in verdiği bu haber, iman edenlerin şevk ve heyecanını artıran çok büyük bir müjdedir. İslam dünyası yüzyıllardır; insanların hidayetine vesile olacak, İslam ahlakını yeniden ihya edecek, İslam aleminin üzerindeki karanlıkları dağıtarak Müslümanları bir araya getirecek olan kutlu şahıs Hz. Mehdi (a.s.)'yi beklemektedir. Gerek geçmiş alimlerin gerekse günümüzde ve yakın geçmişte yaşayan İslam alim ve mütefekkirlerinin açıklamalarından ve tariflerinden bu kutlu şahsın zuhurunun içinde bulunduğumuz döneme denk geldiği anlaşılmaktadır.

Hadislerde Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış alameti olarak bildirilen olayların pek çoğunun hicri 1400. yıl olan 1979-1980 yıllarından itibaren aynen ve kısa aralıklarla art arda gerçekleşmesi, bu büyük şahsın vazifeye başlamış olduğunun ve beklenen zuhurunun açık bir göstergesidir. (En doğrusunu Allah bilir.)

DAMLA KESENAY / İSTANBUL - 22.09.09 - 15.22

Ancak Hz. Mehdi (a.s.)'ın ortaya çıkışıyla birlikte yeryüzünde hüküm süren bu durum sona erecek, tüm dünyada benzeri görülmemiş bir adalet ortamı sağlanacaktır. Peygamberimiz (sav) Hadis-i Şeriflerinde, Hz. Mehdi (a.s) döneminde yaşanacak olan bu adil ortamı haber verilmektedir:

Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, o (Hz. Mehdi) geldikten sonra adaletle dolup taşacaktır. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

Mehdi bendendir, yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur. (Süneni-i Ebu Davud, 5/93)

Bu (Emir) de insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi yeryüzünü adaletle dolduracaktır. (Sünen-i İbn-i Mace, 10/348)

Hz. Mehdi'nin zamanında adalet o kadar bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi, bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış birşey bile sahibine iade edilecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Onun adaleti her yeri kaplayacak ve insanlar arasında Hz. Peygamberin sünnet-i seniyyesi ile muamele edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

GÜLNUR SÜME / RİZE - 21.09.09 - 20.47

Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.)'nin olağanüstü özelliklere sahip bir varlık olacağını; ona tank, top, silah hatta atom bombasının bile etki etmeyeceğini iddia ettiği için, hadislerde belirtilen Hz. Mehdi (a.s.)'nin başına gelmesi muhtemel çeşitli zorlukları da görmezden geliyor. Oysa Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s.)'nin peygamberlerle çeşitli benzerliklere sahip olacağını ve onlar gibi çeşitli zorluklarla mücadele edeceğini belirtmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) de peygamberler gibi iftiraya uğrayacak, çeşitli güçlükler, iftiralar ve belalarla imtihan edilecek, inkar edenlerin kurdukları tuzaklara karşı göğüs gerecektir. Peygamberimiz (s.a.v.)'dan rivayet edilen hadisler şu şekildedir:

İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi's-selâm şöyle buyurmuştur:

"BİZİM KAİM'İMİZ (HZ. MEHDİ (A.S.)) İLE ALLAH'IN RESULLERİ ARASINDA BİR TAKIM BENZERLİKLER VARDIR. NUH, İBRAHİM, MUSA, İSA, EYYUB VE MUHAMMED SALLÂ'LLÂHU ALEYHİ VE ALİH PEYGAMBERLERİN HER BİRİ İLE BİR BENZERLİĞİ VARDIR. NUH ile uzun ömürlü olmasında, İBRAHİM ile, doğumunun gizli olması ve halktan uzak durmasında; MUSA ile, korku hali (Hz. Mehdi'ye yönelik tehlikelerin yoğunluğuyla; öldürme, tuzak kurma, tutuklanma, gözaltına alınma, sürgün gibi her türlü tehlikeyle iç içe olmasıyla) ve gaybette yaşamasında (sürekli gizlenerek yaşamasında); İSA ile halkın onun hakkındaki ihtilafa düşmesi (bir kısım insanların, 'Hz. Mehdi gelecek', bir kısımının da 'gelmeyecek' demesinde); EYYÜB ile, beladan sonra kurtuluşun yetişmesinde (Hz. Mehdi'ye de birçok zorluk, hastalık ve dert gelmesi; ancak aynı Hz. Eyüp gibi Allah'ın rahmetiyle hepsinden kurtulmasıyla); MUHAMMED sallâ'llâhu aleyhi ve alih ile de kılıçla kıyam etmesinde (Peygamberimiz (s.a.v.)'in kutsal emanetleri olan mübarek sancağı, kılıcı ve hırkasının, Hz. Mehdi'nin yanında olmasıyla), benzerliği vardır." (Kemal'ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)

İmam Mehdi (Hz. Mehdi (a.s.)), DAVUT PEYGAMBER (A.S.)'İN SAKINMASINA ve EYÜP PEYGAMBER (A.S.)'İN SABRINA sahiptir. (Kefaayah al-Asar, Sayfa 43)

Peygamberlerin tümü çeşitli zorluklar, iftiralar ve hastalıklar ile imtihan edilmiştir. Peygamberlerin tümü, inkar edenlerin baskı ve tuzaklarına maruz kalmış, inkarcılar tarafından öldürülmek istenmiş, kendilerine "büyücü", hatta "deli" denmiştir. Kendilerine Kuran'ı okuduğu zaman Peygamberimiz (s.a.v.)'e, "O, gerçekten bir delidir" denmiş (Kalem Suresi, 51), Hz. Hud (a.s.)'a "akli bir yetersizlik ve yalancılık" iftirası atılmıştır (Araf Suresi, 66). Hz. Yusuf (a.s.), hiçbir suçu olmamasına rağmen yıllarca hapis yatmış, Hz. Musa (a.s.)'ya "büyücü ve deli" denmiş (Zariyat Suresi, 39), Hz. İbrahim (a.s.), kavmin önde gelenleri tarafından ateşe atılmıştır (Enbiya Suresi, 68). Hz. Mehdi (a.s.) de, Peygamberimiz (s.a.v.)'in rivayetinde belirtildiği gibi, peygamberlerin ve tüm salih Müslümanların yaşadığı zorluklara maruz kalacak, inkarcıların tuzak, fitne ve iftiraları ile mücadele edecek, zorluk ve çile dolu bir yaşantı sürecektir.

Peygamberimiz (s.a.v.)'in hadislerde belirtmiş olduğu Hz. Mehdi (a.s.) tanımı bu şekildedir. Rabbimiz'in bir Kutb-u azam olarak görevlendirdiği Hz. Mehdi (a.s.)'yi insanüstü ve meleklere özgü özelliklerle yaratması gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Böyle bir ifade hiçbir sahih hadiste de yer almamış, aksine Hz. Mehdi (a.s.) ve yanındaki talebelerinin zorluk, sıkıntı ve çile dolu bir yaşantılarının olacağı, Müslüman oldukları ve din ahlakını yaşadıkları için çoğu insanın onlara karşı bir tavır takınacakları birçok hadisle bildirilmiştir.

Adnan Hocam bu konuyu sitesinde çok güzel açıklamış MAŞAALLAH.

AYDIN CANAY / MANİSA - 21.09.09 - 12.42

... BİR KISIM ZAHİRÎ ULEMALAR (hadislerin dış anlamlarına bakarak hüküm veren alimler), O RİVAYET VE HADÎSLERİN ZAHİRİNE (dış anlamlarına) BAKIP ŞÜPHEYE DÜŞMÜŞLER. VEYA SIHHATİNİ (doğruluğunu) (hurafe gibi, masallarda anlatılan gerçek dışı bir şey gibi yanlış) İNKÂR EDİP VEYA HURAFEVARİBİR MANA VERİP ÂDETA MUHAL BİR SURETİ (adeta imkansız, aklın vicdani kanaatle karar verme özelliğini ortadan kaldıracak özelliklerde bir şahsı) BEKLER BİR TARZDA (anlattıkları için), AVAM-I MÜSLİMÎNE (böyle metafizik açıklamalara inanmada zorlanacakları veya bu sebeple hiç inanmayacakları için, halktan bilgisi olmayan Müslümanlara imani yönden) ZARAR VERİRLER. (Kastamonu Lahikası S. 80)

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Kastamonu Lahikası'nda bir kısım cahil din alimlerinin Hadis-i Şerifleri, sadece zahiri anlamlarına bakarak, aklın ihtiyarını kaldıracak açıklamalarla yorumladıklarını, bu sebeple de akıl ve vicdanla çok rahat anlaşılacak konularda kendilerinin de şüpheye düşeceklerini, aynı zamanda bilgisi zayıf olan Müslümanlara da bu şekilde zarar vereceklerini ifade etmektedir.

FİKRİ GÜNDOĞAN / MANİSA - 20.09.09 - 15.35

Cübbeli Şiilerin pırasa gibi doğranmasından söz ediyor. Allah'tan korkması gerekir. Şiiler, Allah'tan korkan tertemiz Müslümanlar. Şiiler, Aleviler, Caferiler, Vahabiler... Bu insanlar bizim canımız, ciğerimiz. Hepsi son derece takva insanlar. Nedir bu öldürme isteği? Suçsuz günahsız insanları pırasa gibi doğramak ne demek? Cübbeli yüzmilyonlarca insanın çoluk, çocuk, yaşlı, genç ayırtetmeden öldürülmesinden söz ediyor. Cenab-ı Allah ayetlerinde müşrikleri bile korumaktan söz ediyor. Bunlar bir Müslümanın söyleyeceği sözler değil. Allah bizden sevgiyi, dostluğu, kardeşliği, barışı istiyor. Artık Müslümanların birleşmesi ve akan Müslüman kanlarının durması gerekiyor. Müslümanların ihtiyacı olan şey barış, sevgi, yardımlaşma ve adalettir.

NURDAN HACIBEY / BURSA - 20.09.09 - 13.01

FİTNELERİ ÖNLEMENİN KENDİSİNE ZOR GELMEYECEĞİ VE ÖLDÜRMENİN DE (ÖLDÜRME TEHDİDİNİN) ONU VAZGEÇİREMEYECEĞİ EHLİ BEYTİME MENSUP BİRİSİ (HZ. MEHDİ (A.S.)) SAHİP OLMADAN GÜNLER VE GECELER BİTMEYECEKTİR. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Ali b. Hüsameddin el-Muttaki, s. 12)

Hz. Mehdi (a.s.), komünizm, faşizm, iddia edilen Ergenekon örgütü, Darwinizm, materyalizm gibi bütün fitneleri fikren yok edecek, hiçbirisini bırakmayacak. Onun zamanında hak ve hakikat sürekli ayağa kalkacak inşaAllah. Resulullah (sav)'in Hadis-i şerifinde Hz. Mehdi (a.s.)'a defalarca suikast düzenleneceğine de dikkat çekilmiş. Ama Hz. Mehdi (a.s.) bir tek Allah'tan korkacak ve Allah'ın dinini tebliği etme konusundaki kararlılığından asla taviz vermeyecek inşaAllah.

NURDAN HACIBEY / BURSA - 20.09.09 - 11.45

(HZ. MEHDİ (A.S.)) İNSANLAR HAKKA DÖNÜNCEYE KADAR  MÜCADELESİNE DEVAM EDECEKTİR. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Darwinistler, materyalistler, ateistler, satanistler düzelip tam Müslüman oluncaya, yeryüzünde fitne, kargaşa, zulüm, haksızlık kalmayıncaya, heryer adalet, sükunet, barış doluncaya kadar Hz. Mehdi (a.s.) mücadelesine devam edecek inşaAllah.

KAHRAMAN MÜFİTOĞLU / ADANA - 19.09.09 - 21.19

Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin." (Haşr Suresi, 10)

İman edenlere karşı Müslümanların kalbinde kin ve nefret olmamalı. Pırasa gibi doğmak, kafasını kopartmak, asmak, kesmek gibi sözler Müslümanın ağzına yakışmaz. Müslüman coşkuyu, muhabbeti, barışı, sevgiyi ısrarla savunmalı ve yaşamalı. Aksi haramdır. Müslüman sevgi, dostluk, barış insanıdır. Kalbi Allah aşkıyla doludur ve bunu etrafına yansıtır.

KERİM CUMALI / ANKARA - 19.09.09 - 19.47

Allah'a ve Resulü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 46)

Allah ayetinde çekişip, birbirinize düşmeyin diye bildiriyor. Müslümanların mezhep ayrılıkları gibi nedenlerle birbirlerine düşmemeleri gerekiyor, yoksa maddi manevi güçlerini kaybederler. Bugün İslam alemi birlik olmadığı için maddi manevi güçlerini geniş çapta kaybettiler. Kurtuluş birbirlerini sevmelerinde, beraber olmalarında. O zaman Allah'ın rahmeti, bereketi Müslümaların üzerine olacak inşaAllah. Ayrılıp dağılmaya karşı Müslümanlar var güçleriyle mücadele etmeli ve birleştirici olmalılar. Allah ayetinde bu hakikate dikkat çekmiş.

ARİF CANDAN / ORDU - 19.09.09 - 19.04

Onun hilafetinden yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki balıklar bile razı olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31)

Hz. Mehdi (a.s.) her dinden, her düşünceden, her görüşten insanı sevgiyle biraraya getirecek, kardeşlik ve dostluk duygularını güçlendirerek insanların birbirlerinin güzel yönlerini görmelerini, birbirlerine anlayışla bakmalarını sağlayacaktır. Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde yeryüzüne sevgi hakim olacak, insanlar kin, öfke, nefret duygularını tamamen geride bırakacaklardır. Öyle ki, hadislerde, Hz. Mehdi (a.s.)'nin vesile olduğu güzellik ve sevgi ortamından denizdeki balıklardan gökteki kuşlara kadar herkesin razı olacağı, tüm insanların kalplerine Mehdi sevgisi yerleşeceği anlatılmaktadır. İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)'ye karşı duydukları candan, samimi sevgi birbirlerine karşı da sevgiyle, şefkatle, merhametle yaklaşmalarına vesile olacaktır. Hz. Mehdi (as) sevgiden ve barıştan bahsedecek, aynı zamanda bunu en güçlü şekilde ruhunda yaşayacak ve çevresine de yaşatacak, inşaAllah.

MUSTAFA GÖKSEL / İSTANBUL - 19.09.09 - 16.28

Cübbeli, ahirzamanda Hz. Mehdi (a.s.) denizin kenarına gelince Adriyatik Denizinin bir anda kuruyacağını, Akdenizin de cam gibi donarak, Akdeniz'den Adriyatik'e hiçbir şekilde su geçmeyeceğini söylüyor. Cübbeli'nin dediğine göre Avrupalılar da bu olayı başlangıçta fark etmeyecekler, çok sonra farkedeceklermiş. Sonra Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri Adriyatik Denizi'nin ortasında kamp yapacaklarmış. Bunlar hep insanların akıllarının ihtiyarını kaldıracak olaylar. Ayrıca İtalyanlar hep denizci insanlar. Her yer kotralarla, teknelerle, kayıklarla, yolcu gemileriyle dolu ve bütün evler deniz kenarında. Adriyatik Denizi'nin kuruyup kimsenin farketmemesi nasıl olur? Metre küplerce suyun kuruyup bütün teknelerin suyun dibine oturması nasıl farkedilmez?

Halbuki rivayette denizde kuru bir yol açılır ve Hz. Mehdi (a.s.) denizin üzerinden geçer diye geçiyor. Burada Boğaz Köprüsüne işaret ediliyor. Bu müteşabih bir Hadis-i şerif. Cübbeli, Hadisi şerifi çok yanlış yorumluyor ve sanki aklın ihtiyarını kaldıracak bir olay olacakmış gibi anlatıyor.

RECEP PINAR / KONYA - 18.09.09 - 17.45

Cübbeli Hz. Mehdi (a.s.)'ın bu yüzyılda geleceğine inanmıyorsa bile İslam ahlakının dünyaya hakim olacağını söylemesi gerekir. Bunu söylemekte ne mahsur görüyor acaba? Müslümanlara yapılan bu zulüm kalkacak desin, Afganistan, Filistin, Doğu Türkistan, Pakistan, Fas, Tunus, Cezayir hepsi kurtulacak, Türkiye buna öncülük yapacak desin. İslam ahlakı, Allah'ın izniyle bu yüzyılda dünyaya hakim olacak desin. Müslümanları şevklendirsin. Bunları söyleyemiyor. Bunların yerine daha yıllarca bu zulüm devam edecek diyor. Ne yapıp yapıp İslam ahlakını mutlaka dünyaya hakim edeceğiz demesi gerekir. Müslümanın İslam ahlakının hakim olmasından ümitvar olması, İslam ahlakının hakimiyeti için gayret etmesi farzdır. Cenabı-ı Allah ayetinde şöyle bildiriyor:

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır. (Nur Suresi, 55)

Cübbeli, Türk İslam alemi, Türklük alemi birleşecek, bütün dünyaya Türk-İslam birliği hakim olacak demeli, dünyanın lideri olacağız demeli. Zulüm dünyadan kalkacak demeli.

Cübbeli bunları derse Mehdiliği kabul etmiş olacak o nedenle diyemiyor. Çünkü Hz. Mehdi (a.s.) gelmeyecek ama İslam ahlakı dünyaya hakim olacak derse, o zaman ona soracaklar Türk-İslam aleminde bir lider olacak mı diye, o zaman tabi bir cevap veremeyecek. Cübbeli sadece inadını devam ettirebilmek için farz olan bu konuyu bile söyleyemiyor.

CENAP BAYINDIR / İZMİR - 18.09.09 - 15.27

ONLAR (Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri) ALLAH YOLUNDA HİÇBİR KINAYANIN KINAMASINDAN, DEDİKODUSUNDAN KORKMAYAN İSLAM AHALİSİDIR. (Süneni İbni Mace-10-259)

Nihayet Allah yolunda hiçbir KINAYANIN KINAMASINDAN KORKMAYAN seçkin Müslümanlar onlarla mücadele edecekler. (Sünen-i İbn-i Mace, 10/359)

... KINAYANIN KINAMASINDAN KORKMAYAN...

Demek ki basında, televizyonlarda, radyolarda, sokaklarda büyük bir kitle Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerini kınayacak. Onların sapkın, anormal, yanlış tavırlar içerisinde olduğunu söyleyecekler ve onları kınayacaklar. Hadis-i Şerif'ten kınanmalarının önemli bir olay olduğu anlaşılıyor, çünkü Resulullah (sav) bu durumu mühim bir olay olarak bildiriyor. Mehdiyet ve kınanma içiçedir. Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerinin en önemli özelliklerinden birisi sürekli kınanacak olmalarıdır. Kendileri çok küçük bir topluluk olacaklar ama büyük bir kitle tarafından kınanacaklar. Resulullah (sav)'da bu büyük olaya dikkat çekmiş.

Ancak Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri inkar edenlerin kınamaları, olumsuz propagandaları, baskıları ya da yaşadıkları zorluk ve sıkıntılar karşısında kararlılıklarından ve Allah yolunda mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyecekler, inşaAllah.

ÜMİT SÖYLEMEZ / ADAPAZARI - 18.09.09 - 13.30

İmam Rabbani zamanında Hz. Mehdi (a.s.)'ın geliş alametleriden Fırat'ın suyunun kesilmesi olayı olmadı, Kabe'de kan akıtılmadı, Afganistan, Azerbaycan, Irak işgal edilmedi, Ramazan'da arka arkaya iki kere güneş ve ay tutulmaları yaşanmadı, İran-Irak Savaşı olmadı, Doğu tarafından bir ateş görülmedi, Güneşte bir alamet belirmedi, Şam ve Mısır Melikleri öldürülmedi, bir ordu kaybolmadı, Irak'lıların para birimi değer kaybetmedi, Irak üçe bölünmedi, Bağdat alevler altında kalmadı, ekonomik kriz yaşanmadı, bir kuyruklu yıldız görülmedi, ikici bir kuyruklu yıldız da görülmedi(çift kuyruklu yıldız, ki İmam Rabbani zaten kendisi bu yıldızın Hz. Mehdi (a.s.) zamanında görüleceğini Resulullah (sav)'tan aktarmıştır) ve daha Resulullah (sav)'ın saydığı Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur alametlerinden hiçbiri yaşanmadı.

İmam Rabbani Hazretleri de kendi yaşadığı yüzyılda Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkışına dair bu alametler yaşanmadığı için, kendi döneminde Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkmayacağını bildirmiştir.

Hicri 1400 yani içinde yaşadığımız yüzyılda ise yukarıda saydığım alametlerin hemen hepsi ve daha fazlası arka arkaya gerçekleşmiş ve gerçekleşmeye de devam etmektedir. Dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s.) inşaAllah bu yüzyılda zuhur etmiştir.

İnşaAllah bizler de kendisini görürüz. Allah'ın selamı üzerinize olsun.

HÜLYA TEMİZ / İSTANBUL - 17.09.09 - 15.44

Hz. Mehdi (as) ... GAYET SÜKÜNET İÇİNDE YÜRÜYECEKTİR. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, Kıyamet Alametleri, s. 173)

Allah onun (Hz. Mehdi (as)'nin) sayesinde kör fitneyi söndürecek. YERYÜZÜNDE EMNİYET VE SÜKUN HAKİM OLACAK... (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, Kıyamet Alametleri, s. 164)

(Hz. Mehdi (a.s.)) Zamanında NE BİR KİMSE UYKUSUNDAN UYANDIRILACAK, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 44)

Resulullah (sav), Hz. Mehdi (a.s.) zamanında çok huzurlu, sakin ve güvenilir bir ortam olacağından sözediyor.

Cübbeli'de Hz. Mehdi (a.s.)'ın yüzbinlerce, milyonlarca Şii'yi pırasa gibi doğrayacağını söylüyor.

Cübbeli'nin dediği gibi insanların asılıp, kesildiği şiddet ve terör ortamında insanların huzur ve güvenlik içinde yaşaması, tek bir kişinin bile burnunun kanamaması, uyuyan kişinin uyanmaması mümkün değil.

Cübbeli çok yanlış açıklamalar yapıyor.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirdiği gibi, Hz. Mehdi (a.s.) "uyuyan kişiyi dahi uyandırmayacak" kadar sakin, ilmi ve kültürel ortamda İslam ahlakını hakim kılacak, inşaAllah.

NURETTİN DALGAKIRAN / TEKİRDAĞ - 17.09.09 - 12.32

Cübbeli İmam Rabbani'nin...

Halbuki bu doğuş, MEHDİ'NİN ZUHURU ZAMANINDA OLACAK ZUHUR DEĞİLDİR. Zira, ONUN ZUHURU, YÜZ BAŞLARINDA OLACAKTIR. ŞU ANDA DAHİ, YÜZ BAŞINI, ON SEKİZ SENE GEÇMİŞ VAZİYETTEDİR. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184)

... sözüne dayanarak Hz. Mehdi (a.s.)'ın yüzyıl başı itibariyle zuhur eder etmez hemen bütün insanlar tarafından tanınacağını iddia ediyor.

Oysa İmam Rabbani Hazretleri'nin, "ONUN ZUHURU YÜZ BAŞLARINDA OLACAKTIR" ifadesi, HZ MEHDİ (A.S.)'NİN ZUHUR ALAMETLERİNİN, YÜZYIL BAŞLARINDA TAHAKKUK ETMEYE BAŞLAYACAĞI ANLAMINA GELİYOR

Yoksa İmam Rabbani Hazretleri, 'yüzyıl başında hemen; Hz. Mehdi (a.s.) zuhur eder etmez, İslam ahlakı hakim olacak, Hz. Mehdi (a.s.) halk tarafından görülür görülmez hemen tanınacak' anlamında birşey kesinlikle söylememiş.

İmam Rabbani Hazretleri, 'Hz. Mehdi (a.s.) çıkmış olsaydı, keşif ve keramet sahibi veli bir insan olarak kendisinin de, geçen 18 yıl içerisinde gerçekleşen zuhur alametlerinin tahakkukundan Hz. Mehdi (a.s.)'yi imanın nuru ile hissedeceğine ve farkedeceğine' işaret etmekte.

Oysa ki İmam Rabbani'nin döneminde yüzyıl başını on sekiz sene geçmiş olmasına rağmen, Hz. Mehdi (a.s.)'nin hiçbir çıkış alameti gerçekleşmemiş, dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s.) de İmam Rabbani döneminde zuhur etmemiştir.

NURETTİN DALGAKIRAN / TEKİRDAĞ - 17.09.09 - 11.25

Cübbeli, İmam Rabbani Hazretleri'nin aşağıdaki sözünü yanlış yorumlayarak Hz. Mehdi (a.s.)'ın sözde bu yüzyılda çıkmayacağını iddia ediyor.

Halbuki bu doğuş, MEHDİ'NİN ZUHURU ZAMANINDA OLACAK ZUHUR DEĞİLDİR. Zira, ONUN ZUHURU, YÜZ BAŞLARINDA OLACAKTIR. ŞU ANDA DAHİ, YÜZ BAŞINI, ON SEKİZ SENE GEÇMİŞ VAZİYETTEDİR. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184)

Oysaki İmam Rabbani Hazretleri bu sözüyle kendi yaşadığı yüzyılını kastetmiştir. Kendi yaşadığı Hicri yüzyıl başından itibaren 18 yıl geçmiş olmasına rağmen, Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur ettiğini gösteren ve ardı ardına gerçekleşmesi gereken alametlerin hiçbiri gerçekleşmemiştir. Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkış alametlerinden hiçbirine kendi yüzyılında şahit olmayan İmam Rabbani Hazretleri'de Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhurunun kendi yaşadığı dönem için söz konusu olmadığını belirtmiştir.

Ancak Cübbeli bu sözü yanlış yorumlayarak, bizim de Hicri 1430'da olduğumuzu yani yüzyıl başını 30 sene geçtiğini; dolayısıyla da İmam Rabbani'nin ifadesine göre Hz. Mehdi (a.s.)'nin artık çıkmasının güya imkansız olduğunu söylüyor.

Halbuki Hicri 1400'ün ilk gününden itibaren arka arkaya Peygamberimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerinde bildirdiği alametler gerçekleşmeye başlamıştır.

Bu durum, Hz. Mehdi (a.s.)'nin Hicri 1400'de zuhur ettiğinin çok önemli bir ispatıdır.

Ama İmam Rabbani Hazretleri'nin, kendi yaşadığı Hicri yüzyılda, 'Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhur alametleri' olarak bildirilen başlangıç ve çıkış alametleri gerçekleşmemiştir. Rabbani Hazretleri bu durumu Mektubat adlı eserinde şöyle vurgulamıştır:

Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) zuhur mebdeleri (çıkışının başlangıcı) ve mukaddimeleri (çıkış alametleri) Resulullah Efendimiz'in irhasatına (Peygamberimiz (s.a.v.)'in peygamberliğinden önce meydana gelen hârikulâde ve peygamberliğine delil olan hâdiselere) benzer. (Mektubat-ı Rabbani, 2/258)

İmam Rabbani Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.)'ın çıkış alametlerinden hiçbirine kendi yüzyılında şahit olmamış ve bu sebeple de Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhuru gibi bir durumun kendi yaşadığı dönem için söz konusu olmadığını belirtmiştir.

1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10- 11 - 12
13
- 14 - 15 - 16

ANA SAYFA